11. Hukuk Dairesi 2024/3913 E. , 2025/2695 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi Bölge Adliye Mahkemesi kararı birleşen davada davacı vekili ile birleşen davada davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR
I. DAVA 1. Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; müvekkilinin 2016/... sayılı “...” ibareli markanın sahibi olduğunu, “...” markasının, müvekkil ...'nın ortağı olduğu ve rızası ile “... Estetik Diş Kliniğinde” kullanıldığını, fakat markanın davalı şirket tarafından yasa dışı olarak şirket ve işyeri unvanında kullanıldığının tespit edildiğini, davalı şirketin müvekkili adına kayıtlı markayı kullanmasının müvekkilini zarara uğrattığını, diş hekimi olan müvekkili ve davalının, "..." ibaresini diş kliniği hizmetinde kullanımından dolayı iltibas oluştuğunu ve müvekkili aleyhine haksız rekabet yarattığını, müvekkilinin markası ve işletmesinin davalı şirketin işletmesi ile karıştırıldığını ileri sürerek davalının davacıya ait ... ibareli markadan doğan haklarına tecavüzün tespiti, refi, men'ine, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00 TL maddi tazminat ile 10.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. 2. Davacı vekili birleşen dosyasının dava dilekçesinde; asıl davadaki beyanlarını ileri sürerek davalının marka hakkına tecavüzünün tespiti, refi, men'ine, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00 TL maddi tazminat ile 10.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP 1. Davalı vekili asıl davaya cevap dilekçesinde; müvekkilinin ... olan ticaret unvanını 05.08.2015 tarihinde ... Ticaret Sicil Müdürlüğünde tescil ve ilan ettirdiğini, davacının ise dava konusu unvanı yaklaşık bir yıl sonra tescilini sağladığını, davacının Konya ilinde, müvekkilinin ise Amasya ili ... ilçesinde faaliyet gösterdiğini savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Davalı vekili birleşen dosyada davaya cevap dilekçesinde; tarafların farklı alanlarda iştigal ettiğini, müvekkili şirketin herhangi bir kötüniyetinin olmadığını, davacının marka hakkını 2016 yılında tescil ettirse de 2018 Haziran ayına kadar bu markayla ilgili herhangi bir faaliyet yapmadığını, müvekkili şirketin ise 17.01.2018 tarihinde İzmir'de kurulduğunu, bu isim altında diş ... laboratuvarı işlettiğini, davacının ise diş hekimi olarak marka tescili aldığını, ... Ağız ve Diş Sağlığı Polikliniği adını kullandığını, müvekkili şirketin isminin ise ... Ağız ve Diş Sağlığı Polikliniği San. ve Tic. Ltd. Şti. olduğunu, isim ve unvanların aynı olmadığını, yapılan iş niteliği, bölge farkı ve yazım farkları nedeniyle herhangi bir iktibas veya iltibas bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, alınan raporların birbiriyle uyumlu, denetime açık, gerekçesi ve sonucu itibariyle dosya kapsamına uygun oldukları, asıl davada davalının eyleminin marka hakkına tecavüz oluşturmadığı, birleşen davada ise davalının eyleminin marka hakkına tecavüz oluşturduğu, bu davada 4.708,08 TL'lik tazminatın uygun olacağının hesaplandığı ve raporun denetime elverişli olduğu, birleşen dosya yönünden manevî tazminat miktarının 5.000,00 TL olarak saptandığı gerekçesiyle asıl davanın reddine, birleşen davanın kısmen kabulüne, davalının davacı adına tescilli 2016/... tescil numaralı marka hakkına tecavüz ettiğinin tespitine, tecavüzün ref'ine ve men 'ine, davacının maddi tazminat talebinin kabulü ile, 4.708,08 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile, 5.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hüküm asıl ve birleşen davada davacı vekili ve birleşen davada davalı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle tarafların istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, hüküm, birleşen davada davacı vekili ve birleşen davada davalı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Asıl ve birleşen dava, markaya tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, meni, refi ve maddi manevi tazminat istemlerine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1.Birleşen davada davacı vekilinin temyizi yönünden; miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352/1-(b) hükmü uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Dosya içeriğine göre birleşen dava bakımından reddedilen ve davacı tarafça temyize konu edilen toplam miktar 5,000,00 TL olup Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL’nin altında kalmaktadır. 2.Birleşen davada davalı vekilinin temyizi yönünden; yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarda (1) numaralı bentte açıklanan açıklanan nedenlerle birleşen davada davacı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan açıklanan nedenlerle birleşen davada davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden birleşen davada davalıya yükletilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde birleşen davada davacıya iadesine, 22.04.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 47855153126ebd53 34ec65bc2d601e87