Yargıtay Kararları › Yargıtay 11. Hukuk Dairesi › Eylül 2025 › 2025/347 E., 2025/5189 K.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2025/347 E., 2025/5189 K. (09.09.2025)

Mahkeme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/347
Karar No
2025/5189
Karar Tarihi
09.09.2025

11. Hukuk Dairesi 2025/347 E. , 2025/5189 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1491 Esas, 2024/1626 Karar HÜKÜM :Esastan ret; davanın reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/107 E., 2022/108 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin TÜRKPATENT nezdinde "...", "..." ve "... ..." ibareli tescilli markalarının bulunduğunu, "..." ibaresi üzerinde tescile dayalı ve 14 yıldan beri kullanımdan kaynaklanan ayırt ediciliğe sahip olduğunu, "..." ibareli markalarının tanınmış hale geldiğini, davaya konu olan 15.10.2019 başvuru tarihli, 2019/99398 sayılı “...” ibareli markanın ilânına 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6/1,3,9 hükümlerine dayalı olarak yapılan itirazlarının Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) tarafından nihai olarak reddedildiğini, ancak dava konusu "..." ibareli marka ile müvekkilinin "..." esas unsurlu markalarının görsel, işitsel ve kavramsal açıdan ayırt edilmeyecek derecede benzediğini, tüketicilerin ... ibaresinden hareketle dava konusu markayı müvekkilinin seri markalarından biri olarak algılayacağını ileri sürerek TÜRKPATENT YİDK’in 2021-M-974 sayılı kararının iptaline, 2019/99398 numaralı "..." ibareli marka başvurusunun hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; dava konusu "..." ibareli markanın 2019 yılından bu yana müvekkili adına tescilli olduğunu, yazılış-okunuş, renk, tasarım ve ambalaj bakımından davacının markalarından farklı ve ayırt edici nitelik taşıdığını, müvekkilinin markasında yer alan "..." ibaresinin 2015 yılından bu yana müvekkili ile özdeşleştiğini, karşılaştırılan markalarda ortak olan İngilizce "..." ibaresinin Türkçede "eğlence", "eğlenme", "şaka etmek" gibi anlamlara geldiğini, ayırt edici özelliğinin zayıf olduğunu, piyasada sıklıkla kullanıldığını, karışıklığa neden olmayacağını, müvekkilinin markalarında "..." ibaresinin ön planda olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, ..." ibareli marka başvurusu ile davacıya ait "...", "...", "..." ibareli markalar arasında SMK'nın 6/1 hükmü anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde karıştırılma tehlikesinin bulunmadığı, davacının "..." ibareli başvuru üzerinde SMK'nın 6/3 hükmü anlamında önceye dayalı kullanım ve gerçek hak sahipliğinin kanıtlanmadığı, taraf marka işaretleri benzemediğinden SMK'nın 6/5 hükmündeki tanınmışlık koşulunun da oluşmadığı, kötüniyetli başvuru yapıldığı iddiasının da kanıtlanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, Mahkeme kararının usul ve esas yönünden yerinde olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 09.09.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! a82bd9ab3e69cbf3 4696d3fa2e625829

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi – Eylül 2025 kararlarının tamamı