10. Hukuk Dairesi 2025/5928 E. , 2025/7655 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/3037 E., 2025/175 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 14. İş Mahkemesi SAYISI : 2023/391 E., 2024/308 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı asıl dava dilekçesinde, 25.01.1999 tarihinde (1) gün süre ile sigortalı çalıştığının ve sigortalılık başlangıç tarihini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde, davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile davacının 2.2431.138298.35 işyeri sicil numaralı ....San. ve Ltd. Şti. ünvanlı iş yerinde 25.01.1999 tarihinde bir (1) günlük çalıştığının tespitine, karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili, salt işe giriş bildirgesi verilmesinin eylemli çalışma olduğunu doğrulamadığını, davanın ispat edilemediğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, (1) gün sigortalı çalıştığının ve sigorta başlangıcının tespiti istemine ilişkindir. 1.Davanın yasal dayanakları 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 2., 6., 9., 79., 108. madde hükümleridir. Bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için sigortalı işe giriş bildirgesinin varlığı yeterli olmayıp, aynı zamanda o kimsenin kanunun belirlediği biçimde (506 sayılı Kanun'un 2. maddesi ve 5510 sayılı Kanun'un 4/a maddesi) eylemli olarak çalışması da koşuldur. Bu yön 506 sayılı Kanun'un 6. maddesi ile 5510 sayılı Kanun'un 7/a maddesinde ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 1999/21-549-555, 2005/21-437-448 ve 2007/21-306-320 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır. Bu bakımdan davacının işyerinde eylemli olarak çalışıp çalışmadığının yöntemince araştırılması gerektiği ortadadır. Hizmet tespitinin bir türü olan sigortalılık başlangıç tespiti davasında, dava konusu dönem yönünden hem çalışmaların geçtiği işyerinin varlığı hem de sigortalının çalışmalarının gerçek ve sigortalı çalışma olduğunun hiçbir teredüte yol açmayacak şekilde ispatlanması gerekmektedir. Bu tür davalarda Mahkemece yapılacak iş, davalı işverenin kamu kurumu olduğu ve kamu kuruluşlarındaki çalışanların hizmetlerinin kayıtlara geçirilmesinin ve ücret ödemelerinin belgelere dayandırılmasının esas olduğu göz önünde tutularak, davacının davasına konu çalışmanın geçti��i iddia edilen dönemin tamamına ait işveren nezdindeki puantaj kayıtları, ücret tediye bordroları ve konuya ilişkin tüm belgeler eksiksiz olarak getirtilmeli ve dikkatli incelenmelidir. Uyuşmazlığın çözümünde resmi ve yazılı kayıtlar esas alınmalı, anılan belge ve bordrolardan sigortalının imzasını içerenlerden, imza aidiyeti yönünden çekişme bulunmayanlar ile hata, hile, ikrah halleriyle sakatlığı iddia ve kanıtlanamayan belgelerin içeriklerinde gösterilen gün kadar çalışmanın karinesini teşkil edeceği göz önünde tutulmalıdır. Ayrıca davalı işveren nezdinde resmi sıfatla çalışan kişiler (müdür, amir, memur gibi) ile bordrolu çalışanlar tespit edilerek beyanlarına başvurulmalı, resmi veya yazılı kayıtların bulunmadığı tarihlerde alınan bu beyanlar ile eldeki deliller bir arada değerlendirilerek hüküm kurulmalıdır. 2.Sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için mutlak koşul niteliğindeki hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalıdır. Buna göre eldeki davada, mahkemenin verdiği hüküm eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır. 3.Yukarıda anılan yasal düzenleme ve açıklamalara göre inceleme konusu dava değerlendirildiğinde, davacı adına dava dışı ... Giyim San. Tic. Ltd. Şti. ünvanlı işveren tarafından 1105911 sicil no.lu iş yerinden 01.09.1984 tarihli işe giriş bildirgesi verilmiş olduğu, konfeksiyon imali mahiyetindeki iş yerinin 20.07.1995-28.02.1999 arasında kanun kapsamında olduğu, anılan sicil no.lu iş yerinden dönem bordrosu verilip verilmediği mahkemeye bildirilmemiş olmakla beraber işverenin aynı adreste kurulu olduğu anlaşılan 138298 sicil no.lu işyeri ile ilgili olarak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı iş müfettişi tarafından, iş yerinde çalışan bir başka işçinin şikayeti üzerine düzenlenen 07.04.1999 tarihli inceleme raporunda, davacının da beyanının alınmış olduğu, davacının 10.03.1999 tarihli beyanında, iş yerinde usta makinacı olarak çalıştığını beyan ettiği, öte yandan inceleme raporunda davacının çalışmaya başladığı tarih, çalıştığı dönem vs. ile ilgili bir tespitin yapılmamış olduğu, iş yeri tescil bilgilerinin de celbedilmediği, davacı asilin beyanında, kendisiyle birlikte çalışanlara ilişkin mahkemece istenen listeyi veremediğini, adını belirtmeden bir tanığa ulaştığını ancak onun da ....'a gittiğini öğrendiğini beyan etmiş oldığu mahkemece başkaca araştırma yapılmadan davacının yukarıda anılan inceleme raporu çerçevesinde alınan 10.03.1999 tarihli beyanına dayanarak eksik araştırma ve incelemeye dayalı şekilde hüküm kurulduğu anlaşılmıştır. 4.Buna göre, Mahkemece, davacının ÇSGB iş müfettişi tarafından düzenlenen 07.04.1999 tarihli inceleme raporu kapsamında alınan 10.03.1999 tarihli ifadesine dayanılmışsa da anılan inceleme raporunda davacının çalışma dönemine ilişkin bir tespit yapılmadığı gibi dava konusu dönemde çalıştığına dair de bir belirleme yapılmadığı gözetilerek işe giriş bildirgesinde belirtilen sicil no.lu iş yerinin iş yeri tescil bilgileri ile dönem bordroları Kurumdan celbedilmeli, dava konusu dönem bordrosunun olması halinde bordro çalışanlarının beyanlarına başvurulmalı, bordro tanığının bulunmaması yada beyanlarının yetersiz kalması halinde, dava konusu dönemde iş yerine komşu iş yerleri ve sigortalı çalışanlarının, emniyet, vergi, belediye, SGK nezdinde araştırılarak belirlenmeli, bu kişilerin sigortalılık ve vergi kayıtları da getirtilmek suretiyle beyanlarına başvurulmalı, komşu iş yerinin tespit edilememesi halinde taraflardan sorulmak suretiyle davacının çalışmasını bilebilecek kişiler belirlenerek bu kişilerin de çalışma kayıtları getirtilerek beyanları alınmalı, öte yandan davacının işe giriş bildirgesindeki iş yeri ... sicil no.lu olmasına karşın 07.04.1999 tarihli inceleme raporunda belirtilen ve aynı adreste kurulu .... sicil no.lu iş yeri arasında bir bağlantı olup olmadığı hususu da irdelenmeli, iş yerinin vergi mükellefiyet kaydı celbedilmeli, böylelikle toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle davacının gerçek çalışma olgusu, somut ve inandırıcı bilgilere dayalı biçimde ortaya koyulmalıdır. 5.Kabule göre de, hüküm fıkrasında davacının işe giriş bildirgesinde belirtilen iş yeri sicil no. .... olmasına karşın, iş yeri ile ilgili 1999 yılında yapılan denetim raporunda belirtilen .... sicil no.nun yazılmış olması da isabetsiz bulunmuştur. Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, yazılı şekilde karar tesisi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
VII. KARAR Açıklanan sebeple, 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 07.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 65525e5eea0c9365 bd864b505f5e73db