11. Hukuk Dairesi 2025/1017 E. , 2025/4958 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla) SAYISI : 2023/425 Esas, 2024/542 Karar HÜKÜM : Asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davada karar kesinleştiğinden yeniden karar verilmesine yer olmadığına BİRLEŞEN DOSYA : Karacabey 1. Asliye Hukuk Mahkemesi 2014/992 E. Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR
I. DAVA 1.Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında akdedilen bayilik sözleşmesi uyarınca davacının davalıya ait malların satışını yaptığını, davalının sözleşme hükümlerine aykırı biçimde sözleşmeyi feshederek mal teslimini durdurduğunu, davalının, sözleşme hükümlerine göre üç ay önceden fesih ihbarı yapması gerekirken, ihbarda bulunmadan akdin feshetmesi sonucunda 22.08.2011 ile 22.11.2011 tarihleri arasında davacının 181.681,50 TL kazanç kaybı oluştuğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL'nin 23.09.2011 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında bilirkişi raporuyla saptanan 181.681,50 TL'lik kazanç kaybı tutarı gözetilerek davacı vekili tarafından 171.681,50 TL tutarında harç ikmali yapılmıştır. 2.Birleşen davada davacı vekili dava dilekeçesinde; taraflar arasındaki bayilik ilişkisinin 2009 yılının Ocak ayından, davalının haksız olarak sözleşmeyi feshettiği tarih olan 22.08.2011 tarihine kadar devam ettiğini, davacının sözleşmeden kaynaklanan tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini, zengin ticaret hacmi ve müşteri portföyü oluşturduğunu, bu davanın konusunun denkleştirme bedeli müşteri portföy bedeli olduğunu, müşteri çevresinin oluşmasında davalının katkı ve masrafının olmadığını, davacının yıllık ortalama net kazancının 984.056,25 TL olduğunu, davalının haksız fesih nedeniyle bu kazancı cebine attığını, davacı tarafından denkleştirme bedelinin tahsili için çekilen 24.12.2012 tarihli ihtarnameden sonuç alınamadığını ileri sürerek şimdilik 30.000,00 TL denkleştirme bedelinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, davacı vekili 09.05.2016 tarihinde ıslahla talebini 597.231,00 TL artırarak toplamda 627.231,00 TL’ye çıkartmıştır.
II. CEVAP 1.Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının sözleşmeye aykırı şekilde yetkili bulunduğu alan dışında satışlar gerçekleştirmesi nedeniyle uyarıldığını, ancak sonuç alınamaması üzerine bayilik sözleşmesinin haklı nedenle davalı tarafından feshedildiğini, davacının, mal gönderilmediği yönündeki iddiasının mesnetsiz olduğunu, esasen davacının mal siparişi yapmadığını, kendi kusurlu eylemi nedeniyle herhangi bir hak talep edemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde; denkleştirme bedelinin istenebilmesi için, taraflar arasında acentelik ilişkisinin oluşması gerektiğini, davacı ile davalı arasında acentelik değil, bayilik sözleşmesi akdedildiğini, davacının da dava dilekçesinde taraflar arasında bayilik ilişkisinin var olduğunu ikrar ettiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, 22.08.2011-22.11.2011 tarihleri arasındaki davacının davalı şirkete ait ürünlerin satışından elde ettiği brüt kazancından davalı şirkete ait ürünlerin satışı için yapılan giderler düşülüp net kazancının hesaplanması için dosyanın yeni bir bilirkişi heyetine tevdi edildiği, dosyaya sunulan 30.01.2024 tarihli rapora itiraz edildiği, itirazların değerlendirilmesi için alınan 02.08.2024 tarihli ek raporda 2011 yılına ait düzeltme beyannamesi değerlendirilerek net kazanç hesaplaması dikkate alınarak sözleşmenin erken feshi ile mahrum kalınan 3 aylık brüt satış karının 181.681,50 TL olduğu, 3 aylık döneme ilişkin gider payının ise 131.625,95 TL olduğu, davalının davacı ile yapmış olduğu sözleşmeyi sürenin bitmesine üç ay kala fesih etmesinden dolayı 2011 yılı 3 aylık yem satışından elde edebileceği net kazanç kaybının 50.055,70 TL olduğunun mütalaa edildiği, davalı şirketin davacı ile arasındaki sözleşmeye aykırı olacak şekilde süresinde ihbarda bulunmadan ve yargılama sırasında ispatlanamayan iddialarına dayanarak sözleşmeyi feshettiği, sözleşmeyi haksız şekilde fesheden davalının, müspet zarar kapsamındaki kar kaybı zararından sorumlu olduğu ve özelikle alanında uzman bilirkişilerce hazırlanan bilirkişi raporu içeriğinden; davacının davalı tarafça haksız feshi nedeniyle uğradığı zararının 50.055,70 TL olduğu, 23.09.2011 tarihli ihtarname ile davalı şirketin bu zarar yönünden temerrüde düşürüldüğü, birleşen dava yönünden ise; taraflar arasındaki bayilik sözleşmesinin davalı tarafından haksız feshi nedeniyle uğranılan denkleştirme tazminatı talepli birleşen davanın Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 13.12.2021 tarih 2021/5966 E. ve 2021/7105 K. sayılı ilamı ile düzeltilerek onanması nedeniyle yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 50.055,70 TL'nin 23.09.2011 tarihinden itibaren işleyen reeskont faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, birleşen davada karar kesinleştiğinden yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
IV. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Asıl dava, taraflar arasındaki bayilik sözleşmesinin haksız feshinden kaynaklanan kar kaybının tazmini, birleşen dava ise; bayilik sözleşmesinin davalı tarafından haksız feshi nedeniyle uğranılan müşteri (denkleştirme) tazminatının tahsili istemlerine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. SONUÇ: Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 08.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 04d88a4a87ae4c97 5ce85ad471cc500f