11. Hukuk Dairesi 2025/1110 E. , 2025/3650 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/207 Esas, 2023/584 Karar HÜKÜM : Davanın kısmen kabulü İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar Davacı ... vekili, davalı ... İnşaat San. Tic. A.Ş. vekili, davalılar ..., ..., ... vekili, davalı ..., davalılar ... Prodüksiyon ve Tic. A.Ş., ... Online Bilişim Hizmetleri Ltd. Şti., ... Reklam Pazarlama ve Tic. Ltd. Şti. vekili, Maliye Bakanlığı vekili, TMSF vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR
I. ASIL ve BİRLEŞEN DAVA 1.Asıl davada davacılar vekili dava dilekçesinde; 12.05.2008 tarihli "Pay Satım ve Devir Sözleşmesi" ile müvekkillerinin sahip olduğu şirketlerdeki tüm paylarını şirketin mal ve haklarıyla birlikte davalılara satıp teslim ettiklerini, sözleşmenin 7.1. maddesi gereğince bir kısım ekipmanın sözleşme kapsamı dışında tutulduğunu, davalı tarafın sözleşme kapsamı dışında tutulan ekipmanları müvekkillerine teslim etmediğini ileri sürerek, sözleşme kapsamı dışında tutulan menkullerin müvekkillerine teslimine, bunun mümkün olmaması halinde rayiç bedellerinin yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiş; daha sonra sunduğu ıslah dilekçesiyle 100.000,00 USD olarak gösterdiği harca esas değeri 2.240.000 USD'ye ıslah edip, anılan ekipmanların teslimini artık istemediklerini belirterek sadece bedelinin tahsilini talep etmiştir. 2.Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin işlettiği, Kanal ... adlı TV kanalın yayınının davalı şirketçe, sözleşmeye aykırı şekilde, haksız ve mesnetsiz olarak kesilmesi sebebiyle uğranılan maddi zararın tazmini gerektiğini ileri sürerek şimdilik 100.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalı şirketten tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. ASIL ve BİRLEŞEN DAVAYA CEVAP 1.Asıl davada davalılar vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasında 12.05.2008 tarihli sözleşmede adları yazılı şirketlerin davacılara ait paylarının tüm hak, alacak ve mal varlığının yönetim hak ve yetkisiyle birlikte müvekkillerince satın alındığını, sözleşme gereği tüm edimlerin yerine getirildiğini, sözleşme hükümleri dikkate alındığında davacıların ileri sürdüğü sözleşmenin 7.1. maddesindeki ekipmanların da devir bedelinin içinde olduğunu, bunun aksine bir yükümlülüklerinin olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. 2. Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI Mahkemece bozma ilamına uyularak tüm dosya kapsamına göre, birleşen dava yönünden bozma öncesi verilen karar aleyhinde yasa yoluna başvurulmamakla kararın kesinleştiği ve yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerektiği, asıl davada davacılar ..., ..., ... ve ...'nun davalarının 04.07.2011 tarihli feragat dilekçeleri gözetilerek feragat nedeniyle reddinin gerektiği, diğer davacı ...'ın davasına gelindiğinde, davacıların çatı şirketi olan davalı ... TV'deki paylarını, davalı gerçek kişiler ile ... İnşaat'a 12.05.2008 tarihli "Pay Satım ve Devir Sözleşmesi" ile devrettikleri her iki tarafın kabulünde olup; anılan sözleşmenin 7.1.maddesi ile sözleşmenin ekinde yer alan listedeki ekipmanlar dışında ... uydu TV kanalının yayın yapabilmesi için gerekli olan bir kısım ekipmanların bu sözleşmenin kapsamı dışında tutulduğu, yine dosyada örneği olan ve tarafların kabulünde bulunan 04.07.2008 tarihli "Teknik Ekipman Teslim ve Tesellüm Tutanağında" ... adlı uydu TV kanalının yayın yapabilmesi için gerekli olan TV yayın teknik ekipmanlarının bilahare devir ve teslim edileceğinin tutanağa bağlandığı dikkate alındığında, taraflar arasındaki 12.05.2008 tarihli "Pay Satım ve Devir Sözleşmesi" kapsamı dışında tutulan ... adlı uydu TV kanalının yayın yapabilmesi için gerekli olan ekipmanların payları satın alan davalı tarafça, payları satan davacı tarafa teslimi gerekmesine rağmen teslimin gerçekleşmediği, 04.07.2008 tarihli tutanak içeriğindeki teknik ekipmanların bu kapsamda olmadığı gibi sözleşmede teslimi taahhüt edilen ekipmanların bilahare devir ve teslim edebileceğinin de belirtildiği, asıl davadaki davacıların talebinin de teslim edilmediği anlaşılan teknik ekipmanların bedelleri istemine ilişkin olduğu; gerek (Kapatılan) Şişli 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/204 D.iş sayılı dosyasında aldırılan 11.09.2008 tarihli bilirkişi kurulu raporu, gerekse Mahkemelerince aldırılan 06.05.2013 tarihli kök ve 07.01.2014, 14.05.2014 tarihli ek raporlara göre teslimi gerekmesine rağmen teslim edilmediği anlaşılan teknik ekipmanların rayiç değerlerinin 2.510.000,00 USD olduklarının belirlendiği, yine Mahkemelerince alınan Yard. Doç. Dr. ... tarafından düzenlenen bilirkişi raporuna göre sözkonusu ekipmanların rayiç değerlerinin 2.240.000,00 USD olduğunun belirlendiği, devir konusu şirketlerdeki paylarını devreden davacıların devrettikleri şirketteki payları oranında talepte bulunabilecekleri, bu doğrultuda davacı ... vekilinin dosyaya sunmuş olduğu 12.06.2023 tarihli dilekçe ekindeki belgelere göre adı geçen davacının devre konu şirketlerdeki pay oranının %99,96 olduğu ve anılan davacı adına verilen ıslah dilekçesi de gözetildiğinde payı üzerinden hesaplanan teknik ekipman bedelinin 2.239.104,00 USD olduğu, öte yandan davalılardan ... vekili tarafından yargılama aşamalarında, payları devre konu şirkette adı geçen yönünden hiçbir zaman ortaklık sıfatı kazanılmadığı ileri sürülerek sorumluluklarının bulunmadığı savunulmuş ise de adı geçen davalının taraflar arasındaki sözleşmenin tarafı olduğu anlaşılmakla bu yöndeki savunmasına itibar edilmediği gerekçesiyle davacılar ..., ..., ... ve ... tarafından açılan asıl davanın feragat nedeniyle reddine; davacı ... tarafından açılan asıl davanın kısmen kabulü ile toplam 2.239.104,00 USD'nin dava tarihi olan 27.03.2009 tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasanın 4/a maddesi uyarınca uygulanacak faizi ile birlikte asıl davadaki davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak adı geçen davacıya ödenmesine, asıl davada adı geçen davacının fazlaya ilişkin isteminin reddine, birleşen İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2009/385 E. sayılı dava dosyası hakkında verilen 31.05.2018 tarihli karara yönelik herhangi bir yasa yolu başvurusunda bulunulmadığından ve söz konusu karar kesinleştiğinden bu dava hakkında yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm, asıl davada davalı ... ve diğer davalılar vekilleri ile birlikte Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu ve Maliye Hazinesi vekillerince temyiz edilmiş; davalılardan ...'in temyiz aşamasındaki adli yardım talebinin Dairemizce reddedilmesi üzerine çıkarılan muhtıranın gereğinin süresinde yerine getirilerek temyiz harç ve masraflarının yatırılmadığı gerekçesiyle Mahkemece 16.10.2024 tarihli ek kararla adı geçen davalının temyiz başvurusu yapmamış sayılmasına karar verilmiş, bu ek karar da davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
IV. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık asıl davada; davacıların davalı ... TV, ... Online, ... Reklam ve ... Prodüksiyon şirketlerindeki paylarının davalı gerçek kişiler ve ... İnşaat'a satımı konusunda 12.05.2008 tarihinde imzalanan "Pay Satım ve Devir Sözleşmesi"nin 7.1.maddesi gereği davacılar uhdesinde bırakılan bir kısım teçhizat olup olmadığı, varsa davacılara teslim edilip edilmediği ve eğer teslim edilmemişse bedellerinin tahsilinin gerekip gerekmediği noktasında olup; birleşen dava ise davalının, davacı şirketin işlettiği TV kanalının yayınını haksız ve hukuka aykırı şekilde kesip kesmediği ve kesmişse oluştuğu iddia edilen zararın tazmini istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. Mahkemece her ne kadar, 16.10.2024 tarihli ek kararla davalı ...'in kendisine çıkarılan ihtarın gereğini yerine getirmediği gerekçesiyle temyiz başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verilmişse de, anılan davalının esasa ilişkin temyiz dilekçesini sunarken adli yardım isteminin yanında maktu temyiz harcını da 01.08.2023 tarihinde yatırmış olduğu anlaşılmakla muhtıraya rağmen eksik harçların tamamlanmadığından bahisle temyiz başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verilmesi doğru görülmemiş ve bu husustaki ek kararın kaldırılarak anılan davalı yönünden de temyiz incelenmesine geçilmiştir. 2.Dosyadaki yazılara, İlk Derece Mahkemesince 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373/4 hükmü uyarınca uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve sadece kayyım olarak görev alan TMSF'nin karar başlığında davalı ... Online Şirketini devralan olarak gösterilmesi hükmolunan bedelden sorumlu tutulması sonucunu doğurabilecek ise de bu yanlışlığın basit yazım hatasına dayalı olup mahallinde her zaman düzeltilebilecek olmasına göre TMSF vekilinin tüm, davalı ... vekilinin aşağıdaki (6) numaralı bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 3. Davacı ... 07.03.2017 tarihli duruşmada davalılardan ... dışındaki tüm davalılar hakkındaki davayı takip etmediğini belirtmiş, diğer davalı ... vekili ise takip eden duruşmada davayı takip ettiklerini beyan etmiştir. Anılan beyanlar karşısında Mahkemece 07.03.2017 tarihli duruşmada alınan 3 numaralı ara kararla ...'ın ... ve ... hariç diğer davalılara yönelik davasının HMK'nın 150. maddesi gereği işlemden kaldırılmasına karar verilmiştir. HMK'nın 150/5 hükmünde işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde yenilenmeyen davaların, sürenin dolduğu gün itibarıyla açılmamış sayılacağı ve mahkemece kendiliğinden karar verilerek kaydın kapatılacağı düzenlenmiştir. Şu halde Mahkemece bir kısım davalılar hakkındaki davanın işlemden kalktığı tarih ve bozma öncesinde davacı ... dışındaki diğer davacıların davalarından feragat ettikleri de dikkate alındığında, (4) numaralı bentte yapılan açıklamalar nedeniyle ... TV hariç olmak üzere, davacı ... tarafından hakkındaki dava takip edilmeyen gerçek kişi davalılar ile ... Online ve ... Prodüksiyon Şirketlerine yönelik davaların takipsiz bırakıldığı ve üç aydan uzun süre takipsiz bırakılan davada verilecek hükmün ancak üç ayın bittiği gün itibarıyla davanın açılmamış sayılmasına ilişkin tespit mahiyetinde olacağı gözetilerek, 07.03.2017 tarihinde davalı gerçek kişiler ile ... Online ve ... Prodüksiyon Şirketleri hakkında işlemden kaldırılan davacı ...'ın davasının HMK'nın 150/5 hükmü gereği 07.10.2017 tarihi itibariyle açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekirken davaya devam olunup esas hakkında hüküm tesis edilmesi doğru olmamış ve bozmayı gerektirmiştir. 4.Davalılardan ... TV'ye bağlı Kanaltürk isimli televizyon ve radyo kanalı daha sonra 6755 sayılı Kanunla kanunlaşan 668 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınması Gereken Tedbirler İle Bazı Kurum ve Kuruluşlara Dair Düzenleme Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname kapsamında kapatılmış, yine 7091 sayılı Kanunla kanunlaşan 670 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınması Gereken Tedbirler Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 5/3 hükmünde ise kapatılan kurum, kuruluş, özel radyo ve televizyonlar, gazete, dergi, yayınevi ve dağıtım kanallarının bağlı oldukları şirketlerin faaliyetleri sonlandırılarak ticari sicil kayıtlarının re'sen terkin edilecekleri düzenlemesine istinaden davalı Şirketin ticaret sicil kaydı 24.08.2016 tarihinde re'sen terkin edilmiştir. Bununla birlikte 7082 sayılı Kanunla kanunlaşan 675 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 16/1 hükmünde ise 20.07.2016 tarihli ve 2016/9064 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla ülke genelinde ilan edilen olağanüstü hal kapsamında yürürlüğe konulan kanun hükmünde kararnameler gereğince kapatılan kurum, kuruluş, özel radyo ve televizyonlar, gazete, dergi, yayınevi ve dağıtım kanalları ile bunların sahibi gerçek veya tüzel kişiler aleyhine 17.08.2016 tarihinden önce açılan davalar ile bu kapsamda Hazine ile Vakıflar Genel Müdürlüğüne husumet yöneltilen davalarda mahkemelerce, 15.08.2016 tarihli ve 670 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınması Gereken Tedbirler Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 5. maddesi uyarınca dava şartı yokluğu nedeniyle red kararı verileceği, bu kararların duruşma günü beklenmeksizin dosya üzerinden kesin olarak verilerek davacılara resen tebliğ edileceği düzenlenmiştir. Bu doğrultuda Mahkemece, davalı ... TV hakkındaki davanın 675 sayılı KHK'nın yürürlük tarihi olan 29.09.2016 tarihi itibariyle dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddi gerekirken bu husus gözetilmeden davaya devam olunarak esas hakkında karar verilmesi doğru olmamış ve bozmayı gerektirmiştir. 5. Aleyhinde açılıp davacı ... tarafından takipsiz bırakılan davayı takip eden davalı ...'un temyiz itirazlarına gelince, davalı gerçek kişiler ve ...'nin devralanı, davacıların ise devredeni olduğu 12.05.2008 tarihli Pay Satım ve Devir Sözleşmesine hisselerinin konu edildiği anlaşılan ... Şirketinin dava konusu teçhizatların tesliminden sorumlu tutulamayacağı, dava konusu edilen teçhizatların teslimi yükümlülüğünün alıcılara yüklenmiş olduğu gözetilerek anılan davalı hakkındaki davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddi yerine kabulü doğru olmamış ve bozmayı gerektirmiştir. 6. Satıcı davacılar ile alıcı davalı gerçek kişiler ve ... arasında imzalanan Pay Satım ve Devir Sözleşmesinin tanımlar kısmında "teknik ekipman", ... Şirketinin (... TV) yayın lisansına sahip olduğu TV kanalıyla radyo kanalı ve internet sitesinin yayınlarını sürdürebilmesi için şirketlerin sahip olduğu ve ekdeki demirbaş listesinde ve şirketlerin envanterinde sayılan her türlü ekipman, sistem ve cihaz olarak tanımlanmış; aynı Sözleşmenin 7.1 maddesinde ise devir bedelinin şirketlerin yayıncısı olduğu yayın organlarının, ... adlı uydu TV kanalının yayın yapabilmesi için gerekli olan ve ekli listede belirtilen ekipman listesinde belirtilenler hariç, tüm ekipmanları kapsayacağı düzenlenmiş, eş anlatımla ... adlı uydu TV kanalının yayın yapabilmesi için gerekli olan ve ekli listede belirtilen ekipmanlar devir harici tutulmuştur. Dosya muhteviyatında, sunulan sözleşmenin eki olduğu anlaşılan bir liste yer almamakla birlikte, devir işlemi sonrasında devir dışı tutulduğu devralanlarca da kabul edilen bir kısım teçhizatın iadesinin tutanaklarla davacıya tesliminin yapıldığı da anlaşılmaktadır. Öte yandan Mahkemece alınan 07.01.2014 ve 14.05.2014 tarihli bilirkişi heyeti ek raporlarında uydu frekansının ekipman olarak değerlendirilemeyeceği belirtilmişse de, hükme esas alınan bilirkişi raporunda 11.09.2008 tarihli 2008/204 D.İş tespit raporunu düzenleyen bilirkişilerin tespiti gözetilerek uydu frekansının da yayın için asgari ekipmanlardan biri olduğu kabulüyle hesaplama yapılmış ve Mahkemece bu bedele hükmedilmiştir. Şu halde Mahkemece, Pay Satım ve Devir Sözleşmesi hükümleri kapsamında uydu frekansının devir haricinde tutulan teknik ekipman kapsamında sayılıp sayılmayacağı hususu ile sözleşmeye ek olarak düzenlendiği anlaşılan bir liste sunulamadığından, yayın yapılması için gerekli olmakla birlikte devir haricinde tutulup da davacıya teslim edilmeyen ekipmanların şüphe ve tereddüte yer vermeyecek şekilde rayiçleriyle birlikte alanında uzman bilirkişi heyeti vasıtasıyla denetime elverişli şekilde ortaya konulması ve hasıl olacak sonuç kapsamında yapılacak değerlendirmeyle bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve değerlendirme sonucunda hüküm tesisi doğru olmamış ve bozmayı gerektirmiştir. 7. Bozma sebep ve şekline göre, (3) numaralı bentteki nedenle mümeyyiz davalı gerçek kişiler ile ... Online ve ... Prodüksiyon Şirketlerinin tüm, (4) numaralı bentteki nedenle Hazine ve Maliye Bakanlığı'nın diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar verilmiştir.
V. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ...'in temyiz başvurusunun yapılmamış sayılmasına dair 16.10.2024 tarihli ek kararın KALDIRILMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle TMSF vekilinin tüm, davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle re'sen, (4) numaralı bentte açıklanan nedenlerle Hazine ve Maliye Bakanlığı vekilinin, (5) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin ve (6) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen kararın BOZULMASINA, (7) numaralı bentte açıklanan nedenlerle Hazine ve Maliye Bakanlığı vekilinin diğer, mümeyyiz davalı gerçek kişiler ile ... Online ve ... Prodüksiyon vekillerinin tüm temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istekleri halinde ilgililere iadesine, 22.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.