Yargıtay Kararları › Yargıtay 11. Hukuk Dairesi › Eylül 2025 › 2025/1211 E., 2025/5794 K.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2025/1211 E., 2025/5794 K. (29.09.2025)

Mahkeme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1211
Karar No
2025/5794
Karar Tarihi
29.09.2025

11. Hukuk Dairesi 2025/1211 E. , 2025/5794 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2280 Esas, 2024/2007 Karar BİRLEŞEN ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİNİN 2021/321 E. SAYILI DOSYASINDA HÜKÜM : Yeniden hüküm kurulmak suretiyle asıl davanın kısmen kabulü; birleşen davanın reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/329 E., 2022/124 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl davada davacı vekili, davalı ... vekili ve asıl davada davalı/birleşen davada davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR

I. DAVA 1.Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; müvekkili şirketin 2019/72332 sayılı ve "..." ibareli tanınmış markanın sahibi olduğunu, davalı şirketin 2020/34648 sayılı ve "... ..." ibareli başvurusuna itirazlarının dava konusu Yeniden İnceleme ve Değerlendirme (YİDK) kararı ile kısmen kabul edilerek, başvuru kapsamından 9. ve 42. sınıf mal ve hizmetlerin çıkarıldığını, ancak dava konusu başvuru kapsamında bırakılan 35. sınıf hizmetler yönünden de iltibas koşullarının oluştuğunu ileri sürerek TÜRKPATENT YİDK’in 2021-M-6648 sayılı kararının iptali ile dava konusu markanın 35. sınıfta yer alan tüm hizmetler yönünden hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davacı vekili birleşen dosyanın dava dilekçesinde; taraf markaları arasında iltibasa neden olacak bir benzerlik bulunmadığını, faaliyet alanları farklı olduğundan markalarının kapsamında yer alan mal ve hizmetlerin benzer olmadığını, müvekkilinin "..." ibaresini ihtiva eden önceki tarihli pek çok tescilli markasının bulunduğunu, başvurunun kısmen reddine dair YİDK kararının yerinde olmadığını ileri sürerek TÜRKPATENT YİDK'in 2021-M-6648 sayılı kararının iptaline ve dava konusu başvurunun reddedilen mal ve hizmetler yönünden tescil işlemlerinin devamına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1.Davalı ... vekili asıl ve birleşen davaya cevap dilekçelerinde; YİDK kararının hukuka uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Davalı şirket vekili asıl davaya cevap dilekçesinde; tarafların markaları arasında iltibasa neden olacak bir benzerlik bulunmadığını, tarafların faaliyet alanları farklı olduğundan markalarının kapsamında yer alan mal ve hizmetlerinin benzer olmadığını, müvekkilinin "..." ibaresini ihtiva eden önceki tarihli pek çok markasının tescilli olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. 3.Davalı şirket vekili birleşen davaya cevap dilekçesinde; dava konusu başvuru ile müvekkiline ait marka arasında, başvuru kapsamından çıkarılan mal ve hizmetler yönünden iltibas bulunduğunu savunarak birleşen davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının itirazına mesnet markası kapsamında bulunan 9. sınıf mallar ile dava konusu başvuru kapsamında bırakılan malların satışına özgü 35. sınıf hizmetlerin de benzer olduğu, tarafların marka işaretleri de benzer olduğundan, sayılan hizmetler bakımından tarafların markaları arasında iltibas koşullarının oluştuğu, başvuru kapsamında bırakılan diğer 35. sınıf hizmetler yönünden ise emtia benzerliğinin bulunmadığı, davacının kötüniyet iddialarının ispatlanmadığı, dava konusu başvuru kapsamından çıkarılan 9. ve 42. sınıf mal ve hizmetlerin redde mesnet marka kapsamında da yer aldığı, bu nedenle birleşen davanın yerinde olmadığı gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulü ile TÜRKPATENT YİDK’in 2021-M-6648 sayılı kararının 35. sınıf -kararda sayılı- hizmetler ile sınırlı olarak iptaline, dava konusu markanın sayılan hizmetler yönünden kısmen hükümsüzlüğüne, birleşen davanın ise reddine karar verilmiş, hüküm, asıl davada davacı vekili, davalı ... vekili ve asıl davada davalı/birleşen davada davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.

IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, asıl ve birleşen davaların dava konusu 2020/34648 sayılı ve "... ..." ibareli başvuru ile asıl davada davacının itirazına mesnet 2019/72332 sayılı ve "..." ibareli marka arasında başvuru kapsamında 35. sınıfta yer alan -kararda sayılı- hizmetler bakımından, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6/1 hükmü uyarınca iltibas koşullarının oluştuğu, zira dava konusu başvurunun asli unsurunu oluşturan "..." ibaresi ile davacının itirazına mesnet markasını oluşturan "..." ibaresinin tarafların markalarının asli unsurunu oluşturan ibarelerin başlangıç ve orta seslerinin aynı olduğu, son seslerinin farkı olmasının tüketicilerin dil bilgisi kurallarından kaynaklı olarak soldan sağa okuma alışkanlığı nedeniyle markaların başlangıç seslerini oluşturan ibarelere daha fazla odaklanmaları karşısında başvuruya yeterli ayırt ediciliği sağlamadığı, davacının itirazına mesnet markası kapsamında yer alan 9. sınıf mallarla, başvuru kapsamında yer alan ve sayılan malların satışına özgü 35. sınıf hizmetlerin, ticari bir malı üreten işletmenin ürettiği malı satmasının, işin doğası gereği ve ticari faaliyetinin zorunlu bir sonucu olduğundan, benzer bulunduğu, buna karşın dava konusu başvuru kapsamında 35. sınıfın 1-2-3 ve 4 alt grubunda yer alan hizmetler bakımından tarafların markaları arasında, emtia benzerliğine ilişkin koşul gerçekleşmediğinden iltibas bulunmadığı, iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin mümkün olması karşısında asıl davada davalı birleşen davada davacı vekilinin asıl dava yönünden alınan bilirkişi raporuna karşı itirazlarının karşılanmadığına, birleşen dava yönünden de bilirkişi raporu alınmadığına ilişkin istinaf itirazlarının yerinde olmadığı, iltibas değerlendirmesinde marka kapsamları esas olduğundan, tarafların fiilen farklı sektörlerde faaliyet göstermelerinin sonuca bir etkisinin olmadığı, İlk Derece Mahkemesince asıl dava yönünden davanın kabul oranının 1/2 olarak belirlenmesinde bir isabetsizlik görülmediği; birleşen davada davacının, 2016/72244, 2019/109664, 2019/29346, 2020/156496, 2020/34642 ve "..." ibareli markaları nedeniyle dava konusu başvuru üzerinde müktesep hakkının bulunduğunu ileri sürmesine rağmen İlk Derece Mahkemesince bu hususta olumlu-olumsuz bir karar verilmediği, asıl davada davalı/birleşen davada davacının bu iddiasının doğru olması halinde redde mesnet markanın, dava konusu markanın tesciline engel olmayacağı, asıl davada davalı/birleşen davada davacının müktesep hak teşkil ettiğini ileri sürdüğü 2019/29346, 2020/156496, 2020/34642 sayılı markaların dava konusu başvuru tarihinden sonra tescil edildiği, 2016/72244, 2019/109664 sayılı markalarının da tescil tarihlerinden dava konusu başvuru tarihine kadar 5 yıllık süre geçmediği, dolayısıyla davacı yararına müktesep hak koşullarının oluşmadığı, mahkemece, dava konusu başvuru ile redde mesnet marka arasında, gerek dava konusu YİDK kararı ile başvuru kapsamında çıkarılan 9. ve 42. sınıf mal ve hizmetler yönünden gerekse asıl davada belirtilen 35. sınıf hizmetler yönünden SMK'nın 6/1 maddesi kapsamında iltibas bulunduğu gerekçesi yanında, asıl davada davalı/birleşen davada davacının, dava konusu başvuru yönünden müktesep hakkının bulunmadığına dair açıklanan gerekçe ile de asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmesi gerekirken, asıl davada davalı/birleşen davada davacının müktesep hak savunmasının incelenip değerlendirilmemesinin doğru olmadığı gerekçesiyle asıl davada davalı/birleşen davada davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiş, hüküm, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Asıl dava, marka başvurusuna itirazın kısmen reddine dair YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü, birleşen dava ise marka başvurusunun kısmen reddine dair YİDK kararının iptali talebine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 29.09.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi – Eylül 2025 kararlarının tamamı