Yargıtay Kararları › Yargıtay 11. Hukuk Dairesi › Eylül 2025 › 2025/348 E., 2025/5201 K.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2025/348 E., 2025/5201 K. (09.09.2025)

Mahkeme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/348
Karar No
2025/5201
Karar Tarihi
09.09.2025

11. Hukuk Dairesi 2025/348 E. , 2025/5201 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1434 Esas, 2024/1654 Karar HÜKÜM : Davanın reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/267 E., 2021/409 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 1932 yılında kurulduğunu, ana faaliyet alanının alçı ve levha sistemleri olup sektöründe lider kuruluşlardan biri olduğunu, "..." ibareli tescilli markalarının tanınmış olduğunu, davalı adına tescilli bulunan "..." ibareli markasının müvekkilinin markaları arasında iltibas koşullarının oluştuğunu, dava konusu markanın müvekkilinin markalarının tanınmışlığından faydalanmak amacıyla kötüniyetli olarak tescil ettirildiğini, dava konusu markanın 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6/1, 6/5 ve 6/9 hükümleri uyarınca hükümsüzlüğü koşullarının oluştuğunu, davalının dava konusu markasında kullanılan sözcük ve yazı karakterlerinin neredeyse müvekkilinin markalarıyla aynı olduğu gibi davalının dava konusu markanın yer aldığı kullanımlarında müvekkilinin markalarında ve filli kullanımlarında yer alan turuncu rengin kullanıldığını, davalının bu eylemlerinin markaya tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunu ileri sürerek davalı adına tescilli bulunan 2018/27333 sayılı ve “...” ibareli markanın hükümsüzlüğüne, markaya tecavüz ve haksız rekabetin tespitine, men'ine, ref'ine ve hükmün ilanına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin dava konusu markası ile davacının markaları ve kullanımları arasında iltibasa neden olacak bir benzerlik bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu marka ile davacının tescilli markaları arasında SMK'nın 6/1 hükmü anlamında benzerlik bulunmadığı, davacının tanınmışlık ve kötüniyet iddialarının ispatlanamadığı, dava konusu markanın hükümsüzlüğü şartlarının oluşmadığı, ancak davalının dava konusu kullanımlarının davacının 2013/31735 ve 2014/108843 sayılı markalarına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğu gerekçesiyle hükümsüzlük yönünden davanın reddine, tecavüz ve haksız rekabet yönünden davanın kısmen kabulü ile, davalıya ait ... markasının arka plan renginin tescil edilen markadan farklı olarak turuncu renkte kullanılmasının davacıya ait 2013/31735 ve 2014/108843 sayılı markalarına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, bu şekilde gerçekleştirilen tecavüz ve haksız rekabetin men ve ref'ine, fazlaya ilişkin istemlerin reddine ve hükmün ilanına karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile dava konusu kullanımların markaya tecavüz ve haksız rekabet oluşturmayacağı kanaatine varıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, marka hükümsüzlüğü, markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, men'i ref'i ve hükmün ilanı istemlerine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 09.09.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 65ed17675ea68cc8 545d95598d7d9487

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi – Eylül 2025 kararlarının tamamı