10. Hukuk Dairesi 2025/3281 E. , 2025/12435 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2527 E., 2024/3167 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 9. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/461 E., 2024/130 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; Sosyal Güvenlik Kurumu Antalya İl Müdürlüğüne verdiği 10.02.2014 tarihli emeklilik dilekçesine “1479 sayılı Kanun'da değişiklik 35. Maddesi ve 5510 sayılı Kanun'un geçici 7. Maddesi gereği 9000 iş gününü ve 51 yaşınızı doldurmanız halinde emeklilik talebinde bulunulabileceği” şeklinde yanıt verildiğini, sonrasında 1479 sayılı Kanun kapsamında emeklilik işleminin sağlandığını, bugüne kadar bu Kanun uyarınca yaşlılık aylıklarının ödendiğini, müvekkilinin 09.04.2021 tarihinde davalı Kuruma verdiği 11.02.2015 tarihi itibariyle 506 sayılı Kanun uyarınca yaşlılık aylığı bağlanması işlemlerinin yapılması, 11.02.2015 tarihinden itibaren Bağ-Kur yaşlılık aylığı kapsamında ödenen eksik yaşlılık aylığı farklarının her bir eksik ödeme için doğduğu tarihten itibaren yasal faiziyle ödenmesi yönündeki başvuru dilekçesinin, davalı Kurum tarafından 25.05.2021 tarihinde “davacının hizmet birleştirme ve 4/1(b) yaşlılık aylığı bağlanması işlemlerinde herhangi bir hata bulunmadığı” gerekçesiyle reddedildiğini beyanla; müvekkilinin 506 sayılı Kanun hizmetleri bağlamında 10.02.2015 tarihini takip eden aybaşı olan 01.03.2015 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine, Kurum işleminin iptaline, 506 sayılı Kanun uyarınca ödenmesi yerine Bağ-Kur yaşlılık aylığı kapsamında ödenen eksik yaşlılık aylığı fark alacaklarıına mahsuben fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 100,00 TL’nin ve her bir eksik ödeme için doğduğu tarihten itibaren yasal faiziyle davalı Kurumdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; 5510 sayılı Kanun yürürlüğe girmeden önce sigortalı olup, 01.10.2008 tarihinden sonra aylık talebinde bulunanlardan farklı Sosyal Güvenlik Kurumlarına tabi çalışması olanlara aylık bağlanılmasında mülga 2829 sayılı Kanun hükümlerine göre işlem yapılacağının anlaşıldığını, mülga 2829 sayılı Kanun'un hizmet sürelerinin birleştirilmesine ilişkin 4. maddesinde kurumlara tabi çeşitli işlerde çalışmış olanların hizmet sürelerinin, aynı tarihlere rastlamamak kaydıyla bu kanuna göre aylık bağlanmasına hak kazanıldığında birleştirileceğini ancak hizmet süreleri toplamının aylık bağlanmasına yeterli olmaması halinde bu kanun hükümleri uygulanmayacağını, yine aynı Kanunun aylığı bağlayacak Kurum alt başlıklı 8. maddesinde birleştirilmiş hizmet süreleri toplamı üzerinden, ilgililere; son yedi yıllık fiili hizmet süresi içinde fiili hizmet süresi fazla olan Kurumca, hizmet sürelerinin eşit olması halinde ise eşit hizmet sürelerinden sonuncusunun tabi olduğu Kurumca, kendi mevzuatına göre aylık bağlanıp ödeneceğini beyanla; davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yapılan yargılama sonunda; toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde ve sigortalılar lehine getirilen yasal düzenlemelerin, sigortalı aleyhine sonuç doğuramayacağı gözetildiğinde, sigortalının, 4/ı-a. sigortalılık süreleri başlı başına yaşlılık aylığına hak kazanmasına yeterli ise 4/ı-b. hizmetlerinin birleştirilmesi halinde hak kaybı söz konusu olması halinde hizmet birleştirilmesine gerek bulunmaksızın davacıya salt 4/ı-a. sigortalılık süreleri üzerinden aylık bağlanması gerektiği sonucuna varılarak, tahsis başvuru tarihi olan 11.02.2015 tarihinde yaşlılık aylığına hak kazanmış davacıya, tahsis başvurusunu takip eden aybaşı olan 01.03.2015 tarihinde ödenmesi gereken yaşlılık aylığı miktarının 1.065,94 TL ve % 4 ek ödeme 42,64 TL ile birlikte 1.108,58 TL olacağı, davacıya 4/ı-a. sigortalılığından ödenmesi gereken yaşlılık aylıklarından dolayı davacının, dava tarihi itibarıyla 10.125,54 ₺ aylık ve 404,89 ₺ ek ödeme olmak üzere toplam 10.530.43 ₺. fark alacağının söz konusu olacağı anlaşılmakla davanın kabulüne dair karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamı, delil durumu itibariyle Antalya 9. İş Mahkemesi 2022/461 Esas 2024/130 Karar sayılı kararında Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Mahkemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine dair karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; Kurum işlemlerinin usul ve yasaya uygun olduğunu, davanın ispat edilemediğini beyanla kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık 506 sayılı Kanun kapsamında 10.02.2015 tarihini takip eden aybaşı olan 01.03.2015 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanması, aksi Kurum işleminin iptali ve eksik ödenen yaşlılık aylığının tespiti istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 338058e6d043036b ae0adeaccbdfc090