11. Hukuk Dairesi 2024/5650 E. , 2025/3597 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1052 Esas, 2024/1211 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/97 E., 2019/493 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin "..." asıl unsurlu tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalı Şirketin “ ...” ibareli başvurusuna anılan markalarına dayalı olarak yaptığı itirazının Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararı ile nihai olarak reddedildiğini, oysa müvekkilinin markalarının tanınmış olduğunu ve başvurunun bu markalarla karıştırılma ihtimali bulunacak düzeyde benzer olduğunu, tanınmışlığından haksız yararlanacağını, müvekkili şirketin "..." ve türevi markaları üzerinde müvekkilinin gerçek hak sahibi olduğunu, dava konusu başvurunun müvekkilinin seri markası olarak algılanacağını ileri sürerek YİDK kararın iptali ile dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP 1.Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 2.Diğer davalı davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvuru kapsamındaki 43. sınıftaki hizmetlerin, davacının itirazına mesnet markaları kapsamında da yer aldığı, ancak tarafların marka işaretleri arasında benzerlik bulunmadığı, başvurunun esas unsurunun bir bütün olarak “ ...” ibareleri olduğu, davacının markalarındaki gibi "..." ibaresinin ön plana çıkarılmadığı, dava konusu başvurunun ad-soyad olarak algılanacağı, başvuru markasının genel görünümü ve bütünüyle bıraktığı izlenimin de davacı markalarından oldukça farklı bulunduğu, ayrıca günlük hayatta ve ticaret alanında "..." ibaresinin orijinal-fantezi bir ibare olmadığı, herkesin kullanabileceği, zayıf nitelikte bir marka olduğu, tarafların markaları arasında iltibas koşullarının oluşmadığı, dosya içeriği itibari ile 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6/5 hükmünde yer alan şartlar gerçekleşmediği gibi taraf markaları arasında SMK’nın 6/1 hükmü anlamında karıştırılma tehlikesi olmadığından tanınmışlığın bu duruma bir etkisinin olmayacağı, dava konusu başvurunun kötüniyetli bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Davalı şirketin marka başvurusunda yer alan 43. sınıftaki hizmetlerin, davacının mesnet markaları kapsamındaki hizmetlerle aynı olduğu anlaşılmaktadır. O halde davacının "..." unsurlu markaları ile davalı şirketin " ..." ibareli marka başvurusu arasında benzerlik olup olmadığı bakımından bir değerlendirme yapmak gerekmektedir. Dairemizin 01.06.2023 tarihli, 2022/4023 E., 2023/3452 K. sayılı ilamında "..." ile "..." ibareli markalar arasında, 14.04.2025 tarihli, 2025/283 E., 2025/2409 K. sayılı ilamında "..." ile "..." ibareli markalar arasında, 17.02.2021 tarihli, 2020/1717 E., 2021/1314 K. sayılı ilamında "..." ile "..." ibareli markalar arasında benzerlik bulunduğu belirtilmiştir. Markaların karıştırılmasından söz edebilmek için dava konusu marka ile itiraza mesnet markalar arasında hedef tüketici kitlesi yönünden markaların görsel, işitsel ve kavramsal özellikleri dikkate alarak genel ve bütünsel açıdan benzerlik ihtimali olması, yine tescilli marka ile tescil olunmak istenen işaret arasında markayı taşıyan her iki ürünün işletmesel kökeninin aynı veya birbirleriyle bağlantılı işletmeler tarafından üretilmiş olabileceği noktasında bağlantı kurulması ihtimalinin bulunması gerekir. Somut olayda dava konusu marka başvurusunda "..." ibaresinin aynen yer aldığı, markada şekil unsuruna yer verilmediği, marka başvurusunun düz yazı olarak "... ..." şeklinde olduğu anlaşılmaktadır. O halde marka başvurusunda esas unsurun "..." ibaresi olduğu, "..." ibaresinin markaya ayırt edicilik özelliği katmadığı gözetildiğinde, markaların bütünsel olarak karşılaştırılmasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede benzerlik bulunduğunun, ilişkilendirme ihtimali olduğunun ve dava konusu marka başvurusunun davacı markasının serisi izlenimine neden olacağının kabul edilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373/1 hükmü uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 22.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! f502aa42bc3f0933 88f2f65577fadeda