Yargıtay Kararları › Yargıtay 10. Hukuk Dairesi › Mayıs 2025 › 2025/2330 E., 2025/7664 K.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/2330 E., 2025/7664 K. (07.05.2025)

Mahkeme
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2330
Karar No
2025/7664
Karar Tarihi
07.05.2025

10. Hukuk Dairesi 2025/2330 E. , 2025/7664 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2712 E., 2024/2406 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 25. İş Mahkemesi SAYISI : 2017/82 E., 2022/53 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı feri müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 20.12.1999 tarihinden itibaren davalı işyerinde keseci olarak çalışmaya başladığını ve bu çalışmasının 10.08.2014 tarihinde sonlandırıldığını müvekkilinin davalıya ait Yeni Ankara Hamamı işyerinde aralıksız olarak 15 yıl çalıştığını, müvekkilinin davalı iş yerinde çalışma gün sayısının 5345 gün olması gerekirken yalnızca 416 gün prim yatırıldığını, davacının 20.12.1999 tarihinde çalışmaya başlamasına rağmen işe girişinin 2009 yılında yapıldığını bu sebeple müvekkilinin davalı işyerinde 20.12.1999 - 10.08.2014 tarihleri arasında Kuruma eksik bildirilen çalışmalarının tespitini talep etmiştir.

II. CEVAP 1- Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; hak düşürücü sürenin geçtiğini, davacının keseci olduğunu müvekkilinin işçisi olmadığını, teamül olarak kesecilerin ücretlerini hamam ücretinden ayrı olarak müşterilerden kendilerinin aldığını yani kendi işlerini yaptıklarını, kesecilerin hamam sahibinin işçisi değil bir anlamda kiracısı olduklarını, hamamın bir odasının tellaklara tahsis edildiğini bu odanın kirasını ödediklerini, kendi nam ve hesaplarına çalıştıklarını, kesecilerin 15 gün çalışıp diğer 15 gün işe gelmediklerini beyanla davanın reddini istemiştir. 2- Feri müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurumun feri müdahil olarak kabulünün gerektiğini, davada hak düşürücü sürenin gerçekleştiğini, davanın kamu düzenine ilişkin olması nedeniyle Mahkemece araştırmanın genişletilmesi gerektiğini, yerleşik içtihatlara uygun olarak delillerin toplanması gerektiğini beyanla davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda 17.02.2022 tarihli kararı ile davanın kısmen kabulü ile davacının, davalıya ait 1026276.06 sicil numaralı iş yerinde 20.12.1999 - 20.12.2013 ve 07.02.2014 - 10.08.2014 tarihleri arasında asgari prime esas kazanç üzerinden hizmet akdine dayalı olarak çalıştığının tespitine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 17.02.2022 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 12.10.2023 tarihli kararı ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 12.10.2023 tarihli kararının süresi içinde feri müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, İlk Derece Mahkemesi hükmünün fer'i müdahil Kuruma usulüne uygun tebliğ edilmediği anlaşılmakla, öncelikle tebligatın sağlanması, buna göre fer'i müdahil Kurum tarafından da istinaf yoluna başvurulması halinde Bölge Adliye Mahkemesince istinaf istemi hakkında esasa girilerek karar verilmesi, fer'i müdahil Kurum tarafından İlk Derece Mahkemesi hükmünün istinaf edilmemesi halinde ise şimdiki gibi karar tesisi gerektiği belirtilerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, fer'i müdahil Kurum yönünden kararın temyizen incelenmesi için öncelikle istinaf isteminin bulunup bulunmadığının tespiti açısından tebligat eksikliğinin tamamlanması amacıyla dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine iadesine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile davalı ve fer'i müdahil SGK vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Fer'i müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde; davanın hak düşürücü süre yönünden reddi gerektiğini, davacının çalışmasının yöntemince araştırılması gerektiğini, işyerindeki fiili çalışmanın varlığının yazılı belgelerle ispatının zorunlu olduğunu, Kurum işlemlerinde hata bulunmadığını beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının 20.12.1999 - 10.08.2014 tarihleri arasında davalıya ati işyerinde kesintisiz olarak geçen çalışmalarına ilişkin hizmet tespiti istemine ilişkindir. Hizmet tespitine ilişkin talebin yasal dayanağı 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun geçiş hükümlerini içeren Geçici 7. maddesi gereğince 506 sayılı Kanun'un 79/10. ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9. maddeleri olup Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır. Bu tür davalarda Mahkemece yapılacak iş, davacıyla ilgili varsa tüm belge ve kayıtlar işverenden istenilmeli, çalışmanın gerçekleştiği ileri sürülen işyerinin Kurum nezdinde bulunan dosyası, işverence hazırlanması gerekli ücret ödeme bordroları, puantaj kayıtları ve diğer kayıtlar getirtilmeli, dönemsel sigorta primleri bordrosuyla veya aylık prim ve hizmet belgesiyle bildirimleri yapılan sigortalılar tanık sıfatıyla dinlenilmeli, Kurum müfettişlerince inceleme yapılıp yapılmadığı sorulmalı, inceleme yapılmışsa belgeler getirtilmeli, aynı çevrede faaliyet yürüten ve davacının çalışmasını bilebilecek durumda olan tarafsız nitelikte başka işverenler ve bordrolu çalışanlar yöntemince saptanarak tanık sıfatıyla dinlenilmeli, işçilik alacaklarına ilişkin dava dosyasının varlığı araştırılarak celbedilmeli ve işçilik hakları davasında dinlenen tanıkların anlatımları ile bu dosyada bilgi ve görgüsüne başvurulan tanıkların anlatımları karşılaştırılmalı, varsa çelişki giderilmeli, yargılama sürecinde dinlenen tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde, iş yerinin kapsamı, kapasitesi ve niteliği nazara alınmalı, işin mevsimlik olduğu anlaşılırsa dönemleri belirlenmeli, bu dönemde davacı ile işveren arasındaki sözleşmenin askıda olduğu ve mevsimlik dönemlerde hak düşürücü sürenin işlemeyeceği gözönünde bulundurulmalı; böylelikle; çalışmanın varlığı, başlangıç ve bitiş tarihleri, mevsimlik mi, sürekli mi olduğu, yapılan işin kapsam ve niteliği de nazara alındığında kısmi çalışma mümkün olduğundan kısmi ve kesintili olup olmadığı yöntemince araştırılmalıdır. İnceleme konusu eldeki davada, davacının davalı şirkete ait hamam işyerinde 20.12.1999 - 10.08.2014 tarihleri arasında geçen hizmetlerinin tespitinin talep edildiği, davacının 02.11.2009 - 03.11.2009, 08.11.2010 -16.12.2010, 16.01.2013 - 31.03.2013, 24.04.2013 - 08.08.2013, 07.02.2014 - 22.06.2024 ve 22.07.2014 - 10.08.2014 tarihleri arasında davalıya ait 1026276 sicil numaralı işyerinden bildiriminin yapıldığı, uyuşmazlık konusu dönemde 20.12.2013 - 31.01.2014 tarihleri arasında ise dava dışı ... İletişim unvanlı işyerinden hizmetinin bildirildiği, Mahkemece yapılan yargılama sonucunda dinlenen tanık beyanlarına göre davacının dava dışı işyerinden yapılan bildirimleri dışlanmak suretiyle 20.12.1999 - 20.12.2013 ve 07.02.2014 - 10.08.2014 tarihleri arasında geçen hizmetlerinin tespiti yönünden mükerrer kayıt oluşturacak şekilde davanın kısmen kabulüne karar verildiği anlaşılmış olup, davacının uyuşmazlık konusu dönemde davalı işyerinde çalışma iddiasına yönelik araştırma yeterli olmayıp, Mahkemece sonuca eksik inceleme ile gidilmiştir. Somut uyuşmazlıkta davacının davalı işyerinden altı ayrı dönemde hizmetlerinin bildirildiği, bu bildirimlerin bir kısmının ayda 30 günden az olduğu, bu bildirimlere ilişkin olarak davalı işveren tarafından ibraz edilen ücret bordrolarında bildirilen sürelere uygun olarak ödeme yapıldığının anlaşılmasına karşın, Mahkemece ücret bordrolarında bildirilen süreler dikkate alınmaksızın hüküm kurulması hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir. Öte yandan davacının davalı işveren nezdinde hangi tarihte işe başladığına dair toplanan delillerin de iddianın aydınlatılması yönünden yeterli olmadığı gözetilerek, davacı hakkında bordro düzenlenen tarihten öncesinde kimlerle, ne şekilde çalıştığı hususları davacıdan sorulmalı, bu kapsamda davacının bildireceği tanıklar dinlenmeli, davacının çalışmalarının hangi tarihten itibaren başladığı tespit edilmeli, ayrıca Mahkemece dinlenen tanıklardan bir kısmının davacının haftada birkaç gün çalıştığı yönünde beyanda bulundukları anlaşıldığından, davacının haftada kaç gün çalıştığı belirlenmeli, buna göre davacının davalı yanında kısmi çalışma yapıp yapmadığı hususu araştırılmalı, davacının çalışma iddiasına ilişkin uyuşmazlık, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip; deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek, varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir. VI.KARAR Açıklanan sebeplerle; 1-Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 07.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 1aab630f3d26cd01 e6014dc1a101a279

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi – Mayıs 2025 kararlarının tamamı