Yargıtay Kararları › Yargıtay 11. Hukuk Dairesi › Nisan 2025 › 2024/4245 E., 2025/2699 K.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2024/4245 E., 2025/2699 K. (22.04.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/4245
Karar No
2025/2699
Karar Tarihi
22.04.2025
Konu
Tazminat

11. Hukuk Dairesi 2024/4245 E. , 2025/2699 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/681 Esas, 2024/874 Karar HÜKÜM : Davanın reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/232 E., 2020/180 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkiline ait “...” isimli eserin, müvekkilinin muvafakati alınmaksızın davalı ... tarafından, diğer davalı şirketin “... ...” isimli yapımında kullanıldığını, müvekkiline ait eserin kullanımıyla ilgili her iki davalının da hiçbir şekilde müvekkili ile görüşmediğini ve eserin kullanımı ile ilgili herhangi bir onay veya muvafakatname talep etmediklerini, davalı şirketin dayandığı 09.07.2001 tarihli izin belgesinin sahte olduğunu, davalıların bu eylemlerinin müvekkili haklarına tecavüz teşkil ettiğini ileri sürerek 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun (FSEK) 68. maddesi ve 70. maddesi uyarınca, tecavüzün ref’ini, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak, 15.000,00 TL’nin üç kat fazlasının, ihlal tarihinden itibaren hesaplanacak reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, ıslah dilekçesiyle FSEK'in 68. maddesi uyarınca 2.000,00 TL'nin 3 katı maddi tazminat, 9.000,00 TL manevi tazminat olmak üzere toplamda 15.000,00 TL'nin ihlal tarihinden itibaren hesaplanacak reeskont faiziyle beraber davalılardan müştereken müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı süresinin dolduğunu, davacının izninin olmadığı iddiasının gerçeği yansıtmadığını, müvekkiline verilen muvafakatnamenin davacının kendi imzasını taşıdığını, kendi bilgisi dışında verildiği iddiasının tamamen gerçek dışı olduğunu, zira o dönemde esere ilişkin telif ücretlerinin müvekkili tarafından ... Musiki Eseri Sahipleri Meslek Birliği'ne (...) davacı adına yatırıldığını ve telif ücretlerinin davacı tarafından tahsil edildiğini, talep edilen bedelin fahiş olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Davalı ... cevap dilekçesi sunmamıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, tecavüz devam ettiği sürece zamanaşımının işlemeyeceği, zamanaşımı süresinin dolmadığı, öte yandan davacının dava dilekçesine eklediği “...” isimli internet sitesinde “...” isimli şarkının paylaşıldığının da sabit olduğu, davalıların davacıdan izin aldıklarına dair belge sunmadıkları, izin belgesindeki yazının sahteliği incelemesinde yazı ve imzanın davacıya ait olmadığının saptandığı, davacı ile yapılan geçerli bir sözleşme ve ödemenin davalılarca ispat edilmediği, internet ortamında paylaşım yapma rayiç bedelinin 1.000,00 TL, farazi sözleşme bedelinin ise 3 katının 3.000,00 TL olduğu, 3 kat tazminata hükmedildiği, tazminata karar verilen hallerde ref'e karar verilemeyeceği, davacının imzası taklit edilerek icazeti varmış gibi eser işletme belgesi alınması halinin dahi başlı başına kişiye elem ve üzüntü vereceği, eserin hangi albümde hangi mecrada yayınlanacağını tayin hakkının bizatihi eser sahibine tanındığı, davalılarca manevi hakların ihlal şekli gözetilerek 3.000,00 TL manevi tazminat takdir edildiği gerekçesiyle FSEK'in 68. maddesine göre hesaplanan 1.000,00 TL'nin 3 katı olan 3.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren hesaplanacak reeskont faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, mahkemece hükmedilen tazminat nedeniyle taraflar arasında farazi sözleşme ilişkisi kurulduğundan ref isteminin reddine, 3.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren hesaplanacak reeskont faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya dair istemin reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili ve davalı şirket vekilince istinaf edilmiştir.

IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, mevcut delillere göre, “...” isimli dijital platformda paylaşımın davalılar tarafından gerçekleştirildiğine dair dosyada delil bulunmadığı, davacının ıslah dilekçesi incelendiğinde taleplerinin FSEK'in 68. maddesine dayandırdığı, ...'ın 03.01.2017 tarihli yazısı gereği, ödemenin 2001 yılında yapıldığı ve dava tarihine kadar herhangi bir hak talebinde bulunulmadığı, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 2. maddesine göre bu süreden sonra ref talebinde bulunmanın da hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğu gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun reddine, davalı şirketin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, davanın reddine karar verilmiş, karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, davacının “...” isimli eserinin, muvafakat alınmaksızın davalı ... tarafından, diğer davalı şirketin “... ...” isimli yapımında kullanılmasına dayalı tecavüzün ref’i ile FSEK'in 68. maddesi kapsamında maddi tazminat istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 22.04.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi – Nisan 2025 kararlarının tamamı