Yargıtay Kararları › Yargıtay 11. Hukuk Dairesi › Nisan 2025 › 2024/2560 E., 2025/2754 K.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2024/2560 E., 2025/2754 K. (22.04.2025)

Mahkeme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/2560
Karar No
2025/2754
Karar Tarihi
22.04.2025

11. Hukuk Dairesi 2024/2560 E. , 2025/2754 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1427 Esas, 2024/255 Karar HÜKÜM : Kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/181 E., 2023/484 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 22.04.2025 günü hazır bulunan davacı ... vekili Av. ..., Av. ..., Av. ... ile diğer davalılar vekili Av. ..., davalı ... vekili Av. ..., davalılar ..., ..., ..., ... vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü. KARAR

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; Milletlerarası Ticaret Odası nezdinde Paris Fransa'da gerçekleşen tahkim yargılaması neticesinde verilen 20548/.../... numaralı ve 8 Ocak 2018 tarihli kararın ve 3 Mayıs 2018 tarihli Zeyilname'nin tanınmasına ve tenfizine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalılar vekilileri cevap dilekçelerinde özetle; tahkim kararının tenfizinin Türk kamu düzenine aykırı olduğunu, karara esas alınan bilirkişi raporunu hazırlayan kişi ve yine karara esas alınan tanık hakkında ceza soruşturma ve kovuşturmalarının devam ettiğini, bu süreçlerin bekletici mesele yapılması gerektiğini savunarak ayrı ayrı davanın reddini istemişlerdir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hakem heyeti dosyası kapsamında ... raporunu hazırlayan ...'ın gerçek dışı rapor düzenlediğini, tahkim yargılamasında vakıalar hakkında beyanda bulunan ...'ın ise yalan beyanda bulunduğunu itiraf ettiği, Ankara 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/303 E., 2021/362 K. sayılı dosyasında, sanık ...'ın özel belgede sahtecilik suçundan mahkumiyetine karar verildiği, anılı kararın kesinleştiği, sanıkla aynı fikir ve eylem birliği içerisinde hareket eden şirket yetkilileri hakkında aynı suç kapsamında gereğinin takdir ve ifası için suç duyurusunda bulunulmasına karar verildiği, Ankara 13. Asliye Ceza Mahkemesi'nce verilen kararın dayanağını ise Turchrome tarafından ...'dan yazması istenen ... raporunun oluşturduğu, bu itibarla hakem kararı ile Ankara 13. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 18.05.2021 tarihli kararının çeliştiği, hakem heyetinin yetkisi bulunduğu halde ve ...'ın yalan beyanda bulunduğunu bildirmesine rağmen çelişkileri giderir rapor aldırmadığı, keşif yapmadığı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 375/1-e maddesinde ifadesi karara esas alınan tanığın karardan sonra yalan tanıklık yaptığının sabit olması halinin yargılamanın iadesi sebebi olarak sayıldığı, yabancı hakem kararının, Türk mahkemesince verilen bir kararla çelişmesi veya yargılamanın yenilenmesi sebeplerinden birinin varlığının yabancı hakem kararının tenfizine engel bir durum teşkil ettiği, Türk mahkemesi tarafından verilen bir hükümle çelişen yabancı hakem kararının ... Konvansiyonu'nun V/1-b ve V 2-b uyarınca Türk kamu düzenine açıkça aykırı olmasının yanı sıra MÖHUK 'un 54/1-c maddesi uyarınca yabancı hakem kararının yerine getirilmesine engel bir durum teşkil ettiği, aynı somut olay ve hukuksal durumda açılan davalarda birbiriyle çelişen sonuçlara ulaşılmasının hukuk devleti ilkesinin unsurlarından olan hukuki belirlilik ve öngörülebilirlik ilkelerine ters düşeceği, dolayısıyla aynı somut olay için farklı sonuçlara ulaşılmasının Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan hakkaniyete uygun yargılanma hakkının ihlâl edilmesi sonucunu doğuracağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesince, hakem heyeti kararının tek başına ... raporuna dayanılarak verilmediği, ... ve ... firmaları tarafından düzenlenen raporlar ve diğer delillerin de karara esas alındığı, hakem heyeti yargılaması aşamasında Turchrome tarafından üç ayrı maden danışmanlık firmasından alınan (..., ...) maden sahasının kapasitesine ilişkin teknik uzman raporunun dosyaya sunulduğu, Türkiye'deki ceza soruşturmalarına konu olan tüm iddiaların hakem heyeti önünde tartışıldığı ve bir kanaate varılarak hüküm tesis edildiği, aynı iddiaların Paris Temyiz Mahkemesinde de istinaf sebebi olarak ileri sürüldüğü, istinaf mahkemesince de bu hususların hakem heyeti kararında değerlendirildiği belirlenerek hakem heyeti kararının iptali isteminin reddedildiği, bu durumda Türkiye'de yapılan şikayet üzerine verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin ceza yargılaması kararının niteliği, deneme süresince suç işlenmemesi halinde verilen kararın hukuk dünyasında hiçbir etki doğurmayacak olması, deneme süresinde suç işlenmesi halinde açıklanan hükmün istinafı/temyizi üzerine kaldırılması/bozulması ihtimalinde ... kararının mahkumiyet hükmü gibi kabul edilerek ve bu karara dayanılarak verilecek tenfize ilişkin hukuk mahkemesi kararının yargılamanın iadesine konu olacak olması gibi hususlar birlikte değerlendirildiğinde sonuca etkisinin olmadığı, ...'ın önce rapor hazırlayıp, raporunda ayrıntılı teknik verileri açıkladıktan sonra Türkiye'deki ceza ve infaz mevzuatı gereği etkili bir cezası ve müeyyidesi bulunmayan ceza soruşturmasında tahkim aşamasında kendi hazırladığı ve imzaladığı raporun sahte olduğunu, bunun için davacı taraftan para aldığını beyan ettiği, sahte rapor hazırlamak için aldığı parayı dahi ispat edemediği, kendi düzenlediği raporuyla tamamen çelişkili beyanlarda bulunan, ceza yargılamasındaki beyanlarında ise tahkim aşamasındaki vurgulu beyanlarının aksine yuvarlak beyanlarda bulunan, bu haliyle bir ifadesinin diğerine üstün tutulma imkânı bulunmayan bu kişinin beyanlarına itibar edilerek tarafların özgür iradeleriyle yargılama yetkisi verdikleri hakem kararının kamu düzenine aykırı olduğunu kabul etme imkânı bulunmadığı, tenfizi talep edilen hakem kararından sonra yorumlama talebinde bulunulması üzerine hakem heyetince düzenlenen zeyilnamede kararın davalıların sözleşmeye dayalı kapasite güvencesini ihlal etmesi nedeniyle verildiği ve bu kararın verilmesinde ...'ın beyanının herhangi bir etkisinin bulunmadığının açıklandığı, bu şahıs hakkında verilmiş bir mahkumiyet kararı bulunmamasına göre bahsi geçen ceza yargılamasının tahkime ilişkin kararın kamu düzenine aykırılığı sonucunu doğuracak bir etkiye sahip olmadığı, sonuç olarak tahkim yargılamasında inceleme konusu yapılıp kesinleşen bir hususun Türkiye'deki ceza mahkemesinde verilen ... kararı ile çeliştiğini söyleme imkânı bulunmadığı, aksinin kabulü halinde tenfiz istenen ülkede yapılacak yeni bir başvuru ile alınacak karar gerekçe gösterilerek irade serbestisi ile imzalanan sözleşmelerdeki tahkim şartının etkisiz kılınmasının yolunın açılmış olacağı gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm, davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, yabancı mahkeme kararının tenfizi talebine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına ve davalılar vekilleri tarafından temyiz itirazı olarak ileri sürülen ... raporunu hazırlayan ... ve Hakem Heyetine tanık olarak ifade veren ... hakkındaki ceza soruşturmalarının ve kovuşturmalarının Hakem Heyeti yargılaması sırasında ve Paris Temyiz Mahkemesi'nde davalılar tarafından ileri sürülmüş ve anılan itirazların Hakem Heyeti ve Paris Temyiz Mahkemesince tartışılmış ve değerlendirilmiş olmasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalılar vekillerinin tüm temyiz itirazlarının ayrı ayrı reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 28.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 22.04.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi – Nisan 2025 kararlarının tamamı