11. Hukuk Dairesi 2025/1108 E. , 2025/5791 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/7 Esas, 2024/1203 Karar KARAR : Kısmen Kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/206 E., 2022/692 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağının tahsili için başlatılan icra takibine davalının itirazının haksız olduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde, dava dışı asıl borçlu şirket hakkında konkordato tasdik kararı verildiğini, asıl borçlunun borçlarının yapılandırıldığını, projede belirlenen vadede borcun ödenmesine karar verildiğini, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun (İİK) 284. maddesi müvekkili hakkında takip yapılamayacağını, borcun resmi olarak konkardato masasına kayıtlı olup bir ödeme planına bağlandığını, müvekkilinin ödeme yapması halinde mükerrer tahsilatın söz konusu olacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ile dava dışı şirket arasında davalının müteselsil kefaleti ile genel kredi sözleşmesi imzalandığı, borçlu şirkete kullandırılan kredilerin ihtara rağmen ödenmediği, davalı hakkında icra takibi başlatıldığı, icra takibinden sonra davadan önce 23.09.2020 tarihinde düzenlenen protokol ile borcun yapılandırılmasına gidildiği, protokol hükmü uyarınca davalı kefilin icra takibine vaki itirazını geri çekmediği gibi borcun tasfiyesine yönelik bir ödemede de bulunmadığından protokol ile sağlanan indirim ve kolaylıkların geçmişe dönük olarak ortadan kalktığı, icra takibine konu alacağın nakde dönüşen teminat mektuplarından kaynaklandığı, davacı alacağının 2.867.413,63 TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; iki adet teminat mektubunun 28.11.2019 tarihinde davacı tarafından tazmin edildiği, icra takibe konu alacakların nakde dönüşen teminat mektuplarından kaynaklandığı, davacı ile dava dışı asıl borçlu ve davalı arasında akdedilen 23.09.2020 tarihli protokolde 21.09.2020 tarihi itibarıyla kredi borcunun 7.465.602,00 TL olduğunun, davalının 30 gün içinde icra takiplerine itirazlarından vazgeçeceğinin hükme bağlandığı, icra dosyasında takibe konu risklerin protokole dahil edildiği, Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/862 E. 2020/764 K. sayılı kararıyla, dava dışı asıl borçlu şirket hakkında konkordato tasdik kararı verildiği, Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 23.02.2023 tarihli 2023/746 E., 2023/726 K. sayılı kararıyla istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına, ilk derece mahkemesi kararının bozulmasına karar verildiği, 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/333 E. Sayılı dosyasında yapılan yargılama sonunda 04.10.2023 tarihli ve 2023/333 E., 2023/688 K. sayılı kararıyla dava dışı asıl borçlu şirketin konkordato tasdik talebinin reddine karar verildiği, kararın derecattan geçeerek kesinleştiği, İİK'in 303/1 hükmünde "Konkordatoya muvafakat etmeyen alacaklı borçtan birlikte sorumlu olanlara karşı bütün haklarını muhafaza eder" düzenlemesine yer verildiği, davacı vekilinin yargılama aşamasında sunduğu beyan dilekçesinde, icra dosyasında takibe konu edilen risklerin taraflar arasında imzalanan protokole dahil edildiğini, protokol sebebiyle dava dışı asıl borçlunun konkordato davasında alacaklar toplantısında konkordatoya olumlu oy kullandığını bildirdiği, davalının dava konusu icra takibinde borca itiraz ettiği ancak itiraz tarihinden sonra dava tarihinden önce akdedilen protokol ile dava konusu icra takibine konu borcu açıkça kabul ettiği, davacının anılan protokol gereği, dava dışı asıl borçlunun konkordato davasında alacaklar toplantısında olumlu oy kullandığı ancak davalı borçlunun icra takibine itirazından vazgeçmediği, davalının takibe itirazdan sonra protokol ile takibe konu borcu kabul etmesine göre, artık davacının dava dışı asıl borçlunun konkordato davası alacaklar toplantısında olumlu oy kullanması nedeniyle İİK'in 303. maddesi uyarınca kefile başvuru hakkını kaybettiğine ilişkin def'i hakkından vazgeçmiş sayılacağı, yani, davalı protokol ile icra takibine itirazından sonra borcu kabul ettiğinden, davacının protokol gereği konkordato davasında alacaklar toplantısında olumlu oy kullanmasına rağmen davacı davalı kefile başvurabileceği, gelinen aşamada da dava dışı asıl borçlunun konkordato tasdik talebinin reddine karar verildiği, mahkemece İİK'in 303. maddesi, taraflar arasında akdedilen protokolün somut olay üzerindeki etkisi üzerinde durulmadan yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmesinde isabet görülmediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun gerekçe yönünden kısmen kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali talebine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre, usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, alınmadığı anlaşılan 195.873,03 TL temyiz ilam harcı ile 3.033,70 TL temyiz başvuru harcının HMK'nın 339. maddesi gereğince karar kesinleştiğinde adli yardımdan yararlanan temyiz eden davalıdan alınmasına, 29.09.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.