Yargıtay Kararları › Yargıtay 10. Hukuk Dairesi › Mayıs 2025 › 2025/2275 E., 2025/7662 K.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/2275 E., 2025/7662 K. (07.05.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2275
Karar No
2025/7662
Karar Tarihi
07.05.2025
Konu
Tapu

10. Hukuk Dairesi 2025/2275 E. , 2025/7662 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2016/529 E., 2022/197 K. Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, davalı Kurum vekili ile davalı ... Apartmanı Yönetimi ile dahili davalılar ..., ..., ..., ... vekilleri, dahili davalı ... vekili ile dahili davalı ... ve dahili davalı ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı asıl dava dilekçesinde; .. .. ilçesi .. Mah. .. Cad. No:26 adresindeki .. Apartmanı’nda 02.08.1992 tarihinde apartman yönetimi ile yazılı bir sözleşme yapmadan apartman görevlisi olarak işe başladığını, apartmanın zemin katında bulunan apartman görevlisi için yapılan dairenin kendilerine tahsis edildiğini, 02.08.1992 tarihinden 17.06.2012 tarihleri arasında apartman görevlisi olarak çalıştığını, günlük olarak merdiven temizliği, sabah saat 07.00 ekmek servisi, 10.00 diğer ihtiyaçlar için servis, 16.00 ekmek servisi, gece çöp toplama ve merdiven temizliği yaptığını, apartman yönetimi ile yaptığı anlaşma uyarınca daire başı 50 TL ücret aldığını, sigorta primi talebinin apartman yönetimi tarafından yıllarca yerine getirilmediğini, 2012 Haziran ayında apartmanın atık borularının patlaması nedeniyle oturdukları dairenin zarar gördüğünü, tamir masraflarının fazla olması nedeniyle apartman yönetiminden arızanın giderilmesini talep ettiklerini, yönetimin apartmanın bütçesi olmadığı için arızayı tamir edemeyeceğini ve bu şekilde oturmaları gerektiğini ya da çıkıp gitmelerini söylediğini, bunun üzerine apartman görevlisi olarak oturdukları daireyi boşaltmak zorunda kaldıklarını, apartman görevlisi olarak çalıştığının apartman sakinleri, çevre apartman görevlileri ve alışveriş yaptığı bakkal ve market sahipleri tarafından bilindiğini iddia etmek sureti ile işe başlama tarihi 02.08.1992’den 17.06.2012 tarihine kadar olan sürenin hizmet tespitinin yapılmasını talep etmiştir.

II. CEVAP 1. Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; Maltepe Sosyal Güvenlik Merkezinde işlem gören ... Apartman Yöneticiliği ünvanlı işyerinin 01.04.1981 tarihinde kanun kapsamına alındığını ve 01.06.1991 tarihi itibari ile kanun kapsamından çıkarılmış olup iz yapıldığını, davacının sigortalı çalışmasının tespitini istediği dönemde Kurum kayırlarına göre çalışmasının tespit edilemediğini, davacının kapıcı olarak yerine getirdiği çalışmaların tespitini talep etmesi nedeni ile davalı kat malikleri ya da ilgili dönemde apartmanda kiracı olarak oturan kişilerin anlatımlarına başvurulması gerektiğini, davacının iddialarının Kurum kayıtlarına eşdeğerde belgelerle kanıtlanması gerektiğini ve bu nedenle salt tanık beyanlarına dayalı olarak kanıtlanamayacağını, hizmetin geçtiği iddia edilen sürede işyerinin gerçekte var olup olmadığının sraştırılması gerektiğini beyanla haksız ve yersiz olarak Kuruma yöneltilen davanın reddini istemiştir. 2. Davalı ... Apartmanı Yönetimi cevap dilekçesinde; davacının apartmanlarında kapıcılık görevi yapmadığını, davacının eşi ...’nın bir süre kapıcılık yaptığını, yeni bir iş bulması nedeniyle işten ayrıldığını, davacının gelir durumu nazara alınarak insani duygularla işgal ettikleri daireden tahliye edilmediğini, apartmanın 9 dairelik olduğunu, ısınmanın kombi sistemi ile yerine getirildiğini, apartmanda kapıcılık gerektiren bir hizmetin olmadığını beyanla davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 14.09.2015 tarihli kararı ile davanın kabulü ile davacının davalı .... Yönetimi bünyesinde apartman görevlisi olarak, 02.08.1992- 31.07.1993 tarihleri arası 359 gün, günlük 48.300 TL ücretle, 01.08.1993- 31.08.1994 tarihleri arası 390 gün, günlük 83.250 TL ücretle, 01.09.1994- 31.08.1995 tarihleri arası 360 gün, günlük 139.125 TL ücretle, 01.09.1995- 31.07.1996 tarihleri arası 330 gün, günlük 282.000 TL ücretle, 01.08.1996- 31.07.1997 tarihleri arası 360 gün, günlük 567.000 TL ücretle, 01.08.1997 – 31.07.1998 tarihleri arası 360 gün, günlük 1.181.250 TL ücretle, 01.08.1998- 31.12.1998 tarihleri arası 150 gün, günlük 1.594.650 TL ücretle, 01.01.1999- 30.06.1999 tarihleri arası 180 gün, günlük 2.602.500 TL ücretle, 01.07.1999- 31.12.1999 tarihleri arası 180 gün, günlük 3.120.000 TL ücretle, 01.01.2000- 30.06.2000 tarihleri arası 180 gün, günlük 3.660.000 TL ücretle, 01.07.2000- 31.12.2000 tarihleri arası 180 gün, günlük 3.960.000 TL ücretle, 01.01.2001- 30.06.2001 tarihleri arası 180 gün, günlük 4.665.000 TL ücretle, 01.07.2001- 31.07.2001 tarihleri arası 30 gün, günlük 4.898.250 TL ücretle, 01.08.2001- 31.12.2001 tarihleri arası 150 gün, günlük 5.598.000 TL ücretle, 01.01.2002- 30.06.2002 tarihleri arası 180 gün, günlük 7.400.025 TL ücretle, 01.07.2002- 31.12.2002 tarihleri arası 180 gün, günlük 8.362.500 TL ücretle, 01.01.2003- 31.12.2003 tarihleri arası 360 gün, günlük10.200.000 TL ücretle, 01.01.2004- 30.06.2004 tarihleri arası 180 gün, günlük 14.100.000 TL ücretle, 01.07.2004- 31.12.2004 tarihleri arası 180 gün, günlük 14.805.000 TL ücretle, 01.01.2005- 31.12.2005 tarihleri arası 360 gün, günlük 16,29 TL ücretle, 01.01.2006- 31.12.2006 tarihleri arası 180 gün, günlük 17,70 TL ücretle, 01.01.2007-30.06.2007 tarihleri arası 180 gün, günlük 18,75 TL ücretle, 01.07.2007- 31.12.2007 tarihleri arası 180 gün, günlük 19,50 TL ücretle, 01.01.2008- 30.06.2008 tarihleri arası 180 gün, günlük 20,28 TL ücretle, 01.07.2008- 31.12.2008 tarihleri arası 180 gün, günlük 21,29 TL ücretle, 01.01.2009- 30.06.2009 tarihleri arası 180 gün, günlük 22,20 TL ücretle, 01.07.2009- 31.12.2009 tarihleri arası 180 gün, günlük 23,10 TL ücretle, 01.01.2010- 30.06.2010 tarihleri arası 180 gün, günlük 24,30 TL ücretle, 01.07.2010- 31.12.2010 tarihleri arası 180 gün, günlük 25,35 TL ücretle, 01.01.2011- 30.06.2011 tarihleri arası 180 gün, günlük 26,55 TL ücretle, 01.07.2011- 31.12.2011 tarihleri arası 180 gün, günlük 27,90 TL ücretle, 01.01.2012- 17.06.2012 tarihleri arası 166 gün, günlük 29,55 TL ücretle ve hizmet akdi ile çalıştığının tespitine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Mahkemenin 14.09.2015 tarihli kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay 21. Hukuk Dairesince (kapatılan); "... Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının sigortalı olarak tescilinin bulunmadığı, davalı apartmanın beş katlı, dokuz daireli olduğu, davalı apartmanda doğalgaz aboneliğinin ilk olarak 14.05.1997 tarihinde başladığı ve 22.06.1998 tarihinde son aboneliğin tesis edildiği, davalı apartmanın kalorifer tesisatının tatbik projesinin 19.08.1977 tarihinde onaylandığı, davacının eşinin hizmet cetvelinden 20.02.1992 tarihinde dava dışı işyerindeki çalışmasının sona erdiği tekrar dava dışı başka bir işyerinde 16.11.1996 tarihinde çalışmaya başladığı, davacı tanıklarının beyanlarının alındığı anlaşılmaktadır. Somut olayda, tanıkların beyanlarında davacının eşinin başka bir iş bulana kadar davalı apartmanın işlerini yaptığını beyan etmesine rağmen bu husus üzerinde durulmayıp, açıklığa kavuşturulmadan, yetersiz tanık beyanı, eksik araştırma ve inceleme ile karar verilmiş olması hatalıdır. Yapılacak iş, davalı apartmandan dava dönemine ilişkin defter ve belgelerini ibraz etmesini istemek, ihtilaflı dönemde komşu apartman kapıcıları ile davalı apartmana yakın bakkal, market ve diğer işyerlerinin çalışan ve sahiplerini tespit edip tanık olarak beyanlarını alarak, davalı apartman sakinleri ile komşu apartman sakinlerinin ifadesine başvurarak ve gerektiğinde mahallinde keşif yaparak, davalı apartmanın daire sayısı, bahçesinin olup olmadığı hususlarını da göz önünde bulundurarak, davacının davalı apartmandaki çalışmasının hangi işleri kapsadığı, çöp toplama, servis yapma, temizlik, merdiven yıkama gibi işleri yapıp yapmadığını saptamak, davacının eşinin dava dışı işyerlerindeki çalışmalarını, tanık beyanlarını da dikkate alarak davalı apartmanın kapıcılık hizmetlerini asli olarak kimin yerine getirdiğini, kapıcılık hizmetinin davacı tarafından yerine getirildiği belirlendiği takdirde bunun hangi tarihten itibaren olduğunu belirlemek, davacının davalı apartmandaki çalışmasının tam süreli ya da part time (kısmi süreli) olup olmadığını, davacının tüm mesaisini davalı apartmana hasredip etmediğini irdelemek, nihayetinde davacının part-time çalıştığının kabul edilmesi halinde, davacının sürekli olarak bir günde kaç saat çalıştığı, giderek haftalık ve aylık çalışma süreleri belirlenerek, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 63. maddesi gereğince 7.5 saatlik çalışmanın bir günlük çalışma olduğu kuralı ile davacının harcadığı mesainin kaç iş gününe karşılık geldiği, bir uzman bilirkişinin görüşü alınmak suretiyle açıkça saptandıktan sonra sonucuna göre karar vermekten ibarettir..." gerekçesiyle söz konusu karar bozulmuştur. Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile davacının davalı .... Yönetimi bünyesinde apartman görevlisi olarak 02.08.1992 - 17.06.2012 tarihleri arasında olmak üzere önceki kararı gibi davacının tam zamanlı olarak çalıştığının tespitine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Dahili davalılar ..., ..., ..., ... vekilleri temyiz dilekçesinde; zamanaşımı defi hakkında karar verilmediğini, davacının apartmana 12.01.1993 tarihinde taşındığını, eşinin ise 16.11.1996 tarihinde işe başladığını, bu tarihe kadar hiç merdiven temizliği yapmadığını, apartmanın bahçesinin olmadığını, tanık beyanlarına göre davacının kapıcılık yapmadığını, 8 daireli apartmanda tam zamanlı çalışılamayacağını beyan etmektedir. 2. Dahili davalılar ... ve ... temyiz dilekçelerinde; benzer nedenlerle Mahkeme kararının bozulması gerektiğini beyan etmişlerdir. 3. Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; Kurum kayıtlarının esas olduğunu, yargıtay kararları doğrultusunda davanın ispatlanamadığını, eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulduğunu, bozmadaki eksikliklerin giderilmediğini, hak düşürücü süre itirazlarının değerlendirilmediğini beyan etmektedir. 4. Dahili davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; husumet itirazlarının değerlendirilmediğini, müvekkilinin müteahhit olup kat karşılığı satış sözleşmesi ile taşınmaza malik olduğunu ve sonrasında tekrar devrettiğini, hak düşürücü sürenin dikkate alınmadığını beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının 02.08.1992 - 17.06.2012 tarihleri arasında davalı işyerinde geçen çalışmalarına ilişkin hizmet tespiti istemine ilişkindir. 1. Hizmet tespitine ilişkin talebin yasal dayanağı 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun geçiş hükümlerini içeren Geçici 7. maddesi gereğince 506 sayılı Kanun'un 79/10. ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9. maddeleri olup Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır. Bu tür davalarda Mahkemece yapılacak iş, davacıyla ilgili varsa tüm belge ve kayıtlar işverenden istenilmeli, çalışmanın gerçekleştiği ileri sürülen işyerinin Kurum nezdinde bulunan dosyası, işverence hazırlanması gerekli ücret ödeme bordroları, puantaj kayıtları ve diğer kayıtlar getirtilmeli, dönemsel sigorta primleri bordrosuyla veya aylık prim ve hizmet belgesiyle bildirimleri yapılan sigortalılar tanık sıfatıyla dinlenilmeli, Kurum müfettişlerince inceleme yapılıp yapılmadığı sorulmalı, inceleme yapılmışsa belgeler getirtilmeli, aynı çevrede faaliyet yürüten ve davacının çalışmasını bilebilecek durumda olan tarafsız nitelikte başka işverenler ve bordrolu çalışanlar yöntemince saptanarak tanık sıfatıyla dinlenilmeli, işçilik alacaklarına ilişkin dava dosyasının varlığı araştırılarak celbedilmeli ve işçilik hakları davasında dinlenen tanıkların anlatımları ile bu dosyada bilgi ve görgüsüne başvurulan tanıkların anlatımları karşılaştırılmalı, varsa çelişki giderilmeli, yargılama sürecinde dinlenen tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde, iş yerinin kapsamı, kapasitesi ve niteliği nazara alınmalı, işin mevsimlik olduğu anlaşılırsa dönemleri belirlenmeli, bu dönemde davacı ile işveren arasındaki sözleşmenin askıda olduğu ve mevsimlik dönemlerde hak düşürücü sürenin işlemeyeceği gözönünde bulundurulmalı; böylelikle; çalışmanın varlığı, başlangıç ve bitiş tarihleri, mevsimlik mi, sürekli mi olduğu, yapılan işin kapsam ve niteliği de nazara alındığında kısmi çalışma mümkün olduğundan kısmi ve kesintili olup olmadığı yöntemince araştırılmalıdır. 2. Diğer taraftan 4857 sayılı İş Kanunu'nun 13. maddesinde, işçinin normal haftalık çalışma süresinin, tam süreli iş sözleşmesiyle çalışan emsal işçiye göre önemli ölçüde daha az belirlenmesi durumunda sözleşmenin kısmî süreli iş sözleşmesi olduğu belirtilmiş, 63. maddesinde, genel bakımdan çalışma süresinin haftada en çok 45 saat olduğu, aksi kararlaştırılmamışsa bu sürenin, işyerlerinde haftanın çalışılan günlerine eşit ölçüde bölünerek uygulanacağı açıklanmıştır. Bu tür hizmet tespiti davalarında tam gün üzerinden veya kısmi zamanlı olarak çalışma olgusunun ortaya konulması önem arz etmekte olup çalışmanın kısmi zamanlı olduğu anlaşıldığı takdirde günde kaç saat hizmet verildiği ve giderek haftalık ve aylık çalışma süreleri belirlenmeli, sonrasında değinilen 63. madde kapsamında 7,5 saatlik çalışmanın 1 iş gününe karşılık geldiğinden yola çıkılarak hüküm altına alınması gereken aylık çalışma süresi belirlenmelidir. 3. İnceleme konusu eldeki davada, Yargıtay 21. Hukuk Dairesi'nin (kapatılan) 03.10.2016 tarihli bozma kararında; dosya kapsamından dinlenilen tanık beyanlarına göre davacının eşinin başka bir iş bulana kadar kapıcılık yaptığı yönündeki beyanlar değerlendirilerek davalı apartmanda kapıcılık görevinin kim tarafından, hangi tarihten itibaren yerine getirildiğinin belirlenmesi, davacının davalı apartmanda kapıcı olarak görev yaptığının belirlenmesi halinde ise çalışmasının tam süreli ya da kısmi süreli olup olmadığının tespiti bakımından yapılacak iş belirtilerek Mahkeme kararı bozulmuş olup bozma kararından sonra Mahkemece ifadelerine başvurulan tanık beyanları doğrultusunda, davacının davalı apartmanda tam zamanlı çalıştığı değerlendirilerek önceki gibi davanın kabulüne karar verilmiş ise de hüküm eksik inceleme ve hatalı değerlendirmeye dayalıdır. Somut olayda Mahkemece önceki bozma ilamında belirtildiği üzere, davacının eşi ...'ya ait hizmet cetveli incelendiğinde 20.02.1992 - 16.11.1996 tarihleri arasında herhangi bir sigortalılık bildiriminin bulunmadığı, 16.11.1996 tarihinden itibaren değişik işyerlerinden bildirimleri olup bazı dönemlerde yine sigortasının bulunmadığı gözetilerek davacının eşinin çalışmasının bulunmadığı dönemlerde ve başka işyerlerinde çalıştığı süre boyunca mesai saatleri dışında da kapıcılık yapıp yapmadığı belirlenmeli, buna göre kapıcılık hizmetlerinin davacının eşi tarafından yerine getirildiğinin anlaşılması karşısında, re'sen araştırma ilkesi doğrultusunda davacının yaptığı işlerin eşe yardım niteliğinde olup olmadığı, uyuşmazlık konusu dönemde kapıcılık faaliyetinin esasen kim tarafından yerine getirildiği tespit edilmeli, bu kapsamda yeteri kadar civar kapıcılar ve kat maliki olmayan kiracılar re'sen belirlenip, ayrıntılı bir şekilde dinlenilmeli, ayrıca apartman görevlisi olarak ateşçilik belgesinin kim adına düzenlendiği araştırılmalıdır. Davacının kapıcı olarak çalışmasının kabulü halinde ise davalı apartmanda davacının yaptığı işler ve dönemleri, çöp atılması, apartman temizliği ve bahçe bakımı şeklinde geçen çalışmalarını ne şekilde yerine getirdiği, bu hizmetler için dönem dönem kaç saat mesai harcadığı tek tek belirlenmeli, davacının aile hayatı ile iş hayatının iç içe geçtiği gözetilerek günlük çalışma saatleri doğru olarak tespit edilmeli, çalışma süreleri günlük 7.5 saat üzerinden (4857 sayılı İş Kanunu'nun 63. maddesi gereğince 7.5 saat çalışmanın 1 günlük çalışma hesabı ile) hesaplanarak haftalık ve aylık olarak hesaplanmalıdır. Kabule göre de Mahkemece bozma kararından sonra davalı apartmanın kentsel dönüşüm kapsamında yıkıldığı gözetilerek celp olunan tapu kayıtlarına göre kat malikleri davaya dahil edilmiş iseler de dahili davalılardan ...'un müteahhit olup kat karşılığı satış sözleşmesi ile taşınmaza malik olduğunu ve sonrasında tekrar devrettiği, uyuşmazlık konusu dönemde kat maliki olmadığından husumete yönelik itirazında bulunduğu anlaşılmakla, Mahkemece dahili davalı ...'un hangi tarihte kat maliki olduğu araştırılıp, davacının talep ettiği hizmet sürelerinden sorumlu olup olmadığı hususları irdelenmeksizin eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

VI. KARAR Temyiz olunan İlk Derece Mahkeme kararının BOZULMASINA, Temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 07.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 13e9bfa3387348a8 eb8e8bc640eae66c

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi – Mayıs 2025 kararlarının tamamı