Yargıtay Kararları › Yargıtay 10. Hukuk Dairesi › Haziran 2025 › 2025/4982 E., 2025/10562 K.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/4982 E., 2025/10562 K. (25.06.2025)

Mahkeme
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/4982
Karar No
2025/10562
Karar Tarihi
25.06.2025

10. Hukuk Dairesi 2025/4982 E. , 2025/10562 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2711 E., 2025/276 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Gebze 5. İş Mahkemesi SAYISI : 2023/182 E., 2024/321 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı yanında muhasebe elemanı olarak 08.08.1999-08.12.1999 tarihleri arasındaki çalışmalarının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının muhasebe elemanı olarak 08.08.1999 yılında işe başladığını, ancak şehirde yaşanan deprem ve deneme süresi nedeniyle sigortasının 08.12.1999 tarihinde başlatıldığını, davacının dava dilekçesindeki beyanları ve taleplerin gerçeği yansıttığını, davalı şirket yetkilisi olarak davayı kabul ettiklerini, davacının iş yeri bünyesinde muhasebe elemanı olarak işe başladığı tarihin 08.08.1999 olduğunu belirterek davaya konu talep sonucunu ve davacının taleplerinin kabul ettiklerini ve bu doğrultuda karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer'i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Fer'i müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın sadece tanık beyanları ile ispatının mümkün olmadığını, tanıkların bordroda ismi geçen aynı veya komşu iş yeri çalışanları olması gerektiğini, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir. 1.Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanun'un 79/10. maddesi olup bu tür sigortalı hizmetlerin tespitine ilişkin davaların, kamu düzeniyle ilgili olduğu ve bu nedenle de özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesinin zorunlu ve gerekli bulunduğu açıktır. Bu çerçevede, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde resen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır. 2.Dosyanın incelenmesinde; davacının 08.08.1999 tarihinden itibaren davalı iş yerinde muhasebe elemanı olarak çalışmaya başladığını ancak sigortalı çalışmalarının 08.12.1999 tarihi itibariyle Kuruma bildirildiğini iddia ederek 08.08.1999-08.12.1999 tarihleri arasındaki çalışmalarının tespitini talep ettiği eldeki davada, Mahkemece davanın kabulüne karar verilmişse de, verilen kararın eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olduğu anlaşılmaktadır. 3.Dosya kapsamına göre; 08.04.1981 doğumlu davacının hizmet cetveline göre davalıya ait elektrik malzemelerinin satışının yapıldığı iş yerinden 08.12.1999 tarihinden 2022/12 tarihine kadar tam gün üzerinden sigortalı çalışmalarının bildirildiği, davalı iş yerinin 01.12.1996 tarihinde kanun kapsamına alındığı, davalı işverence davacının 08.08.1999 tarihinde işe başladığının, 17.08.1999 tarihli deprem ve deneme süresi nedeniyle davacının çalışmalarının 08.12.1999 tarihi itibariyle sigortasının başlatıldığının belirtilmesine karşın, Mahkemece bordro tanığı olarak ifadesine başvurulan davalı iş yerinde şöfor olarak çalıştığını belirten ... 'nın davalı iş yerinden 01.09.1999-01.04.2000 tarihleri arasında bildirimlerinin olduğunun yine uyuşmazlık konusu dönemde davalı iş yerine ait dönem bordrolarının incelenmesinde 1999/03 döneminde kayıtlı diğer çalışanlara ilişkin sigortalılık işlemlerinin yapılmış olduğunun anlaşılması karşısında, davacının talebine konu dönemde çalışmalarının hangi nedenle kayıtlara geçmediği hususu açıklığa kavuşturulmamıştır. Yine yargılama esnasında beyanına başvurulan 01.12.1996-01.10.1999 tarihleri arasına davalı iş yerinden sigortalı bildirimlerinin yapıldığı anlaşılan bordro tanığı Gül Kılıç'ın beyanında, 1994-1999 yılları arasında ön muhasebe elemanı olarak davalı iş yerinde çalıştığını, 1999 yılının 12. ayında işten ayrıldığını, işten ayrılmadan 4 ay önce davacının işe başladığını, kendisini 4 ay yetiştirdiğini beyan ettiği görülmekle birlikte, dinlenen tanığın kayıtlı çalışma süresi ve davacının talebine konu çalışma dönemi gözetildiğinde, beyanında çelişki oluştuğu, bahse konu çelişki giderilmeden, dinlenen diğer komşu iş yeri çalışanlarının davacı yanın çalışma dönemine ilişkin açık ve net olmayan beyanları nazarında sonuca gidildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece muhasebe elemanı olarak sigorta girişlerini bizzat kendisi yapan davacının, sigortalı bildirimlerinin yapılamamasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu dikkate alınarak davacının talebine konu dönemde çalıştığı tespit edilen yeteri kadar bordro tanığı yeniden dinlenilerek, davacının iddiasına yönelik olarak somut olaylara dayalı beyanları ayrıntılı bir şekilde alınmalı, verdikleri beyanlar kapsamında bu tarihleri nereden hatırladıkları, davacının hizmetlerinin neden bildirim dışı kaldığı hususu sorulmalı, beyanları arasında çelişki oluşması halinde giderilmeli, davacının çalışma süresi tereddütsüz bir şekilde belirlenmelidir. Mahkemece bu maddi ve hukuki olgulara gözetilmeksizin, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! a838eae5c9f960a4 bb6bdb417d5382d8 This XML file does not appear to have any style information associated with it. The document tree is shown below. 10. Hukuk Dairesi 2025/4982 E. , 2025/10562 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2711 E., 2025/276 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Gebze 5. İş Mahkemesi SAYISI : 2023/182 E., 2024/321 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı yanında muhasebe elemanı olarak 08.08.1999-08.12.1999 tarihleri arasındaki çalışmalarının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının muhasebe elemanı olarak 08.08.1999 yılında işe başladığını, ancak şehirde yaşanan deprem ve deneme süresi nedeniyle sigortasının 08.12.1999 tarihinde başlatıldığını, davacının dava dilekçesindeki beyanları ve taleplerin gerçeği yansıttığını, davalı şirket yetkilisi olarak davayı kabul ettiklerini, davacının iş yeri bünyesinde muhasebe elemanı olarak işe başladığı tarihin 08.08.1999 olduğunu belirterek davaya konu talep sonucunu ve davacının taleplerinin kabul ettiklerini ve bu doğrultuda karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer'i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Fer'i müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın sadece tanık beyanları ile ispatının mümkün olmadığını, tanıkların bordroda ismi geçen aynı veya komşu iş yeri çalışanları olması gerektiğini, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir. 1.Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanun'un 79/10. maddesi olup bu tür sigortalı hizmetlerin tespitine ilişkin davaların, kamu düzeniyle ilgili olduğu ve bu nedenle de özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesinin zorunlu ve gerekli bulunduğu açıktır. Bu çerçevede, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde resen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır. 2.Dosyanın incelenmesinde; davacının 08.08.1999 tarihinden itibaren davalı iş yerinde muhasebe elemanı olarak çalışmaya başladığını ancak sigortalı çalışmalarının 08.12.1999 tarihi itibariyle Kuruma bildirildiğini iddia ederek 08.08.1999-08.12.1999 tarihleri arasındaki çalışmalarının tespitini talep ettiği eldeki davada, Mahkemece davanın kabulüne karar verilmişse de, verilen kararın eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olduğu anlaşılmaktadır. 3.Dosya kapsamına göre; 08.04.1981 doğumlu davacının hizmet cetveline göre davalıya ait elektrik malzemelerinin satışının yapıldığı iş yerinden 08.12.1999 tarihinden 2022/12 tarihine kadar tam gün üzerinden sigortalı çalışmalarının bildirildiği, davalı iş yerinin 01.12.1996 tarihinde kanun kapsamına alındığı, davalı işverence davacının 08.08.1999 tarihinde işe başladığının, 17.08.1999 tarihli deprem ve deneme süresi nedeniyle davacının çalışmalarının 08.12.1999 tarihi itibariyle sigortasının başlatıldığının belirtilmesine karşın, Mahkemece bordro tanığı olarak ifadesine başvurulan davalı iş yerinde şöfor olarak çalıştığını belirten ... 'nın davalı iş yerinden 01.09.1999-01.04.2000 tarihleri arasında bildirimlerinin olduğunun yine uyuşmazlık konusu dönemde davalı iş yerine ait dönem bordrolarının incelenmesinde 1999/03 döneminde kayıtlı diğer çalışanlara ilişkin sigortalılık işlemlerinin yapılmış olduğunun anlaşılması karşısında, davacının talebine konu dönemde çalışmalarının hangi nedenle kayıtlara geçmediği hususu açıklığa kavuşturulmamıştır. Yine yargılama esnasında beyanına başvurulan 01.12.1996-01.10.1999 tarihleri arasına davalı iş yerinden sigortalı bildirimlerinin yapıldığı anlaşılan bordro tanığı Gül Kılıç'ın beyanında, 1994-1999 yılları arasında ön muhasebe elemanı olarak davalı iş yerinde çalıştığını, 1999 yılının 12. ayında işten ayrıldığını, işten ayrılmadan 4 ay önce davacının işe başladığını, kendisini 4 ay yetiştirdiğini beyan ettiği görülmekle birlikte, dinlenen tanığın kayıtlı çalışma süresi ve davacının talebine konu çalışma dönemi gözetildiğinde, beyanında çelişki oluştuğu, bahse konu çelişki giderilmeden, dinlenen diğer komşu iş yeri çalışanlarının davacı yanın çalışma dönemine ilişkin açık ve net olmayan beyanları nazarında sonuca gidildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece muhasebe elemanı olarak sigorta girişlerini bizzat kendisi yapan davacının, sigortalı bildirimlerinin yapılamamasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu dikkate alınarak davacının talebine konu dönemde çalıştığı tespit edilen yeteri kadar bordro tanığı yeniden dinlenilerek, davacının iddiasına yönelik olarak somut olaylara dayalı beyanları ayrıntılı bir şekilde alınmalı, verdikleri beyanlar kapsamında bu tarihleri nereden hatırladıkları, davacının hizmetlerinin neden bildirim dışı kaldığı hususu sorulmalı, beyanları arasında çelişki oluşması halinde giderilmeli, davacının çalışma süresi tereddütsüz bir şekilde belirlenmelidir. Mahkemece bu maddi ve hukuki olgulara gözetilmeksizin, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! a838eae5c9f960a4 bb6bdb417d5382d8 ... ...

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi – Haziran 2025 kararlarının tamamı