Yargıtay Kararları › Yargıtay 10. Hukuk Dairesi › Ekim 2025 › 2025/7082 E., 2025/12827 K.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/7082 E., 2025/12827 K. (01.10.2025)

Mahkeme
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/7082
Karar No
2025/12827
Karar Tarihi
01.10.2025

10. Hukuk Dairesi 2025/7082 E. , 2025/12827 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1726 E., 2025/453 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 33. İş Mahkemesi SAYISI : 2018/150 E., 2023/110 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacıya 01.05.2013 tarihi itibariyle yaşlılık aylığı bağlandığını, çalışmaları ve yurt dışı borçlanmasıyla yaşlılık aylığı bağlanmış olduğunu, 15.12.2012 - 30.04.2013 tarihleri arasındaki çalışmalarının SGK Denetmen raporuyla iptal edilmesiyle yaşlılık aylığının da iptal edildiğini ve 2017 yılı Kasım ayına kadar ödenen 58.828,77 TL aylık ve 10.370,79 TL faiz olmak üzere toplam 69.199.56 TL'nin borç tahakkuk ettirildiğini, bu işleme karşı yapılan itirazın reddedildiğini, oysa davacının 15.12.2013 - 30.04.2013 tarihleri arasında ...Ltd. Şti'de şoför olarak çalıştığını, fiili olarak çalıştığından dolayı işyerinin de sigorta bildirimlerini eksiksiz olarak yerine getirmiş olduğunu, söz konusu iş yerinde çalıştığının tanık beyanlarıyla ispat edileceğini belirterek, öncelikle davacının hizmetinin iptaline ilişkin davalı Kurum işleminin tedbiren durdurulmasına, 01.05.2013 tarihi itibariyle yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine ve aksi yöndeki her türlü işlemin iptal edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davacının çalışmalarının fiili olmaması nedeniyle müvekkil denetmenlerince tespit edilerek iptal edilmiş olduğunu, çalışmaların fiili olduğuna dair bir delil bulunmadığını, davacının iptal edilen çalışma döneminde işyerinin kapsamı, çalışma alanı, davacının görevi ve iş gücü vasıfları araştırılarak davacının işyerinde yapabileceği iş bulunup bulunmadığının tespitinin gerektiğini, dolayısıyla aksi tespitlerle işyerinde fiili çalışmanın ispatlanabileceğini belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının özellikle denetmene verdiği beyanda davalı iş yerinde çalışmadığını söylemesi, Mahkemece dinlenen tanıkların denetmene verdikleri beyanlarında çalışanların isimleri arasında davacının ismini söylememeleri karşısında davacının davalı işverenlik bünyesinde fiilen çalışmadığı kanaatine varıldığı, iş yerinde yapılan vergi denetimlerinde iş yerinin özellikle davacının hizmetinin bildirildiği dönemde faal olmadığı tespitinin de yapılmış olması karşısında denetmen raporunun aksinin kanıtlanamaması nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilinin istinaf başvurusunda bulunuması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf isteminin Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde, Mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, dosyaya sunulan vergi raporlarında yer alan tespitlerin davacıyla ilgili olmadığını, davacının fiili çalışmasını engelleyen tespitler olmadığını, davacının şoför olarak çalıştığını, işyerinde uzun süreli çalışan tanıkların bu çalışmayı doğruladıklarını, kısa süreli çalışanların davacının çalışması hakkında bilgi sahibi olmamalarının olağan olduğunu, davacının denetmene verdiği ifadesinin ise kısa süreli çalışması ve aradan geçen süre değerlendirildiğinde sehven verilmiş bir ifade olduğunu beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının dava dışı ...Tekstil Mak. Kal. Bil. Po. El. Mkt. Ltd. Şti. ünvanlı işyerinde 15.12.2012 - 30.04.2013 tarihleri arasındaki çalışmalarının gerçek olup olmadığı, Kurumun yaşlılık aylığının iptaline ilişkin işleminin yerinde olup olmadığı hususlarına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 01.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi – Ekim 2025 kararlarının tamamı