10. Hukuk Dairesi 2025/7124 E. , 2025/12365 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2563 E., 2025/299 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 27. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/227 E., 2023/259 K. Taraflar arasındaki ödeme emri iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı Kurum vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; bahse konu ödeme emirlerinin 2012 yılına ait olduğundan zamanaşımı itirazında bulunduklarını, diğer taraftan esasa ilişkin olarak müvekkilin şirket ortaklığından hisselerini devrederek ayrıldığının Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'nin 29.05.2014 tarih ve 8579 sayılı ilamı ile yayımlandığından davacının bahse konu şirket ile fiili yahut hukuki bir bağının kalmadığını, hisseyi devralan ortağın şirketin mali durumunu, hissenin borçlu ya da alacaklı olup olmadığını bilmesi gerektiği göz önüne alındığında, kamu alacağının şirketle ilgisi kalmayan davacıya takip yoluna gidilmesinin kanuna aykırı olduğunu ileri sürerek öncelikle takibin tedbiren durdurulmasına, yapılacak yargılama neticesinde hiçbir hukuksal dayanağı olmayan ödeme emirlerinin iptaline karar verilmesini talep edilmiştir. II.CEVAP Davalı Kurum vekili ilk itirazlarını öne sürerek davanın reddini istemiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirildiğinde; davalı Kurumca dava dışı .... San. Tic. Ltd. Şti.'ye ait ... sicil sayılı işyerinin dava konusu .... ve ... takip numaralı dosyalardan düzenlenen ödeme emirlerinden davacının şirket ortağı olarak %49 hissesi oranında sorumlu olduğu, ancak dava konusu prim, işsizlik sigortası prim ve damga vergisi borçlarının tamamına ilişkin düzenlenen ödeme emirlerinin dava dışı prim borcunun ait olduğu şirketten tahsil edilememesi ve/veya tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması şartının yerine getirilmemiş olması ve davacının şirketi temsile yetkili müdür olmamasından dolayı davacıdan tahsil edilmesi imkanı bulunmadığından davalı Kurumca “...” adına 27.11.2019 tarih ve ... sayılı prim, işsizlik sigortası primi ve damga vergisi borcuna ilişkin ödeme emirlerinin iptalinin gerektiği, ... ve ...takip no.lu dosyalardan davacı adına düzenlenen ödeme emri bulunmadığından söz konusu ödeme emirlerine ilişkin davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine karar vermek gerektiğinden bahisle davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine, ... ve ... no.lu ödeme emirlerinin iptaline, ... ve ... no.lu ödeme emirlerine ilişkin davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine karar vermiştir. IV.İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf yoluna başvurmuş, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; Kurum işlemlerinin yerinde olduğunu belirterek temyiz talebinde bulunmuştur. C.Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava; ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir. 2.İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 331. maddesi, 369. maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371. maddeleri, 7143 sayılı Kanun, 5510 sayılı Kanun'un 88. maddesi, 506 sayılı Kanun'un 80. maddesi, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanunu'nun 35, 55, 58. maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un 102. maddesi, 2. Davanın yasal dayanaklarını oluşturan, 506 sayılı Kanun'un 80/12. maddesinde; sigorta primlerini haklı sebepleri olmaksızın, birinci fıkrada belirtilen süre içerisinde tahakkuk ve tediye etmeyen kamu kurum ve kuruluşlarının tahakkuk ve tediye ile görevli kamu görevlileri mesul muhasip, sayman ile tüzelkişiliği haiz diğer işverenlerin üst düzeydeki yönetici veya yetkililerinin Kuruma karşı, işverenleri ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olacakları, 5510 sayılı Kanun'un 88. maddesinde de Kurumun sigorta primleri ve diğer alacakları haklı bir sebep olmaksızın bu Kanun'da belirtilen sürelerde ödenmez ise kamu idarelerinin tahakkuk ve tediye ile görevli kamu görevlileri, tüzel kişiliği haiz diğer işverenlerin şirket yönetim kurulu üyeleri de dahil olmak üzere üst düzeydeki yönetici veya yetkilileri ile kanuni temsilcilerinin Kuruma karşı işverenleri ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olacakları bildirilmiştir. Öte yandan, 6183 sayılı Kanun'un 35. maddesinde, limited şirket ortaklarının sorumluluğunu düzenleyen anılan maddede, “Limited şirket ortakları şirketten tahsil imkanı bulunmayan amme alacağından sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu olurlar ve bu Kanun hükümleri gereğince takibe tabi tutulurlar” hükmü öngörülmüş iken öngörülen istisnaları dışında 06.06.2008 tarihinde yürürlüğe giren Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanunda ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkındaki 04.06.2008 tarih 5766 sayılı Kanun ’un 3. maddesi ile 6183 sayılı Kanun'un 35. maddesinde yer alan “Şirketten tahsil imkanı bulunmayan” ibaresi şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan” şeklinde değiştirilmiştir. Aynı maddeye, “Ortağın şirketteki sermaye payını devretmesi halinde, payı devreden ve devralan şahısların devir öncesine ait amme alacaklarının ödenmesinden, birinci fıkra hükmüne göre müteselsilen sorumlu olurlar. Amme alacağının doğduğu ve ödenmesi gerektiği zamanlarda, pay sahiplerinin farklı şahıslar olmaları halinde, bu şahıslar, amme alacağının ödenmesinden birinci fıkra hükmüne göre müteselsilen sorumlu olurlar.” şeklinde fıkralar eklenmiştir. 5766 sayılı Kanun'un 1. maddesiyle 6183 sayılı Kanun'un 3. maddesine yapılan ekleme ile Tahsil edilemeyen amme alacağı teriminin: “Amme borçlusunun bu Kanun hükümlerine göre yapılan mal varlığı araştırması sonucunda haczi kabil herhangi bir mal varlığının bulunmaması, haczedilen mal varlığının satılarak paraya çevrilmesine rağmen satış bedelinin amme alacağını karşılamaması gibi nedenlerle tahsil edilemeyen amme alacaklarını,”; Tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağı teriminin ise “Amme borçlusunun haczedilen mal varlığına bu Kanun hükümlerine göre biçilen değerlerin amme alacağını karşılayamayacağının veya hakkında iflas kararı verilen amme borçlusundan aranılan amme alacağının iflas masasından tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması gibi nedenlerle tahsil dairelerince yürütülen takip muamelelerinin herhangi bir aşamasında amme borçlusundan tahsil edilemeyeceği ortaya çıkan amme alacaklarını,” ifade edeceği belirtilmiştir. 3.Değerlendirme Dosya kapsamındaki kayıt ve belgelerden davacının %49 hissesi oranında dava dışı .... San. Tic. Ltd. Şti.'nin ortağı olduğu ancak şirket yetkilisi ya da müdürü olarak sorumluluğunun bulunmadığının anlaşıldığı somut olayda, Mahkemece dava konusu .... ve ... no.lu ödeme emirlerine ilişkin davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine dair verilen karar yerinde ise de dava konusu .... ve ... no.lu ödeme emirlerinin iptaline dair verilen kararın eksik araştırma ile verildiği, bu kapsamda; Mahkemece, dava konusu ... ve ... no.lu ödeme emirlerinine konu borçların 6183 sayılı Kanun'un 35. maddesi gereğince tahsili bakımından öncelikle dava dışı borçlu Ltd. Şti.'ye takip başlatılıp başlatılmadığı, takip başlatılmış ise şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilip edilemeyeceğinin araştırılmadığı, bu araştırma yapıldıktan sonra, eğer borçlu Ltd. Şti..'den borcun tasil edilemeyeceğinin anlaşılması halinde davacı hakkında dava dışı şirket borçları ilgili takip başlatılması ve ödeme emri tebliğ edilmesinin mümkün olduğu, ancak bu durumda davacının amme alacağından Ltd. Şti'nin hissedar olduğu dönemlerde hissesi oranında sorumlu olabileceğinin göz önüne alınmadığı anlaşılmaktadır. Mahkemece yapılacak iş, prim borcunun, 6183 sayılı Kanun'un 35. maddesi gereğince dava dışı borçlu şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilip edilemeyeceğini araştırmak,alacağın şirketin mal varlığından tamamen veya kısmen tahsil edilip edilemeyeceği Mahkemece açıklıkla belirlendikten sonra borçların şirketten tahsil edilememesi durumunda; davacının ortak olduğu dönemler dikkate alınarak tahsil imkansızlıkları araştırıldıktan sonra davacının sorumlu olacağına karar vermekten ibarettir. VI.KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,24.09.2025 gününde oybirliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 4a578489ba62bb84 f4ce4edc4c908942
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/7124 E., 2025/12365 K. (24.09.2025)
- Mahkeme
- Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/7124
- Karar No
- 2025/12365
- Karar Tarihi
- 24.09.2025
Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.
SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.
Emsal karar araAynı daireden yakın tarihli kararlar
- Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/7545 E., 2025/12322 K. 24.09.2025
- Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/9362 E., 2025/12323 K. 24.09.2025
- Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/9711 E., 2025/12324 K. 24.09.2025
- Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/6284 E., 2025/12367 K. 24.09.2025
- Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/8427 E., 2025/12377 K. 24.09.2025
- Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/7874 E., 2025/12378 K. 24.09.2025