10. Hukuk Dairesi 2025/2280 E. , 2025/7638 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2018/217 E., 2024/181 K. Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davacı ve davalı Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalıya ait ... unvanlı işyerinde 24.11.2004 - 31.12.2010 tarihleri arasında, son ücretinin 700,00 TL olduğunu beyanla, aşçı - temizlik elemanı olarak çalışmalarının tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP 1.Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde özetle, davalı şirketin ... sicil sayılı işyeri numarası ile ... Sosyal Güvenlik Merkezinde işlem gördüğü işyerinin 26.07.2006 tarihinde kanun kapsamına alındığı 2011/1. aya ait çalışan sayısının 1 olduğunu, davalı işyerinin 2004 - 2006 tarihleri arasında bordrolarının bulunmadığını, hizmet dışı sigortasız çalışmanın resmi, yazılı ve sağlıklı deliller ile kanıtlanması gerektiğini, tanık delili ile kanıtlanmasının kabul edilemeyeceğini, çalışmanın devamlılık arz edip etmediğinin araştırılmasının gerektiğini, asgari ücretten daha yüksek bir ücretle çalıştığı iddiasında ise bunun yazılı delil ile kanıtlanması gerektiğini beyanla davanın reddini savunmuştur. 2.Diğer davalı usulune uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmalara vekil veya temsilci katılmamış, davaya cevap vermemiştir.
III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 10.12.2015 tarihli 2017/5982 Esas 2018/5349 karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Mahkeme kararına karşı davalı Kurum vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur. Yargıtay 21. Hukuk (kapatılan) Dairesinin 05.06.2018 tarihli, 2017/5982 Esas, 2018/5349 Karar sayılı kararı ile somut olayda talep edilen sürenin uzunluğu dikkate alınmaksızın başkaca bordro tanıkları bulunduğu halde tek bordro tanığının beyanı ile sonuca gidilmesinin isabetsiz olduğu gerekçelerine dayalı olarak karar bozulmuştur. Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulü ile, Davacının davalıya ait 34.01.1143887 sicil numaralı işyerinden, 28.08.2007-31.12.2007 tarihleri arasında 123 gün, günlük 19,50 TL ücretle, 01/01/2008-30/06/2008 tarihleri arasında 180 gün, günlük 20,28 TL ücretle, 01/07/2008-31/12/2008 tarihleri arasında 180 gün, günlük 21,29 TL.ücretle, 01/01/2009-30/06/2009 tarihleri arasında 180 gün, günlük 22,20 TL.ücretle, 01/07/2009-31/12/2009 tarihleri arasında 180 gün, günlük 23,10 TL.ücretle. 01/01/2010-30/06/2010 tarihleri arasında 180 gün, günlük 24,30 TL.ücretle, 01/07/2010-31/12/2010 tarihleri arasında 180 gün, günlük 25,35 TL.ücretle 506 ve 5510 sayılı yasa kapsamında davalı işyerinde hizmet akdi ile çalıştığının tespitine, Davacının diğer taleplerinin reddine, karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemece 28.08.2007 tarihi itibariyle hizmet tespiti yapılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, bu haliyle davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, Kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. 2.Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; eksik inceleme sonucu karar verildiğini, kurum aleyhine yargılama giderine ve vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini, davanın açılmasına sebebiyet vermediğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. Beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık hizmet tespiti istemine ilişkindir. 1. Hizmet tespitine ilişkin talebin yasal dayanağı 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun geçiş hükümlerini içeren Geçici 7. maddesi gereğince 506 sayılı Kanun'un 79/10. ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9. maddeleri olup Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır. 2.Hizmet tespiti davalarının amacı hizmetlerin karşılığı olan sosyal güvenlik haklarının korunmasıdır. Hizmet akdine dayalı çalışma olgusunun ispatında delil sınırlandırması yoksa da davacının Kurum sicil dosyası, iş yeri özlük dosyası temin edilip iş yerinin Kanun'un kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlendikten sonra iddia edilen çalışmanın başlangıç ve bitiş tarihleri, hangi iş yerinde ne iş yapıldığı, iş yerinin kapsam, kapasite ve niteliği, prime esas kazanca tabi ücretin ne olduğu, çalışmanın sürekli, kesintili, mevsimlik olup olmadığı eksiksiz bir şekilde açıklığa kavuşturulmalıdır. 3.Taraf tanıklarının sözleri değerlendirilirken bunların inandırıcılığı üzerinde durulmalı, verdikleri bilgilere nasıl vakıf oldukları, işveren ve işçiyle, iş yeriyle ilişkileri, bazen uzun yılları kapsayan bilgilerin insan hafızasında yıllarca eksiksiz nasıl taşınabileceği düşünülmeli ve tanıklar buna göre dinlenilmeli, re’sen araştırma kapsamında sadece taraf tanıkları ile yetinilmeyip mümkün oldukça işyerinin müdür, amir, şef, ustabaşı ve postabaşı gibi görevlileri ve o işyerinde çalışan öteki kişiler ile o işyerine komşu ve yakın işyerlerinde bu yeri bilen ve tanıyanlar dahi dinlenerek tanık beyanlarının sağlığı denetlenmeli ve çalışma olgusu böylece hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde belirlenmelidir. 4.Eldeki davada, Mahkemece her ne kadar bozma kararına uyulmuş ise de bozma gereği tam olarak yerine getirilmemiş olup karar eksik incelemeye dayalıdır. Davacının davalı nezdinde 24.11.2004-31.12.2010 tarihleri arasında geçen ve Kuruma bildirilmeyen çalışma sürelerinin tespitini talep ettiği eldeki davada, Mahkemece bozma sonrası yargılamada dinlenen bordro tanığı ...'in hizmet başlangıç tarihi 28.08.2007 esas alınmak suretiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Anılan tanığın beyanında davacının kendisi işe başlamadan 1-2 sene önce işe girdiğini duyduğunu, davacının çay kahve temizlik işini yaptığını, kendisinden 1 hafta önce işten çıktığını, bu süreçte davacının aralıksız çalıştığını beyan ettiği, bordro tanığının hizmet cetvelinde, davalı iş yerinden bildirimlerinin 31.01.2011 tarihine kadar sürdüğü, yine davalı iş yerinden 26.07.2006 tarihinde sigorta bildirimi yapılan ... isimli bordro tanığının, davacı vekilinin kendisine göstermiş olduğu fotoğraftaki kadını tanıdığını, en fazla 1,5 sene temizlik işlerinde çalıştığı konusunda beyanda bulunduğu anlaşılmakla, bu suretle dinlenen tanık beyanları arasında uyumsuzluk olduğu görülmekle, Mahkemece tanık beyanları arasındaki çelişkiler giderilmeden hizmet başlangıcının hatalı bir şekilde belirlenmesi isabetsiz bulunmuştur. Diğer yandan davalıya ait iş yerinin 26.07.2006 tarihinde desen çizimi mahiyetinde kanun kapsamına alındığının, vergi başlangıcının ise 25.01.2006 olduğunun anlaşılması karşısında, davacı yanın talep başlangıcına göre, tanıklar tekrar dinlenmek suretiyle iş yerinin fiilen hangi tarihte faaliyete başladığı, temizlik işlerinin kimler tarafından yapıldığı, davacının çalışma süresine ilişkin ayrıntılı beyanları alınmalı, davacının çalışma süresi tereddütsüz bir şekilde belirlendikten sonra sonucuna göre karar verilmelidir. Bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek eksik araştırma ve inceleme sonucu yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Mahkeme kararının yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, Peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren Mahkemesine gönderilmesine, 07.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.