Yargıtay Kararları › Yargıtay 10. Hukuk Dairesi › Mart 2025 › 2024/4335 E., 2025/4947 K.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/4335 E., 2025/4947 K. (25.03.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/4335
Karar No
2025/4947
Karar Tarihi
25.03.2025
Konu
Tazminat

10. Hukuk Dairesi 2024/4335 E. , 2025/4947 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi davacı vekilitarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili özetle; iş kazası nedeniyle müvekkilinin sürekli iş göremezliğe uğrayacak şekilde yaralandığı, kazadan dolayı davalının da sorumluluğu bulunduğundan bahisle 254.005,18 TL maddi, 400.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili özetle; davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 17.07.2020 tarihli kararıyla %100 oranındaki kusurun dava dışı Kubilayda olduğu davalının risk nazariyesi gereğince sorumluluğu bulunduğu kabulünden hareketle davacının maddi tazminat isteminin kabulüne, davacı lehine 12.000,00 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 17.07.2020 tarihli kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince yerinde görülmeyen istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 18.03.2021 tarihli kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince temyiz isteminde bulunulması üzerine Dairemiz'in 04.10.2022 tarihli kararı ile somut olayda iş kazasının dava dışı ...’ün %100 kusurundan kaynaklandığının uyuşmazlık konusu olmadığı, işverenin hukuki sorumluluğu “kural olarak” kusur sorumluluğuna dayandığına göre İlk Derece Mahkemesince, davalı işveren ... A.Ş. ile dava dışı .... Tic. Ltd. Şti. ve dava dışı ... arasındaki hukuki ilişkilerin ne olduğu ve bu hukuki ilişkilerin sorumluluk açısından doğurdukları sonuçlar ve nedenleri konusunda kesin bir belirleme yapılmaksızın davalı işverenin salt risk nazariyesi gereğince kusursuz sorumlu olduğu kabulünden hareketle yazılı şekilde karar verilmesinin hatalı olduğu gerekçesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyulduktan sonra verilen temyiz incelemesine konu 12.01.2024 tarihli kararla dava dışı servis şöförü ... üçüncü kişi kabul edilmek suretiyle kazanın üçüncü kişinin kusurundan kaynaklandığı ve davalı işverene izafe edilecek kusur bulunmadığından bahisle davanın reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle, davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, davalının adam çalıştıran ve asıl işveren sıfatıyla sorumlu bulunduğunu, feri müdahil şirket, davalı ...Ş. ve dava dışı ... arasındaki hukuki ilişkinin ne olduğunun ve bu ilişkinin sorumluluğa etkisinin eldeki dosyada ileri sürülen talepler bakımından belirlenmesinin gerekli olmadığını, bu hususun yalnızca taraflar arasındaki olası rücu ilişkisinde değerlendirilebileceğini, maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddedilmesi nedeniyle davalı lehine hükmedilen vekalet ücretlerinin yasaya aykırı şekilde fazla belirlendiğini, davanın tümden reddi hâlinde yalnızca maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B.Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. Dosya kapsamından, davacı, davalı şirketin sigortalısı olup, şirkette departman müdürü olarak çalıştığı, davalı şirketin çalışanlarının servisle işe getirilip götürülmeleri işini dosya kapsamında yer alan 01.01.2009 tarihli personel taşımacılığı servis sözleşmesi ile feri müdahil .... Tic. Ltd. Şti.’ne verdiği, olay tarihinde davacının yolcu olarak bulunduğu servis aracının, aynı zamanda maliki olan dava dışı ...’ün sevk ve idaresindeyken ...'ın direksiyon hakimiyetini kaybetmesi nedeniyle takla attığı, davacının bu trafik iş kazasında yaralandığı, yukarıda açıklandığı gibi Dairemiz'in 04.10.2022 tarihli kararında davalı işveren ... A.Ş. ile dava dışı .... Tic. Ltd. Şti. ve dava dışı ... arasındaki hukuki ilişkilerin ne olduğu ve bu hukuki ilişkilerin sorumluluk açısından doğurdukları sonuçlar ve nedenleri konusunda kesin bir belirleme yapılmaksızın davalı işverenin salt risk nazariyesi gereğince kusursuz sorumlu olduğu kabulünden hareketle yazılı şekilde karar verilmesinin hatalı olduğu gerekçesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verildiği anlaşılmaktadır. Mahkemenin, Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine, o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar. “Usuli kazanılmış hak” olarak tanımlayacağımız bu olgu; mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararında belirtilen çerçevede işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirir. (09.05.1960 tarihli ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı, Hukuk Genel Kurulunun 12.07.2006 tarihli, 2006/9-508 E., 2006/521 sayılı kararı) Yukarıda açıklanan nedenlerle somut olayda, Mahkemece bozma ilamına uyulmasına rağmen feri müdahil ... şirketi ile dava dışı ... arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinin ve sürekli bir ilişki olup olmadığı konusunda herhangi bir nitelendirme yapılmaksızın yazılı şekilde davalı ...'ın üçüncü kişi olduğundan bahisle davanın reddine karar verilmesi hatalı olmuştur.

VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Bozma sebebine göre diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgilisine iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 25.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi – Mart 2025 kararlarının tamamı