Yargıtay Kararları › Yargıtay 11. Hukuk Dairesi › Temmuz 2025 › 2025/239 E., 2025/4955 K.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2025/239 E., 2025/4955 K. (08.07.2025) – Dolandırıcılık

Mahkeme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/239
Karar No
2025/4955
Karar Tarihi
08.07.2025
Konu
Dolandırıcılık, Tapu

11. Hukuk Dairesi 2025/239 E. , 2025/4955 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/10 Esas, 2024/1518 Karar KARAR : Davanın reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Düzce 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/439 E. 2022/271 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR

I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; Düzce'de orman ürünleri işleyen ve bu ürünlerin atıklarından enerji dönüşümü sağlayan ... Enerji Orman Ürünleri İnşaat San.ve Dış Tic. Ltd. Şti.'nin (... Enerji A.Ş.) global ekonomik kriz nedeniyle mali sıkıntıya girdiğini, borçlarını ödeyerek faaliyetlerini sürdürmek için acil finansman ihtiyacı duyduğunu, bu ihtiyacın en büyük nedeninin finansal kiralama yolu ile temin edilen fabrika makinelerinden kaynaklı olarak ... Finansal Kiralama A.Ş.'ye olan borç olduğunu, ... Finansal Kiralama A.Ş.'ye olan borca karşılık olarak şirkete ait fabrikanın bulunduğu taşınmaz olan davacıların taşınmazı üzerinde ipotek tesis edildiğini, taşınmazın bugünkü değerinin 4.000.000,00 TL'ye yakın olduğunu, borcun ödenememesi üzerine ... Finansal Kiralama A.Ş. tarafından İstanbul 10. İcra Müdürlüğünün 2011/3078 E. sayılı dosyasından 373.364,00 TL alacak için takibe geçildiğini, takibe konu borç nedeni ile ... Enerji A.Ş.'nin yetkilisi .. ... tarafından Düzce'deki bankalardan kredi arayışına girildiğini, bu süreçte borçlu şirketin ortağı ve müdürü olan ... ile müvekkilinin ... isimli şahsı bulduğunu, ...'nın müvekkili, ... adlı şahsa yönlendirdiğini, ... ile müvekkili arasında yazılı inanç sözleşmesi yapıldığını, taşınmazı finans sağlayacak bankaya ipotek verebilmeleri amacıyla müvekkilleri tarafından ... adlı kişiye vekalet verildiğini, 08.10.2012 tarihinde sözleşme yapıldığını, 09.10.2012 tarihinde Düzce .... Noterliğinin 09.10.2012 tarihli vekaletnamenin düzenlendiğini, sözleşmeye göre 15 gün içinde para verilmesi lazımken hiçbir para verilmediğini, devam eden süreçte müvekkillerini oyaladıklarını, ... Leasing'in ipotek takibinde yapılacak satış gününe yakın bir tarihte önce ... Leasinge gidip alacağı temlik aldıklarını, 4 gün sonra Düzce Tapu Dairesinde ... adlı şahıs lehine 900.000,00 TL bedelli 2. sıraya ipotek koydurduklarını, sonrasında ...'ın ... Leasing'ten temlik aldığı icra dosyasındaki alacağı ve rehinli takip dosyasını ... Konfeksiyon San. Dış. Tic. Ltd. Şti.'ye (...) 20.05.2016 tarihinde temlik ettiğini, sonra ...'nin alacağı ve icra dosyasını 26.08.2016 da... Tekstil San ve Dış Tic. Ltd. Şti.'ye (... ...) temlik ettiğini, sonra da...'in de 07.03.2017 tarihinde ... Tekstil İnş. San. Dış. Tic. Ltd. Şti.'ye (... Tekstil) alacağı ve icra dosyasını temlik ettiğini, son olarak bu şirketin aynı icra dosyasında yeniden satış istediğini ve 07.09.2018 gününe satış ve ihale günü verildiğini, alınan kıymet takdir raporunda taşınmazın değerinin 3.827.805,00 TL olarak değer biçildiğini, inanç sözleşmesi yaptıkları ...'ın kredi temin etmek bir yana habersiz olarak ipotek takibini ... Leasing'ten temlik alması ve yine habersiz olarak işbirliği içerisinde olduğu ... lehine ayrıca 900.000,00 TL'lik 2. sıraya ipotek koydurması sonucu ..., ... ve ... için nitelikli dolandırıcılık suçundan iddianame hazırlandığını ve yargılamaya başlandığını, ismi geçen şahıslardan bir para kesinlikle alınmadığı gibi ipotek lehtarı olarak görünen ... ile de hiçbir zaman görüşülmediğini, taşınmaz üzerine konan ipoteğin tamamen davacı maliklerin rızası ve bilgisi dışında ve verilen vekaletin kullanım amacı dışında tesis edildiğini, ilk defa sözleşmeye ve hukuka aykırı olarak ... Leasing'ten alınan temlikten başlayıp sonrasında devam eden tüm temliklerin doğrudan suça konu ve işlemler olup, tamamının muvazaalı ve yok hükmünde işlemler olduğunu, davacı müvekkili ...'ın ev hanımı, diğer davacı ...'ın ise emekli geliri ile yaşayan kişiler olduğunu ileri sürerek Düzce ili Merkez Uzunmustafa Mahallesi 743 ada 2 parselde kayıtlı taşınmaz üzerindeki 10.12.2012 tesis tarihli 2. sıra 900.000,00 TL bedelli lehtarı davalı ... olan ipoteğin kaldırılmak suretiyle fekkine, taşınmaz üzerindeki 1. sıra 550.000,00 TL bedelli lehtarı davalı ... Tekstil olan ipoteğin kaldırılmak suretiyle fekkine karar verilmesini talep talep etmiştir.

II. CEVAP 1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacıların dava dilekçesinde ceza yargılaması ve vergi teftiş raporu adı altında belirtmiş olduğu iddiaların eksik, soyut ve asılsız iddialar olduğunu, davalı ... Tekstil ile davalı ...'in hukuki ya da fiili bağlantısının olmadığını, şirket hisselerinin sahibi olan .. ... ile sadece soyisim benzerliği olduğunu, davacının iddiasının aksine 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) gereğince temlik almak için borçlunun iznine, bilgisine ya da muvafakatine bağlı olan bir hukuki işlem olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. 2. Davalı Tasfiye Halinde ... Tekstil vekili cevap dilekçesinde; davacıların davasının hiçbir hukuksal dayanağının bulunmadığını, temlik işlemlerinin tamamen yasalara uygun olarak noter ve tapu nezdinde yapıldığını, bu işlemlerde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığını, davalı şirketin işbu temlik aldığı ipotek alacaklarının tesisinin hangi hukuki gerekçelere ve hukuki ilişkilere dayandıklarını bilmesinin mümkün olmadığını, dava konusu ilk ipoteğin 10.08.2010 tarihinde, diğer ipoteğin ise 10.12.2012 tarihinde tesis edildiğini, ilk ipoteğin üzerinden 8 yıl, ikinci ipoteğin üzerinden ise 6 yıl geçtiğini, davacıların dava dilekçelerindeki iddialarının hiçbirisinin muhatabının müvekkili şirket olmadığını, Düzce 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/24 E. sayılı dosyası ile müvekkili şirketin bir ilgisinin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının Düzce ili ... ilçesi ... Mahallesi 743 ada 2 parsel sayılı taşınmazda 1. sırada tesis edilen 550.000,00 TL bedelli ipoteğin kaldırılmasına yönelik davasının reddine, davacının davalı ... Tekstil aleyhine açmış olduğu davanın kabulü ile, davacı ..., ... ve ...'ın maliki olduğu ... ili Merkez ilçesi ... Mahallesi 743 ada 2 parselde bulunan taşınmaz üzerinde davalı ... Tekstil lehine 10.12.2012 tarih ve 16680 yevmiye numarası ile tesis edilen 900.000,00 TL bedelli ipoteğin kaldırılmasına karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, tapu kayıtlarına göre dava konusu taşınmaz üzerinde dava dışı ... Finansal Kiralama A.Ş. lehine taşınmazın maliki olan ve tasarruf hakkına sahip bulunan davacılar ... ile müteveffa ... tarafından ipotek tesis ettirildiği, dava konusu taşınmazda 1. sırada dava dışı ... Finansal Kiralama lehine 550.000,00 TL bedelle tesis edilen ipoteğin lehdar ... tarafından dava dışı ... Enerji A.Ş.'nin borcunun ödenmesi suretiyle devralındığı, eldeki davada ...'ın taraf olmaması, kurulan bu ipotek açısından dava dışı ... tarafından herhangi bir vekaletname kullanılmaması, tesis edilen ipoteğin gerçek bir alacak-borç ilişkisine dayanması karşısında, davacıların bu ipoteğin terkini yönündeki istemlerinin reddedilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, yine, ipoteğin, ipotek bedelinin mahkeme veznesine depo edilmesi suretiyle terkinin talep edilebilmesi için, ipotek alacaklısının adresinin tespit edilememesi veya ipotek alacaklısının geçerli bir neden olmaksızın ipotekle teminat altına alınmış olan alacağını almaktan ve ipoteği çözmekten imtina etmesinin gerektiği, eldeki davada ipotek alacaklısıyla ilgili böyle bir durumun bulunmadığı, ipotek alacaklısının belirli olduğu veya ipotek alacaklısı tarafından alacağın alınmadığı ve ipoteğin çözülmesinden imtina ettiği yönünde bir bilginin buulunmadığı, dolayısıyla bu yönüyle de mahkeme kararında herhangi bir isabetsizliğin olmadığı, davacıların 10.12.2012 tesis tarihli 2. sırada yer alan 900.000,00 TL bedelli ipoteğin kaldırılması yönündeki taleplerinin değerlendirilmesinde ise; fekki istenilen ipoteğin taşınmaz üzerinde 2. sırada yer aldığı, 900.000,00 TL bedelle tesis edildiği ve halihazırda lehtarının da davalı ... Tekstil olduğu, davalı ... Tekstil'in bir önceki ipotek lehtarı olan, ... ...'ten 07.03.2017 tarihinde ipoteği ve ipoteğin bağlı bulunduğu alacağı temlik aldığı, temlik tarihinde dava konusu taşınmazın tapu kaydında ipoteğin ve bağlı bulunduğu alacağın temliğine engel olacak herhangi bir kaydın da (takyidat, şerh ya da beyanın) bulunmadığı, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 1023 ve 1024. maddeleri gereğince davalı şirketin, tapu siciline güvenerek yaptığı ipoteğin ve bağlı alacağın devralınmasına yönelik işlemde üçüncü kişi konumunda bulunduğundan iyiniyetinin korunması gerektiği, davaya konu taşınmaz üzerine ... lehine 2. sıradan, 900.000,00 TL bedelle tesis edilen ipoteğin son ve yasal lehtarının davalı ... Tekstil olduğu, davalı şirketin bu aşamaya kadar gelen ve en son kendisinin lehtar olduğu ipoteğin tesisinde kötüniyetli olduğunun davacılarca ispatlanması gerektiği, davalı ... Tekstil'in iş birliği halinde hareket ederek davacıların aleyhine iş veya işlemler tesis ettiği ve tüm bu işlemlerde kötüniyetle hareket ettiğinin davacılar tarafından ispatlanamadığı gerekçesiyle davacıların istinaf başvurusunun esastan reddine, davalıların istinaf başvurularının kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına, davanın reddine karar verilmiş, karar davacılar vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, davacıların maliki oldukları taşınmazda 1. sırada tesis edilen 550.000,00 TL bedelli ve aynı taşınmaz üzerinde davalı şirket lehine 10.12.2012 tarihinde tesis edilen 900.000,00 TL bedelli ipoteğin vekaletin kötüye kullanılması hukuki sebebine dayalı olarak kaldırılması istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI.SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 08.07.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! f76eebeffbeebd82 99928403aa80e7f0

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi – Temmuz 2025 kararlarının tamamı