Yargıtay Kararları › Yargıtay 11. Hukuk Dairesi › Haziran 2025 › 2024/6494 E., 2025/4442 K.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2024/6494 E., 2025/4442 K. (23.06.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/6494
Karar No
2025/4442
Karar Tarihi
23.06.2025
Konu
Tazminat

11. Hukuk Dairesi 2024/6494 E. , 2025/4442 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/300 Esas, 2024/1634 Karar KARAR :Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/470 E., 2022/2 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2016/... numaralı “... ...”, 2009/53013 numaralı “... YAYINLARI”, 2016/... numaralı “... ...” ibareli tescilli markalarının olduğunu, ayrıca “...” ibaresinin ticaret unvanında da kullanıldığını, ....com alan adının 30.01.2014, limitegitimkurumlari.com alan adının 19.12.2013 tarihinde tahsis edildiğini, davalılar tarafından faaliyette olan ... öğretim kurumunun tabela, duvar, reklam ve tanıtımlarında “... ......” ibaresinin kullanıldığını, bu kullanımın davacının markası ile iltibas yaratacak derecede benzer olduğunu, ... .. 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2018/17 D.İş sayılı dosyası ile delil tespiti yapıldığını, davalıların kötüniyetli olduklarını ileri sürerek davalı eylemlerinin müvekkilinin marka haklarına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, men'ine, 10.000,00 TL manevi tazminatın ihlal tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL maddi tazminatın ihlal tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 04.08.2021 tarihli dilekçesi ile maddi tazminat talebini 15.000,00 TL olarak ıslah etmiştir.

II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; dava konusu ... ... Eğitim Kursu'nun davalı ...’e ait olduğunu, davalı ...’in dava konusu kurumla hiçbir bağının bulunmadığını, dava konusu ... ... Eğitim Kursu'nun davalı ... tarafından 16.12.2016 tarihinde ... ... ... adı ile kurulduğunu, 28.05.2018 tarihli Genel Kurul Kararı ile işletmenin adının "... ... ... Eğitim Kursu" olarak değiştirildiğini, davacının marka haklarını ihlalinn söz konusu olmadığını, müvekkilinin kullandığı ibarenin “... Sizsiniz” şeklinde ayrı okunuşlu olduğu gibi "..." şeklinde birlikte söylendiğinde oluşan iki farklı anlamının da eğitim faaliyetlerinde bulunan firmanın öğrencilerini şevklendirmesine yönelik olduğunu, reklam ve tabelalarda kullanımda “...” ve “Sizsiniz” kelimelerinin birbirinden ayrı ebatta yazılmasının amacının kelimelerin kullanımında oluşturduğu anlam farkı olduğunu, “...” ibaresinin yalnız 2018-2019 eğitim-öğretim döneminde kullandığını, davalının öğrenci sayısında artış yaşanmadığını, haksız kazanç sağlanmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı adına tescilli "..." esas unsurlu markaların eğitim ve öğretim faaliyetleri ile kitap basımı için 16. ve 41. sınıflarda tescilli oldukları, davalı ...'e ait olduğu tespit edilen ...'de faaliyet gösteren "... ... ..." isimli sınava hazırlık eğitimi veren işletmede kullanılan "..." ibaresinde "..." kelimesinin büyük harfle ve ön plana çıkartılarak yazıldığı, bu ibarenin iş yeri tabelasında, işletme adında, broşür gibi iş evrakında markasal olarak kullanıldığı, iş yerinin faaliyet alanına göre davacının markasının 16. ve 41. sınıfta tescilli olduğu mal ve hizmetler için kullanıldığı, davacının markalarının esas unsuru olan "..." kelimesine aynen yer verilmesi ve daha küçük harfle yazılan "sizsiniz" ibaresinin davalının kullandığı markayı davacının markalarından farklılaştırmaya yeterli bir ibare olmaması nedeniyle, markaların görsel, işitsel ve anlamsal olarak benzer oldukları, markaların hitap ettiği ortalama tüketici kitlesinin her iki işletme arasında bağlantı kurabilecekleri ve davalıya at işletmenin davacının bir şubesi olduğunu düşünebilecekleri, bu durumun davacının markalarından kaynaklanan haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiği, davacının maddi ve manevi tazminat talep edebileceği, her ne kadar davacının dosyaya sunduğu örnek lisans sözleşmelerine göre bilirkişi tarafından yıllık 15.000,00 TL lisans bedelinin davalıdan talep edilebileceğine dair hesap yapılmışsa da, davalının "..." işletme ad ile iş yerinin faaliyete geçtiği 27.06.2018 tarihinden davanın açıldığı 03.12.2018 tarihine kadar olan süreye göre hesaplama yapılacağı, bu sürenin yaklaşık 5,5 ay olduğu, davalının bu faaliyetinde zarar ettiği, ayrıca davacı tarafından sunulan örnek lisans sözleşmelerinde belirlenen lisans bedelinin marka kullanımının yanısıra basılı ürünlerin satışını da kapsadığı, bu nedenle davalının yalnızca marka kullanımıyla ilgili açılan bu davada davalının 15.000,00 TL lisans bedeli ödemesine hükmedilemeyeceği, maddi tazminatın kesin olarak belirlenmesi mümkün olmadığından, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 50 ve 51. maddelerine göre tazminatın belirlenmesi ve davacının cirosuna, davacıya ait markaların tescilli oldukları süreye, lisans sayısına, davalının kusur derecesine, markayı kullandığı süreye ve davalının etüt hizmetleri faaliyetinden elde ettiği gelire göre uygun bir tazminata hükmedilmesi gerektiği, buna göre 10.000,00 TL maddi ve 5.000,00 TL manevi tazminatın hakkaniyete uygun olacağı, davaya konu ... ...'nun resmî kayıtlara göre davalı ...'e ait olduğu, bu işletmeye ait sosyal medya hesabındaki bir telefon numarasının davalı ...'e ait olduğuna dair iddia dışında, bu davalının marka kullanımına ve bu iş yeriyle bağlantılı olduğuna dair delil elde edilemediği gerekçesiyle davalı ... yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalı ... yönünden kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm, davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamında iddia ve savunmaya, saptanan dava niteliğine ve toplanıp değerlendirilen delillere göre kararda gösterilen yasal ve yeterli gerekçeye dayalı kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti ile maddi ve manevi tazminat taleplerine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,23.06.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 45dec4721373509a 067bd9555dd9c579

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi – Haziran 2025 kararlarının tamamı