Yargıtay Kararları › Yargıtay 10. Hukuk Dairesi › Mayıs 2025 › 2025/238 E., 2025/7659 K.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/238 E., 2025/7659 K. (07.05.2025) – Miras

Mahkeme
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/238
Karar No
2025/7659
Karar Tarihi
07.05.2025
Konu
Miras

10. Hukuk Dairesi 2025/238 E. , 2025/7659 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/11 E., 2023/1250 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Batman 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2020/357 E., 2020/305 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... ve davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının ... eşi ...'ın 22.06.2006 tarihinde vefat ettiğini, murisin ilk defa 1976/3. döneminde SSK sigortalısı olarak tescil edildiğini, müvekkili tarafından miras bırakan ...'ın hizmetlerinin tespiti için ... İş Mahkemesi'nin 2013/152 Esas sayılı dosyası ile açılan hizmet tespiti davası sonunda, miras bırakan ...'ın 05.07.1976-01.07.1977 tarihleri arasında davalı işveren nezdinde kesintisiz olarak çalıştığının tespitine karar verildiğini, bu kararın Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin 2014/5542 Esas ve 2014/14859 Karar sayılı ilamı ile onanarak kesinleştiğini, buna göre ...'ın SGK'ya tabi 357 günlük prim ödeme günü bulunduğunu, ayrıca ...'ın 1479 sayılı Kanun uyarınca 10.06.1992 tarihinden itibaren 2 yıl 8 ay 10 gün karşılığı 970 gün sigortalılığının olduğunu, ancak davalı Kurumun 1479 sayılı Kanun kapsamında 918 gün sigortalı olduğunu kabul ettiğini, müvekkilinin hizmet tespiti davası lehine sonuçlanınca davalı Kuruma başvurarak kendisine ölüm aylığı bağlanması talebinde bulunduğunu, davalı Kurumun ...'ın en son 1479 sayılı Kanun kapsamında sigortalı olduğunu belirttiğini ve 1479 sayılı Kanun kapsamında 918 gün prim ödemesi olduğunu, 1800 gün prim ödeme şartını yerine getirmediğini belirttiğini, bunun üzerine 506 sayılı Kanun kapsamındaki 357 prim gününü birleştirdiğini ancak yine 1800 gün prim ödeme şartının yerine getirilmediğinin belirtildiğini, Kurumun müvekkiline 600 gün askerlik borçlanması yaptırdığını ve 1875 gün prim ödeme günü olduğu için 5510 sayılı Kanun'un 4/1-b bendi uyarınca ölüm aylığı bağladığını, davalı Kurumun ölüm aylığı bağlanabilmesi için 600 gün askerlik borçlanması yaptırarak 1875 gün sigortalılık süresini dikkate alarak müvekkiline 5510 sayılı Kanun'un 4/1-b bendi uyarınca ölüm aylığı bağlamasının hukuka açıkça aykırı olduğunu belirterek, davalı Kurumun miras bırakan ...'ın hak sahiplerine 5510 sayılı Kanun'un 4/1-b bendi kapsamında ölüm aylığı bağlanması işleminin iptaline, miras bırakan ...'ın vefatı nedeniyle müvekkiline 5510 sayılı Kanun'un 4/1-a maddesi gereğince ölüm aylığı bağlanmasına, bağlanacak ölüm aylıklarının her bir ödeme tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte ödenmesine, haksız ve yersiz olarak tahsil edilen askerlik borçlanması bedelinin fazladan tahsil edilen kısmının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte geri iadesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davacının murisinin hizmet döküm cetvelinin incelemesinde, SSK'ya tabi hizmetlerinin 414 gün olarak gözüktüğünü, bu hizmet yeterli olmadığından sigortalının hak sahibine ölüm aylığı bağlanmasının söz konusu olmadığını, davacı vekilinin dava dilekçesinde iddia ettiği gibi, davacıya ölüm aylığı bağlanması için yeterli derecede hizmet gün sayısının bulunmadığını beyanla davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulü ile Davacıya ... eşi ...'tan 506 sayılı Kanun'un 66/c maddesi (5561 sayılı Kanun ile değişik) uyarınca 4/1-a kapsamında ölüm aylığı bağlanması gerekirken, 5510 sayılı Kanun hükümlerine göre 4/1-b kapsamında ölüm aylığı bağlanmasına ilişkin Kurum işleminin iptali ile davacıya 4/1-a kapsamında ölüm aylığı bağlanmasına, Davacıya tahsis talebinde bulunulan tarihi takip eden ay başı olan 01.10.2014 tarihinden itibaren ölüm aylığı bağlanmasına ilişkin kurum işleminin usul ve yasa hükümlerine uygun olduğunun tespitine, Davacıdan haksız ve yersiz olarak fazla tahsil edilen 689,47 TL askerlik borçlanması bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek ve hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalı kurumdan tahsili ile davacıya geri iadesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ve davalı Kurum vekilinin .... 1. İş Mahkemesinin 06.10.2020 tarih ve 2020/357 E. - 2020/305 K. sayılı ilamına yönelik istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b maddesinin (1) numaralı alt bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1- Davacı ... temyiz dilekçesinde; hak sahiplerine müteveffanın ölüm tarihini takip eden aybaşı itibariyle ölüm aylığı bağlanması gerektiğini, davacılardan haksız ve yersiz olarak fazla tahsil edilen askerlik borçlanması bedelinin tamamının dava tarihinden itibaren hesaplanacak faizi ile birlikte davalı Kurumdan tahsili gerektiğini, çünkü askerlik borçlanma bedeli olmasa dahi davacıların ölüm aylığı almaya hak kazandıklarını beyan etmektedir. 2- Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; eksik inceleme ile karar verildiğini, davacının talebi ile kendisine aylık bağlandığından davanın reddinin gerektiğini, davacının askerlik bedelinin iadesi ile ilgili olarak Kuruma başvurusunun olmadığını, kısmen kabul kararı verilmesine rağmen Kurum lehine vekalet ücreti hükmedilmediğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, ... sigortalı ...'ın hak sahiplerine 5510 sayılı Kanun'un 4/1-b maddesine göre ölüm aylığı bağlanması işleminin iptaline, hak sahiplerine 5510 sayılı Kanun'un 4/1-a maddesi kapsamında ölüm aylığı bağlanmasına ve ölüm aylığının hak edildiği tarih itibarıyla faizi ile birlikte ödenmesi ile askerlik borçlanması sebebiyle fazladan tahsil edilen kısmının iadesi istemlerine ilişkindir. Eldeki davada, davacının ilk kez 25.03.2008 tarihinde tahsis talebinde bulunduğu, ancak ... SGK İl Müdürlüğünün 11.04.2008 tarih ve 6444 sayılı yazısı ile ... ...'ın 05.07.1976 - 01.06.1977 tarihleri arasında 167 gün 4/a prim gün sayısının bulunduğu, 900 gün prim gün sayısı tamamlanmadığından tahsis talebinin reddedildiği, diğer taraftan davacılar murisi adına 10.06.1992 - 31.12.1993 tarihleri arasında zorunlu Bağ-Kur, 03.05.2005 - 31.05.20056 tarihleri arasında ise İsteğe Bağlı olmak üzere toplam 918 gün 4/b kapsamında hizmetinin bulunduğu, davacılar tarafından 12.08.2014 tarihinde muris ...'ın askerlik süresinin borçlanılması talebinde bulunulduğu ve 600 gün askerlik süresi borcu ödenilerek hizmet kazanıldığı, 01.09.2014 tarihli ikinci tahsis talebi üzerine bu defa hak sahibi eş ... ile sigortalının kızları .., .., .. ve ...'e 01.10.2014 tarihinden itibaren 4/b kapsamında ölüm aylığı bağladığı anlaşılmıştır. Davacılar murisi .. .. unvanlı işyerindeki çalışmalarının tespiti amacıyla açılan hizmet davası sonucunda ise davanın kabulü ile davacılar murisinin anılan işyerinde 05.07.1976 - 01.07.1977 tarihleri arasında çalıştığının tespitine dair verilen hükmün 24.06.2014 tarihinde kesinleşmesi ile davacılar murisi adına toplam 357 gün 4/a hizmetinin tescil edilmiş olduğu, buna göre davacılara bağlanan ölüm aylığının 918 gün 4/b+357 gün 4/a+600 gün askerlik borçlanması olmak üzere toplam 1875 gün prim gün sayısı üzerinden bağlandığı, söz konusu aylık tahsisinden sonra davacı ... kendisi ve hak sahibi kızı ... adına vekilleri aracılığıyla 19.11.2014 tarihinde davalı Kuruma müracaat ederek ölüm aylığının 4/a kapsamında bağlanması gerektiğini belirtilmişse de; Batman SGK İl Müdürlüğü tarafından 04.12.2014 tarihli yazı cevabında ... sigortalı ...'ın son çalışması 4/b kapsamında olduğundan yasal mevzuat gereğince talebin reddedildiği bildirilmiştir. Davacı ... tarafından, murisi ...'tan 5510 sayılı Kanun'un 4/1-a maddesi gereğince ölüm aylığı bağlanması ve aksine Kurum işlemlerinin iptali ile haksız ve yersiz olarak tahsil edilen askerlik borçlanması bedelinin fazladan tahsil edilen kısmının iadesi amacıyla açılan davada, Mahkemece davacının eşi ... ...'ın hizmet sürelerinin tespiti için açtığı hizmet tespiti davası sonucunda, 357 gün süre ile kesintisiz olarak çalıştığı tespit edildiği, 900 güne tamamlanması için askerlik borçlanması yaptığı, böylece davacıya mülga 506 sayılı Kanun'un 66/c (5561 sayılı Kanun ile değişik) maddesine göre ölüm aylığı bağlanması gerekir iken 5510 sayılı Kanun hükümlerine göre Bağ-Kur sigortalılık (4/1-b) süresini de dikkate alarak 1875 gün üzerinden 4/1-b kapsamında ölüm aylığı bağlanmasına ilişkin işleminin kanuna ve usule uygun olmadığı kanaati ile davanın kabulüne ve davacının fazla yatırdığı askerlik süresinin 57 günlük borçlanma bedeli olan 689,47 TL. miktarı Kurumdan talep edebileceğine yönelik davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmış olup, verilen hüküm eksik araştırma ve incelemeye dayalıdır. Öncelikle davanın hak sahibi eş ... tarafından açılıp, kendilerine aylık bağlanan ... sigortalı ...'ın kızları .., .., .. ve ...'in Bölge Adliye Mahkemesinin 24.06.2020 tarihli Kaldırma kararı gereğince hak sahibi olarak davaya dahil edilip, aynı vekille temsil edildikleri açık olup, mahkemece davaya dahil edilen davacılar hakkında olumlu - olumsuz herhangi bir hüküm kurulmamış olması hatalı bulunmuştur. Diğer yandan davacılar, murisleri ... adına 600 gün askerlik süresini 5510 sayılı Kanun'un 41. maddesi kapsamında borçlandıkları, 12.05.2010 tarihli, 27579 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren "Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği"nin "Borçlanmaya İlişkin Süreler" başlıklı 66. maddesine 16.06.2011 tarih, 27966 sayılı değişiklik ile eklenen 11. bendinde yer alan "Kanunun 41. maddesine göre yapılan borçlanmalarda aylık bağlanmamış olması şartıyla Kuruma yazıyla müracaat edilmesi halinde borçlanmadan vazgeçilebilir. Ödenen borçlanma tutarının tamamı faiz uygulanmaksızın iade edilir. Kısmi iade yapılmaz. Yanlış veya yersiz olarak yapılmış borçlanma tutarları da faiz uygulanmaksızın ilgililere iade edilir. Borçlandıkları hizmetler dikkate alınarak aylık bağlanmış olanların ödedikleri borçlanma tutarı ile sigortalıların vefatından önce yapmış olduğu borçlanmalara ilişkin borçlanma tutarları hak sahiplerine iade edilmez." şeklindeki düzenleme uyarınca ölüm aylığı bağlanan davacılara 57 günlük borçlanma bedelinin iadesine yönelik yazılı şekilde karar verilmiş olması da usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

VI. KARAR Açıklanan nedenlerle, 1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, 3.Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 07.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 6568c397deb42e0e fcb2e916e4049021

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi – Mayıs 2025 kararlarının tamamı