Yargıtay Kararları › Yargıtay 11. Hukuk Dairesi › Temmuz 2025 › 2025/2 E., 2025/4952 K.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2025/2 E., 2025/4952 K. (08.07.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2
Karar No
2025/4952
Karar Tarihi
08.07.2025
Konu
Tazminat

11. Hukuk Dairesi 2025/2 E. , 2025/4952 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1032 Esas, 2024/1633 Karar KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi (Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi Sıfatıyla) SAYISI : 2021/753 E. 2023/189 K. BİRLEŞEN DOSYA : Konya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi 2022/10 E. Bölge Adliye Mahkemesi kararı birleşen davada davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR

I. DAVA 1.Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2019/10517 sayılı faydalı modelin sahibi olduğunu, davalının anılan faydalı model konusu buluşu izinsiz olarak kullandığını ve bu nedenle Konya 16. Noterliği aracılığıyla ihtarname gönderildiğini, Konya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2021/116 D. İş sayılı dosyası üzerinden delil tespiti yaptırıldığını, anılan tespit dosyası için hazırlanan bilirkişi raporunda ihlalin varlığının mütalaa edildiğini, bu durumun müvekkilini gelir kaybına uğrattığını ve buna istinaden maddi manevi tazminat talepleri olduğunu, anılan eylemlerin aynı zamanda haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek faydalı modele tecavüzün ve haksız rekabetin durdurulmasına, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL maddi, 500.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. 2.Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafın 2019/10517 sayılı faydalı modelin sahibi olduğunu, anılan faydalı modele dayanarak müvekkiline ihtar yolladığını, ancak dava konusu faydalı modelin yenilik vasfı bulunmadığını ve bu nedenle hükümsüz kılınması gerektiğini ileri sürerek davalı tarafa ait 2019/10517 tescil numaralı faydalı modelin geçmişe dönük iptaline, davalıya ait ürünün yasal olmaması sebebiyle üretim elemanlarının her birine el konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1.Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde ; mahkemenin 2021/116 D. İş sayılı dosyasında hazırlanan raporun sektör uzmanı olmaksızın hazırlandığını ve itibar edilmemesi gerektiğini, davacının faydalı modelinin de yeni olmadığını, davacının faydalı modelinin hükümsüzlüğüne ilişkin dava açılmış olduğunu, hükümsüzlüğün geriye etkisi sebebiyle tecavüz ve haksız rekabetin söz konusu olmayacağını savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının müvekkiline ait faydalı modele tecavüz ettiğini ve bu hususta aleyhinde tazminat davası açılmış olduğunu, müvekkilinin faydalı modelinin yeni ve sanayiye uygulanabilir olduğunu, davacının sunduğu faydalı modellerin üretim sisteminin, malzemesinin, su sızdırmaz olması, sınırsız renk uygulanması, hammaddesi ve mukavemeti bakımından müvekkilinin faydalı modelinden farklı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile alınan ve kabul gören 25.01.2023 ve 28.11.2022 tarihli bilirkişi heyet raporlarında da belirtildiği üzere, asıl dava bakımından davalı ürününün dava konusu 2019/10517 sayılı faydalı modelin koruma kapsamında olmadığı, birleşen dava bakımından dava konusu 2019/10517 sayılı faydalı modelin yenilik ve sanayiye uygulanabilirlik kriterlerine sahip olduğu gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince ayrı ayrı istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemece asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı herhangi bir yön bulunmadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen dava davacılarının istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, karar, birleşen davada davacı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Asıl dava, faydalı modele yapılan tecavüzün men'i ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, birleşen dava ise faydalı modelin hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, birleşen davada davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden birleşen davada davacıya yükletilmesine, 08.07.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 21efc4e2c18edb7a 052c59519a4261c8

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi – Temmuz 2025 kararlarının tamamı