Yargıtay Kararları › Yargıtay 10. Hukuk Dairesi › Ekim 2025 › 2025/6730 E., 2025/12888 K.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/6730 E., 2025/12888 K. (02.10.2025)

Mahkeme
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/6730
Karar No
2025/12888
Karar Tarihi
02.10.2025

10. Hukuk Dairesi 2025/6730 E. , 2025/12888 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2078 E., 2024/3288 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Eskişehir 2. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/280 E., 2023/757 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacının beyin tümörü nedeniyle 11.07.2014 tarihli Sağlık Kurulu raporuna göre %50 maluliyetinin hayat boyu mevcut olduğunu ve kendisine davalı Kurum tarafından yaşlılık aylığı bağlandığını, ancak Kurum tarafından yapılan soruşturma kapsamında müvekkilinin kontrol muayenesi yapıldığını ve 18.02.2016 tarihli Eskişehir Osmangazi Üniversitesinin raporuyla maluliyetinin %48 olarak 2 yıllık süre için belirlendiğini, 2 yıl sonra ise 15.03.2018 tarihli rapor ile maluliyetinin %24 olarak belirlendiğini, hakem raporu istenmesi sonucunda da Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 31.07.2018 tarihli raporu ile maluliyetinin %39 olarak tespit edildiğini ve müvekkiline davalı Kurum tarafından bağlanan yaşlılık aylığının, maluliyetinin %40 altında olması nedeniyle kesildiğini, rapora itirazda bulunulduğunu ve Eskişehir Şehir Hastanesinin 09.11.2018 tarihli raporuna göre ise, maluliyetinin %59 oranında olduğunun tespit edildiğini, bu arada müvekkilinin sağlık sorunlarının artış gösterdiğini ve yaşlılık aylığı bağlanma şartlarını taşımasına rağmen, yaşlılık aylığının davalı Kurum tarafından haksız olarak iptal edildiğini belirterek, Kurum işleminin iptali ile davacının ödenmeyen aylıklarının işleyecek faizi ile davalı kurumdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, talebini 19.404,15 TL alacağın her bir aylığın ödenmesi gereken (hakediş) tarihten itibaren bankalarca mevduata işleyecek en yüksek faizi ile tahsili olarak ıslah etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taleplerin zamanaşımına uğradığını, davada Bakırköy yargı çevresi mahkemelerinin yetkili olduğunu, kazanın meydana geldiği yerin müvekkil şirketin tasarruf yetkisi dışında kaldığını ve davanın mesnetsiz olduğunu, dosya kapsamında kazanın oluş sebebine ilişkin hiçbir tutanak-belge vs. bulunmadığını, tamamen işçinin kendi dikkatsizliği sonucunda meydana geldiğini, müfettiş raporunun taraflarına tebliğ edilmediğini beyanla, davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamı incelendiğinde; davacıya 5510 sayılı Kanun'un geçici 6. maddesi kapsamında beyin tümörü rahatsızlığı nedeniyle, bedensel engellilik oranının %40'dan fazla olması nedeniyle 2014/10. ayından itibaren engellilik aylığı bağlandığı, ancak davalı Kurum tarafından 01.01.2009-18.02.2015 tarihleri arasında bağlanan aylıkların maluliyet raporlarının sahte ve usulsüz olduğu yönündeki şikayetler neticesi, davalı Kurum tarafından yapılan soruşturma kapsamında, 28.03.2018 tarih ve 1 sayılı müfettiş raporunun yanı sıra, Eskişehir Osmangazi Üniversitesinin 15.03.2018 tarihli sağlık raporuna göre, davacının maluliyetinin %50 yerine, %24 olduğu ve süreklilik arz ettiği tespiti neticesinde davalı Kurum tarafından engelli aylığının kesildiği anlaşılmış, ancak Mahkeme tarafından davacının maluliyet oranının tespitine ilişkin olarak alınan ATK 3. İhtisas Kurulunun 29.07.2020 tarihli raporunda ise, davacının 11.04.2019 tarihine kadar %48 malul olduğu, 11.04.2019 tarihinde banyoda düşmesi sonucunda ise, maluliyetinin düşmeye bağlı olarak %92 olduğu tespit edilmiş, rapora itiraz neticesinde de, ATK 2. Üst Kurulu tarafından 08.09.2022 tarihli raporuna göre de davacının 11.04.2019 tarihine kadar %48 malul olduğu, 11.04.2019 tarihinde banyoda düşmesi sonucunda ise, maluliyetinin düşmeye bağlı olarak %92 olduğu tespit edilmiş olup davacının beyin tümöründen kaynaklı bedensel - engellik oranın 5510 sayılı Kanun'un geçici 6. maddesi kapsamında %40'dan fazla olduğu ve davacının tespit edilen %48 maluliyetine göre kendisine engelli aylığının ödenmesi gerektiği, ancak davalı Kurum tarafından 01.10.2014-21.01.2018 arasında ödenen aylıkların, 21.02.2018 tarihinden, ihtiyati tedbir kararının uygulandığı 21.03.2019 tarihine kadar davacıya ödenmediğinden, 21.02.2018-21.02.2019 tarihine kadar (bu tarihlerde dahil) davalı Kurum tarafından davacı tarafa ödenmeyen engelli aylık tutarı olan 19.404,15 TL'nin hükme esas alınan 10.05.2023 tarihli bilirkişi raporunda belirtilen ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınıp dahili davacılara verilmesine şeklinde değerlendirilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemece Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 3. ihtisas Dairesinden ve Adli Tıp İkinci Üst Kurulundan alınan raporlar ile ... davacının 11.07.2014 tarihinden itibaren maluliyet oranının %40’ın üzerinde olduğunun belirtildiği, davacının vergi indirimden yararlanarak yaşlılık aylığı bağlanma şartlarını taşıdığından aylıkların kesilmesine ilişkin Kurum işleminin yerinde olmadığı, dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; 1-Kurumca tesis edilen işlemlerin mevzuata ve yasaya uygun olduğu, 2- Müvekkil Kurumun davayı açmaya sebebiyet vermediği, 3-Müvekkil Kurum aleyhine vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiği, gerekçeleri ve re'sen tespit edilecek gerekçelerle kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, aylığının kesilmesi işleminin iptali ile ödenmeyen aylıkların faizi ile ödenmesi istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! ca08b96598885cd1 2cc07afd4841ec35

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi – Ekim 2025 kararlarının tamamı