11. Hukuk Dairesi 2025/1230 E. , 2025/5260 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2166 Esas, 2024/2105 Karar HÜKÜM : Ret Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 369/2 hükmü gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının "..." ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalı şirketin "..." ibareli marka başvurusuna anılan markalarına dayalı olarak yaptıkları itirazlarının dava konusu Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararı ile reddedildiğini oysa taraf markaları arasında iltibasa neden olacak düzeyde benzerlik bulunduğunu, müvekkilinin markalarının tanınmış olduğunu, dava konusu marka başvurusunun haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek 2018-M-8811 sayılı YİDK kararının iptali ile dava konusu başvurunun tescili halide hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP 1-Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin otomotiv sektörü başta olmak üzere, ilgili pek çok diğer sektörde de faaliyet gösteren, çok uluslu, tanınmış bir otomotiv üretim şirketi olduğunu, dünyanın pek çok yerinde tescilli birçok markasının bulunduğunu, taraf markaları arasında benzerlik bulunmadığını, davacı markalarındaki “..." ibaresinin “..." markasının kısaltması olduğunu, dava konusu "..." ibaresinin Sanskritçe bir kelime olup Türkçe'de "sihir, büyü, büyülü, sihirli" anlamına geldiğini, somut olayda 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6. maddesinin beşinci fıkrası koşullarının bulunmadığını, haksız rekabet iddialarının asılsız olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 2.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, davacının itirazına mesnet marka işaretleri ile dava konusu başvuru arasında SMK'nın 6/1 maddesi anlamında görsel, işitsel ve anlamsal açıdan ortalama tüketici nezdinde iltibasa sebep olabilecek bir benzerlik bulunmadığı, dava konusu başvuruya bir bütün olarak yeterli ayırt ediciliğin sağlandığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
IV. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosyadaki yazılara, Bölge Adliye Mahkemesince HMK'nın 373/3 hükmü uyarınca uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
V. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 10.09.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 5781ab64e7d94e82 9f98d8a790dd7a32