11. Hukuk Dairesi 2024/4335 E. , 2025/2685 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde;"..." ibareli markanın 06. ve 16. sınıflarda, 2000/00539 sayı ile müvekkili adına tescilli olduğunu, davalının 30. sınıfta "... *..." ibareli 2013/29449 sayılı ve 11. sınıfta "..." ibareli 2017/02593 sayılı markaları adına tescil ettirdiğini, davalının markaları ile müvekkilinin markaları arasında iltibasa mahal verecek şekilde benzerlik bulunduğunu ileri sürerek davalı adına kayıtlı markaların hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının kendisine ait markaları kullanmadığını, müvekkilinin kullanımına da sessiz kaldığını, davanın süresinde açılmadığını, tarafların markalarının farklı sınıflarda yer alan mal ve hizmetlere ilişkin olduğunu, hükümsüzlük koşullarının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının "..." ibareli 06. ve 16. sınıflarda, 2000/00539 sayılı markası ile davalının 30. sınıfta "... *..." ibareli 2013/29449 sayılı, 11. sınıfta da "..." ibareli 2017/02593 sayılı markaların kapsadığı emtialar ile dahil oldukları sınıflar farklı olduğundan taraf markaları arasında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi'nin 2021/1096 E. 2021/1404 K. sayılı kararı ile yetkili mahkemenin kesinlik kazanmış olması sebebi ile davacı vekilinin yetkiye yönelik istinaf talebinin yerinde görülmediği, 30.05.2022 tarihli bilirkişi raporunun denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, ilgili raporda 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 5. ve 6. maddesinde tanımlanan mutlak ret ve nispi ret sebeplerinin ayrı ayrı değerlendirildiği, verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu, davalı şirket vekilince kararın sadece vekâlet ücreti yönünden istinaf edildiği, kararda davalı yararına 9.200,00 TL vekâlet ücretine hükmedildiği, talep edilen vekâlet ücretinin 15.000,00 TL olduğu, aradaki farkın 2023 yılı için belirlenen kesinlik sınırının altında kaldığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun ise usulden reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, davalı markaların hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizliğin olmadığının ve hükümsüzlüğü talep edilen markalardan 2013/29449 numaralı markanın 17.03.2014 tarihinde tescil edildiğinin, dava ise 09.03.2020 tarihinde açıldığından bu marka yönünden davacının uzun süre sessiz kaldığının anlaşılmış olmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 22.04.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi