Yargıtay Kararları › Yargıtay 11. Hukuk Dairesi › Haziran 2025 › 2025/103 E., 2025/4439 K.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2025/103 E., 2025/4439 K. (23.06.2025)

Mahkeme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/103
Karar No
2025/4439
Karar Tarihi
23.06.2025

11. Hukuk Dairesi 2025/103 E. , 2025/4439 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1417 Esas, 2024/1574 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/351 E., 2022/120 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ticaret unvanının klavuz unsurunu oluşturan ve müvekkili ile özdeşleştiğinden başvurusu yapılan "...", “...” ibareli marka başvurularının davalının 2006/... sayılı "...+şekil" markası nedeniyle 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 5/1-(ç) hükmü uyarınca reddedildiğini, ancak davalının markasını tescil edildiği 5. ve 10. sınıfta yer alan emtiada kullanmadığını ileri sürerek davalının 2006/... sayılı markasının tescilli bulunduğu 5. ve 10. sınıf mallar yönünden iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı yetkilisi cevap dilekçesinde; davanın 5 yıllık zamanaşımı süresi geçtikten sonra açıldığını, 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 14. maddesinin Anayasa Mahkemesi Kararı ile iptali edildiğini, iptal kararının 06.01.2017 tarihinde Resmî Gazete'de yayımlandığını, 10.01.2014 tarihinde yürürlüğe giren SMK'nın 9. maddesinde markanın 5 yıl kesintisiz kullanılmaması halinde iptaline karar verilebileceğinin düzenlendiğini, 5 yıllık sürenin SMK'nın yürürlüğe girdiği tarih olduğunu, buna göre kullanmama nedenine dayalı iptal davasının ancak 10.01.2014 tarihinden itibaren açılabileceğini, davacının marka başvurularının müvekkili markaları ile benzer olup iltibas neden olacağını, müvekkilinin ... ibaresini ticaret unvanı yanında markasal olarak da kullandığını, hükümsüzlüğü istenen sınıfların müvekkilinin dava dışı 2009/... sayılı "..." ibareli markası kapsamında bulunan 44. sınıftaki hizmetle ile bağlantılı hizmetler olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu 2006/... sayılı markanın 30.05.2006 tarihinde başvurusu yapılıp 02.07.2007 tarihinde 05,10 ve 21. sınıfta tescil edildiği, ilgili emtia açısından markanın kullanma hak ve yetkisinin bu tarih itibariyle başladığı, davalının davaya konu marka/markaların kapsamındaki mal veya hizmetler bakımından markasını tescil edildiği tarihten itibaren geçerli olmak üzere davanın açıldığı tarihten geriye yönelik son 5 yıl içerisinde Türkiye’de ciddi biçimde kullanmakta olduğuna ya da kullanmamaya dair haklı sebeplerinin olduğunu ispatlaması gerektiği, bilirkişi raporunda, dava konusu markanın tescil tarihinin 02.05.2007 tarihi olduğu, dava tarihi olan 06.11.2020 tarihi dikkate alındığında; davalı delillerin çoğunluğunun 2005 ve 2010 yılları arasına ait reklam faturaları, kartvizitler, antetli evraklar ile bir kısmının basım yer ve tarihi belirli olmayan reklam suretlerinden oluştuğu, 2018 ve 2019 yılına ait birer faturanın ise içeriğinin farklı olup iptali talep edilen 05. ve 10 sınıf emtia ile ilgisinin bulunmadığı, 06.11.2015-06.11.2020 tarihleri arasındaki kullanım ispatına ilişkin davalı tarafından sunulan deliller arasında yer alan 14.12.2015 tarihli “... ...kira bedeli, ... ..., .. .., ... kira bedeli, .., ... .. bedeli” açıklamalı 13.239,60 TL bedelli faturanın da genel nitelikteki bir reklam/tanıtım ile ilgili olduğu, çekişme konusu malların markasal olarak ciddi biçimde kullanıldığını ispatlamadığı, davanın açıldığı 06.11.2020 tarihten başlamak üzere geriye yönelik son 5 yıl içerisinde 5 ve 10. sınıfta yer alan emtia açısından ciddi kullanımın davalı tarafça ispatlanmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava tarihi itibariyle somut olaya uygulanması gereken SMK'nın 9. maddesi uyarınca tescil tarihinden itibaren beş yıl içinde haklı bir sebep olmadan tescil edildiği mal veya hizmetler bakımından marka sahibi tarafından Türkiye’de ciddi biçimde kullanılmayan ya da kullanımına beş yıl kesintisiz ara verilen markanın iptaline karar verileceği, kullanmama nedenine dayalı iptal davası açabilmek için herhangi bir hak düşürücü bir süre bulunmadığı, dava konusu 2006/... sayılı marka yönünden dava tarihi itibariyle tescil tarihinden itibaren 5 yıllık sürenin dolduğu, dolayısıyla süre yönünden iptal koşulunun oluştuğu, davanın niteliği gereği sessiz kalma yoluyla hak kaybından bahsedilemeyeceği, SMK'nın 9. maddesi uyarınca markasını kullanma külfeti altında bulunan davalının somut uyuşmazlık açısından kullanımını ispat etmesi gerektiği, buna rağmen davalının dava konusu markayı tescilli bulunduğu emtia sınıfı kapsamında Türkiye'de ciddi bir şekilde kullandığını ispatlayamadığının hüküm kurmaya ve denetime elverişli kök ve ek bilirkişi raporunda açıklandığı, davalının markasını ciddi surette kullanamamasının haklı bir sebebe dayandığını da kanıtlayamadığı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2013/384 E, 2013/1893 K. sayılı ilamında belirtildiği üzere kullanım ispat edilmeden, markanın kullanıldığı hizmetlere benzerliği nedeniyle başka mal ve hizmetlerde de kullanılmış sayılamayacağı, diğer taraftan davalının dava konusu markanın iptaline karar verilen mallar bakımından davacının "..."" ibaresini kullanmasının iltibas sebebiyet vereceği savunmalarının işbu davada tartışılamayacağı, davacının dava konusu markanın kapsamıyla aynı alanda ticari faaliyette bulunması nedeniyle bu davayı açmakta hukuki yararı bulunduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, kullanmama nedeniyle marka iptali talebine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 23.06.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! cf342d1af288eaf6 1919ba45085dc3b1

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi – Haziran 2025 kararlarının tamamı