Yargıtay Kararları › Yargıtay 10. Hukuk Dairesi › Haziran 2025 › 2025/4667 E., 2025/10567 K.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/4667 E., 2025/10567 K. (25.06.2025)

Mahkeme
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/4667
Karar No
2025/10567
Karar Tarihi
25.06.2025

10. Hukuk Dairesi 2025/4667 E. , 2025/10567 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2095 E., 2024/2238 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 21. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/373 E., 2022/451 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalılar tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne ve duruşmanın düzenlendiği 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hâllerden hiçbirine uymadığından, temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 09.09.2004 - 03.03.2013 tarihleri aralarında organik bağ bulunun davalı şirketlere ait gemilerde gemi adamı olarak çalışmalarının tespitini ve prime esas ücretinin tespitini talep etmiştir.

II. CEVAP 1.Davalı şirketler vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ile davalı şirketler arasında akdedilen belirli süreli hizmet sözleşmelerinin hukuken hiçbir surette belirsiz süreli iş sözleşmesine dönüşmediğini, davacı dava dilekçesinde belirtildiği üzere davalı şirkete ait gemide gemi adamı olarak görev yaptığını, davacının hizmetine ilişkin kanuni esasların 854 sayılı Deniz İş Kanunu'na göre belirleneceğini, davacı tarafın iddia ettiğinin aksine davacı ile müvekkilleri şirket arasında akdedilen hizmet sözleşmesinin yenilenmediğini, davacı birbirinden bağımsız beher sefer önesinde yeni bir hizmet sözleşmesi akdettiğini, davada söz geçen tüm iş sözleşmeleri öngörülen sürenin bitimi neticesinde yenilenmeyerek sona erdiğini, dolayısıyla yapılan yeni iş sözleşmesinin önceki sözleşmeden bağımsız önceki sözleşmenin devamı niteliği taşımayan yeni bir sözleşme olduğunu, bu hususun davacının çalışma sürelerine ilişkin beyanlarında dahi açıkça görüldüğüünü, bu sebeple dava konusu sözleşmenin bahsedilen diğer sözleşmelerin devamı olarak kabulünün mümkün olmadığını, davacının haksız taleplerinin reddine karar verilmesini istemiştir. 2.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle hak düşürücü süre yönünden açılan davanın süre yönünden reddini ve davacıya ait hizmet dökümünde davacının davalı işyerlerinde gerçekte çalışmış olduğu dönemlerde bildirimlerinin yapıldığının anlaşıldığını, davacının çalışmaları bakımından müvekkil Kurum kayıtlarının esas olduğunu, bu yönüyle davanın reddi gerektiğini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf istemlerinin esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; Kurumun fer'i müdahil olarak kabulünün gerektiğini, Kurum aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini, eksik inceleme sonucu karar verildiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. 2.Davalılar... Denizcilik ve Tic. A.Ş - ... Denizcilik ve Tic. A.Ş. - ... Denizcilik ve Tic. A.Ş. Şirketleri vekili temyiz dilekçesinde özetle; hak düşürücü sürenin geçtiğini, davanın reddi gerektiğini, davacı ile davalı şirketler arasında akdedilen hizmet sözleşmelerin yenilenmesinin ve davacının müvekkil şirketler nezdinde kesintisiz çalıştığının kabulünun usul ve kanuna aykırı olduğunu, ayrıca tanık beyanları da dahil olmak üzere, kesintisiz çalışmaya dair somut delil olmadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunun hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. C. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık hizmet tespiti ve prime esas ücretin tespiti istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davalılar vekillerinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 6fb1e0c48f41adba adb4041fb4f178f6 This XML file does not appear to have any style information associated with it. The document tree is shown below. 10. Hukuk Dairesi 2025/4667 E. , 2025/10567 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2095 E., 2024/2238 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 21. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/373 E., 2022/451 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalılar tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne ve duruşmanın düzenlendiği 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hâllerden hiçbirine uymadığından, temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 09.09.2004 - 03.03.2013 tarihleri aralarında organik bağ bulunun davalı şirketlere ait gemilerde gemi adamı olarak çalışmalarının tespitini ve prime esas ücretinin tespitini talep etmiştir.

II. CEVAP 1.Davalı şirketler vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ile davalı şirketler arasında akdedilen belirli süreli hizmet sözleşmelerinin hukuken hiçbir surette belirsiz süreli iş sözleşmesine dönüşmediğini, davacı dava dilekçesinde belirtildiği üzere davalı şirkete ait gemide gemi adamı olarak görev yaptığını, davacının hizmetine ilişkin kanuni esasların 854 sayılı Deniz İş Kanunu'na göre belirleneceğini, davacı tarafın iddia ettiğinin aksine davacı ile müvekkilleri şirket arasında akdedilen hizmet sözleşmesinin yenilenmediğini, davacı birbirinden bağımsız beher sefer önesinde yeni bir hizmet sözleşmesi akdettiğini, davada söz geçen tüm iş sözleşmeleri öngörülen sürenin bitimi neticesinde yenilenmeyerek sona erdiğini, dolayısıyla yapılan yeni iş sözleşmesinin önceki sözleşmeden bağımsız önceki sözleşmenin devamı niteliği taşımayan yeni bir sözleşme olduğunu, bu hususun davacının çalışma sürelerine ilişkin beyanlarında dahi açıkça görüldüğüünü, bu sebeple dava konusu sözleşmenin bahsedilen diğer sözleşmelerin devamı olarak kabulünün mümkün olmadığını, davacının haksız taleplerinin reddine karar verilmesini istemiştir. 2.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle hak düşürücü süre yönünden açılan davanın süre yönünden reddini ve davacıya ait hizmet dökümünde davacının davalı işyerlerinde gerçekte çalışmış olduğu dönemlerde bildirimlerinin yapıldığının anlaşıldığını, davacının çalışmaları bakımından müvekkil Kurum kayıtlarının esas olduğunu, bu yönüyle davanın reddi gerektiğini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf istemlerinin esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; Kurumun fer'i müdahil olarak kabulünün gerektiğini, Kurum aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini, eksik inceleme sonucu karar verildiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. 2.Davalılar... Denizcilik ve Tic. A.Ş - ... Denizcilik ve Tic. A.Ş. - ... Denizcilik ve Tic. A.Ş. Şirketleri vekili temyiz dilekçesinde özetle; hak düşürücü sürenin geçtiğini, davanın reddi gerektiğini, davacı ile davalı şirketler arasında akdedilen hizmet sözleşmelerin yenilenmesinin ve davacının müvekkil şirketler nezdinde kesintisiz çalıştığının kabulünun usul ve kanuna aykırı olduğunu, ayrıca tanık beyanları da dahil olmak üzere, kesintisiz çalışmaya dair somut delil olmadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunun hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. C. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık hizmet tespiti ve prime esas ücretin tespiti istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davalılar vekillerinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 6fb1e0c48f41adba adb4041fb4f178f6 ... ...

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi – Haziran 2025 kararlarının tamamı