Yargıtay Kararları › Yargıtay 10. Hukuk Dairesi › Mart 2025 › 2025/461 E., 2025/4929 K.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/461 E., 2025/4929 K. (25.03.2025)

Mahkeme
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/461
Karar No
2025/4929
Karar Tarihi
25.03.2025

10. Hukuk Dairesi 2025/461 E. , 2025/4929 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi Taraflar arasındaki terditli olarak yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti, aylıkların tahsili ve fazla prim ödemesinin iadesi ya da fazladan ödediği primlere göre yaşlılık aylığı tutarının yeniden hesaplanmasıyla fark aylıkların tahsili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, taraf vekilleri tarafından ayrı ayrı temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 30 yıl 4 ay 11 gün Bağ-Kur ve 3 yıl 3 ay 6 gün SSK'lı çalışması bulunduğu, Bağ-Kur kaydının 21.04.1980 tarihinde yapıldığı, 2008 yılında prim affından yararlanarak 21.914,00 TL ödeme yapan davacının emekli olmayı beklerken Kurukahveciler ve Kuruyemişçiler Odasına kaydının şüpheli olduğu gerekçesi ile 7 yıl 1 aylık Bağ-Kur çalışmasının sayılmadığı, ödediği primlerin dahi iade edilmeden 25 yıllık sigortalılık süresi şartı gerçekleşmediğinden bahisle emeklilik talebinin reddedildiği ve 2010 yılında tekrar prim affından yararlanıp 7.550,00 TL yatırarak emekli olabildiği, davacının oda kaydının 28 yıl sonra geçersiz sayılıp hem ödediği 7 yıllık prim sanki ödenmemiş gibi yok sayılarak iadesinin dahi yapılmadığı, davacının 2008 yılındaki başvurusunun reddinin kabul edilemez olduğu iddiasıyla davacının 2008'de emekliliğe hak kazandığının tespiti ile aylığının bağlandığı tarihe kadar ödenmeyen aylıklarının şimdilik 100,00 TL'sinin faiziyle ve fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak davacıdan fazla ve gereksiz günlü borçlanma miktarının şimdilik 100,00 TL'sinin ödeme tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte iadesine, bunun kabul edilmemesi halinde fazlaya İlişkin hakları müktesep tutularak davacıdan alınan gereksiz fazla prim tahakkuku nedeniyle daha yüksek olması gereken aylığının hesaplanarak yeniden belirlenmesine ve geriye dönük olarak eksik ödenen aylıkların yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II.CEVAP Davalı Kurum vekili aşamalarda Kurum işlemlerinin yerinde olduğu savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesi tarafından yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararla; davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, davacıya 01.07.2008 tarihinden geçerli olmak üzere 5510 sayılı Kanun'un 97. maddesi uyarınca yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine, davacının 01.07.2008 - 01.09.2010 tarihleri arasında toplam 17.900,55 TL aylık alacağı olduğunun tespiti ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 01.07.2008 - 01.10.2008 tarihleri arasındaki aylıklara 01.10.2008 tarihinden itibaren, 01.10.2008 tarihinden sonra ödenmesi gereken aylıklara ise ödenmeleri gereken tarihlerden itibaren yasal faiz yürütülerek davalıdan alınarak davacıya verilmesine, primler yönünden zamanaşımı dikkate alınarak 100,00 TL prim alacağının (primin Kuruma yatırıldığı tarihi takip eden aybaşından iadenin yapılacağı aybaşına kadar işleyecek yasal faizi ile) davalı Kurumdan alınarak davacı tarafa verilmesine, fazlaya ilişkin isteklerin reddine karar verilmiştir. IV.İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; zamanaşımında Borçlar Kanunu hükümlerinin uygulanması gerektiği ve primlerin zamanaşımına uğramadığı, davanın tümünün kabulünün gerektiği iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur. 2.Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının 21.09.2004 - 02.12.2005 tarihleri arasındaki 4/a bildirimlerinin iş yerinde şirket ortağı olduğundan 4/a hizmetlerinin iptal edilerek 4/b hizmetlerine aktarıldığı, 2004/9.ay primi 19.09.2007 tarihinde, 2004/10.ay primi 19.09.2007 tarihinde, 2004/11.ay primi 19.09.2007 tarihinde, 2004/12.ay primi 19.09.2007 tarihinde, 2005/1.ay primi 21.09.2007 tarihinde, 2005/7.ay primi 21.09.2007 tarihinde, 2005/8.ay primi 21.09.2007 tarihinde, 2005/9.ay primi 21.09.2007 tarihinde, 2005/10.ay primi 21.09.2007 tarihinde, 2005/11.ay primi 21.09.2007 tarihinde, 2005/12.ay primi 21.09.2007 tarihinde ödenmiş olup 1061523 sicil numaralı iş yerine ait müfredat kartında davacı adına bildirim yapılan kazançlara ilişkin iptal işlemi yapıldığı, Kurum işleminde yanlışlık bulunmayıp davacı alacakları zamanaşımına uğradığı iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, terditli olarak yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti, aylıkların tahsili ve fazla prim ödemesinin iadesi ya da fazladan ödediği primlere göre yaşlılık aylığı tutarının yeniden hesaplanmasıyla fark aylıkların tahsiline ilişkindir. 1.01.09.2010 tarihinden itibaren davacı iptale konu 1479 sayılı Kanun kapsamında Bağ-Kur sürelerinin tespiti ile 30.06.2008 tarihli tahsis talebine göre yaşlılık aylığı bağlanarak fazla primlerin iadesine karar verilmesini talep etmiştir. 2.Zira, tarafların yargılama sonucunda hukuk düzenince hangi gerekçeyle haklı veya haksız bulunduklarını anlayabilmeleri ve kanun yollarında Yargıtay tarafından hukuka uygunluk denetiminin sağlıklı biçimde yapılabilmesi için, usulüne uygun oluşturulmuş; hükmün neden o kapsam ve içerikte verildiğini ayrıntılı biçimde açıklayan, ifadeleri özenle seçilmiş ve kuşkuya yer vermeyen gerekçe ile buna uygun şekilde kaleme alınmış hüküm fıkrasının bulunması zorunludur. 3.Somut olayda, Mahkemece davanın kabulüne karar verilmişse de öncelikle iadesine karar verilen prim dönemleri tespit edilerek davalı Kurumun zamanaşımı definin değerlendirilmemesi, karar gerekçesinde ve hüküm fıkrasında, davacının 506 sayılı Kanun kapsamındaki sigortalılık sürelerinin, isteğe bağlı ve zorunlu kabul edilen 1479 sayılı Kanun kapsamında sigortalılık sürelerinin, af kanunları kapsamında yapılan prim ödemelerinin, tahsise esas alınan sigortalılık statüsü ile prim iadesine konu dönemlerin açıkça gösterilmemesi, hükmün infazında tereddüt yaratacak nitelikte olup usul ve yasaya aykırı bulunmuş olup bozma nedenidir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi – Mart 2025 kararlarının tamamı