Yargıtay Kararları › Yargıtay 10. Hukuk Dairesi › Mart 2025 › 2024/4399 E., 2025/4950 K.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/4399 E., 2025/4950 K. (25.03.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/4399
Karar No
2025/4950
Karar Tarihi
25.03.2025
Konu
Tazminat

10. Hukuk Dairesi 2024/4399 E. , 2025/4950 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Hukuk Dairesi Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı vekili ile davalı .... San. ve Tic. A.Ş. vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı .... San. ve Tic. A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmek ve de duruşma talep edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin ve işin duruşmaya tabi olduğunun anlaşılması nedeniyle duruşma talebinin kabulüne karar verildikten sonra duruşma için 24.10.2023 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmiştir. Duruşma günü üzerine murafaalı temyiz eden davalı ...San. ve Tic.A.Ş. adına Av. ... ile davacı adına Av. ... geldiler. Diğer davalı adına gelen olmadı. Gelenlerin yüzlerine karşı duruşmaya başlanıp sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra duruşmaya son verilerek aynı günde dosyanın mahalline geri çevrilmesine karar verilmişir. Dosyanın tekrar Dairemize gönderilmesinden ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü;

I. DAVA Davacı vekili özetle; iş kazası nedeniyle müvekkilinin sürekli iş göremezliğe uğradığını ileri sürerek 424.339,95 TL maddi, 200.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalılar vekilleri özetle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuşlardır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle iş kazası nedeniyle davacının %16,20 oranında sürekli iş göremezliğe uğradığı, kazanın oluşumunda davacının ve alt işveren ... İnşaat şirketinin bir kusurlarının bulunmadığı, davalı asıl işveren ...şirketinin %100 oranında kusurlu olduğu kabulünden hareketle her iki davalı müştereken ve müteselsilen sorumlu olacak şekilde davacının maddi tazminat isteminin kabulüne, davacı lehine 25.000,00 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı ...şirketi vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince yerinde görülmeyen istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri Davalı ...şirketi vekili temyiz dilekçesinde özetle, müvekkili ...şirketinin, terör olaylarının yoğun şekilde yaşandığı bir bölgede yer alan şantiyede çalışan işçilerinin güvenliğini sağlamak amacıyla, 09.05.2013 tarihli patlamadan önce 15.03.2013 tarihinde ... Özel Güvenlik ve ... Hizmetleri Ltd. Şti. unvanlı profesyonel bir güvenlik firması ile detaylı bir sözleşme imzaladığını, müvekkili şirket asıl işveren olarak kabul edilse dahi güvenliğin sağlanması için gerekli tüm önlemleri almış ve yükümlülüklerini yerine getirmiş olduğunu, olayın müvekkili şirketin kusur ya da kastı olmaksızın, üçüncü kişilerin kastı sonucu (terör eylemi nedeniyle) meydana geldiğini, bu nedenle Yargıtay İçtihatları gereğince müvekkiline kusur atfedilemeyeceğini, ayrıca müvekkili şirketin davacı ile herhangi bir bağı bulunmadığını, davacının ... İnşaat adlı diğer davalı şirketin sigortalı çalışanı olduğunu, müvekkili şirket hakkında husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, Irak’ın savaş ve terör olaylarının devam ettiği bir coğrafya olduğunu, tüm güvenlik önlemleri alınmış olmasına rağmen meydana gelen kazada müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, davacı ile müvekkili şirket arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisi mevcut olmadığından müvekkili şirkete taraf sıfatı yüklenemeyeceğini, bu nedenle müvekkilin davaya konu olaydan sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, ayrıca iş kazasından doğan sorumluluğu ortadan kaldıran durumlar arasında kazaya sebep olan üçüncü kişilerin kastı veya ağır kusurunun da bulunduğunu, olayda terör saldırısının etkili olduğu ve uygun illiyet bağının kesildiğini, dolayısıyla müvekkil şirketin sorumluluğunun bulunmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. Dosya kapsamından, davalı ...şirketi ile ...Bakanlığı arasında 28.03.2011 tarihli sözleşme imzalandığı, bu sözleşme uyarınca ...Enerji Santrali yapım işinin adı geçen davalı tarafından üstlenildiği, davalı ...şirketinin bu iş kapsamında, dosyada yer alan 01.06.2011 tarihli sözleşme ile çevre duvarı yapım işini, 01.08.2011 tarihli sözleşme ile de beton santrali, transmikser, mobil beton pompası işletimi ve beton tedarik işlerini davacının işvereni olan diğer davalı ... İnşaat şirketine verdiği, davacının bu işler kapsamında Irak’ın Musul kentine bağlı ... bölgesindeki elektrik santrali inşaatında muhasebeci olarak çalıştığı sırada işini yaptığı konteynerin altına yerleştirilen ses bombasının patlaması sonucu yaralandığı, Mahkemece davalı ...şirketinin asıl işveren, davacının işvereni olan ... İnşaat şirketinin ise alt işveren olarak kabul edilerek karar verildiği, hükme dayanak kılınan bilirkişi kusur raporunda meçhul saldırganların durumu irdelenmeksizin davalı asıl işveren ...şirketinin %100 oranında kusurlu olduğu yönünde görüş bildirildiği, Kurum tarafından düzenlenen inceleme raporunda meçhul saldırganların %100 oranında kusurlu olduğu yönünde belirleme yapıldığı, aynı iş kazası olayından dolayı Kurum tarafından aynı davalılara karşı açılan rücuan tazminat dava dosyasının İstanbul 19. İş Mahkemesinin 2022/653 Esas sırasında kayıtlı ve halen derdest olduğu anlaşılmaktadır. İş kazalarından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davalarında zararlandırıcı olaya neden oldukları ileri sürülen kişi veya kişilerin kusur oranlarının kesin olarak tespiti önem taşımaktadır. Zira maddi tazminat davalarında sigortalının kazanç kaybının hesaplanmasında davacının kendi kusuru oranında tespit olunan kazanç kaybından indirim yapılacağı gibi yine manevi tazminat davalarında hükmedilecek manevi tazminat miktarının takdirinde tarafların kusur durumu Mahkemece öncelikle dikkate alınacaktır. Bunun yanında meydana gelen zarardan müteselsilen sorumlu olanların kendi aralarındaki kusur dağılımı, kendi payına düşenden fazla ödeme yapan müteselsil borçlunun diğer müteselsil borçlu veya borçlulara karşı yönelteceği rücu alacağının miktarını da etkilemektedir. Somut olayda, meçhul saldırganların kusur durumu değerlendirilmeden, Kurum inceleme raporu ile hükme dayanak alınan kusur raporu arasındaki çelişki giderilmeden %100 oranında davalı ...şirketinin kusurlu olduğu kabulünden hareketle sonuca gidilmesi yerinde görülmemiştir. Mahkemece yapılacak iş; rücuan tazminat dava dosyasında alınan kusur raporlarını celp ettikten sonra, iş güvenliği uzmanlarından oluşan farklı bir bilirkişi heyetinden meçhul saldırganların kusur durumunu değerlendiren, rücuan tazminat dava dosyasında alınan kusur raporlarını irdeleyen ve Kurum inceleme raporu ile hükme dayanak alınan kusur raporu arasındaki çelişkileri gideren yeni bir kusur raporu almak, yeniden hesap raporu alınmasının gerekmesi halinde davacı tarafın Kanun yoluna başvurmamış olması nedeniyle hükme esas alınan 02.04.2018 tarihli hesap raporunun bilinen (iskontosuz), bilinmeyen (iskontolu) dönemlerin başlangıç ve bitiş tarihlerinin değiştirilmemesi gerektiğini gözetmek ve usuli kazanılmış hakları da dikkate alarak çıkacak sonuca göre bir karar vermekten ibarettir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, 1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, 3.Temyiz eden davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, 4.Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgilisine iadesine, 5.Davalı ... avukatı yararına takdir edilen 28.000,00 TL duruşma avukatlık parasının davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi – Mart 2025 kararlarının tamamı