Yargıtay Kararları › Yargıtay 10. Hukuk Dairesi › Haziran 2025 › 2025/1942 E., 2025/9299 K.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/1942 E., 2025/9299 K. (02.06.2025)

Mahkeme
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1942
Karar No
2025/9299
Karar Tarihi
02.06.2025

10. Hukuk Dairesi 2025/1942 E. , 2025/9299 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1350 E., 2024/2651 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 16. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/228 E., 2023/49 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalı firmada 10.06.2010 tarihinde işe başladığı, 06.09.2014 tarihinde iş akdinin haksız şekilde sona erdirildiğini, şirket hakkında işe iade talepli dava açılarak, işe iadeye karar verildiğini, ancak çalıştığı süre zarfında primlerinin net 1.500,00 TL üzerinden yatırılmadığını, asgari ücret üzerinden eksik yatırıldığını belirterek prime esas gerçek kazançlarının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP 1.Davalı ... Turizm Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının 1 Şubat 2011 ile 9 Eylül 2014 tarihleri arasında şirket bünyesinde çalıştığı, işe giriş çıkış bildirgeleri bulunduğu, Şirket ile davacı arasında imzalanmış olan protokol uyarınca şirketten herhangi bir hak ve alacağının bulunmadığı, maaş ödemelerinin banka aracılığıyla yapıldığı beyanla, davanın reddini istemiştir. 2.Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tüm dosya kapsamının birlikte değerlendirilmesi sonucunda; davanın, davacının davalı iş yerinde çalıştığı döneme ilişkin gerçek prime esas kazanç tespiti istemine ilişkin olduğu, davacı tarafından dava konusuna ilişkin Kuruma başvuru yapılıp süresi için sonuçlandırılmadığı, bu durumda başvurunun reddedildiğinin kabulü gerektiği, esas ilişkin yargılamada davanın niteliği ve talep edilen miktara göre ilgili dönemler için senetle ispat yükümlülüğü bulunduğu, Ankara 39. İş Mahkemesi tarafından verilip kesinleşen kararın ödenmesi koşulu ile dikkate alınması gerektiği, taraf beyanları ve dosya kapsamından karar gereğince ödeme yapıldığının anlaşıldığı, bu durumda Mahkeme kararı gereğince yapılan ödeme gözetilerek davacının 2014/9. ayına ilişkin prime esas gerçek kazancının yasal, yeterli gerekçeyi içerir, denetime elverişli ve hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre Kuruma 6.728,40 TL eksik bildirildiğinin tespiti gerektiği, fazlaya ilişkin talebin usule uygun deliller ile ispat edilemediği kanaatine varılarak davanın kısmen kabul ve kısmen reddine, davacının davalı şirkete ait işyerinde 2014/9. ayına ilişkin prime esas gerçek kazancının Kuruma 6.728,40 TL eksik bildirildiğinin tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı Kurum vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda, Ankara 39. İş Mahkemesinin 2016/336 Esas sayılı dosyasında davacı lehine hükmedilen işçilik alacaklarının davacıya ödendiği, davacının son çalışmasının 2014/9. ayına ilişkin olduğu, davacının hizmet akdinin 17.09.2014 tarihinde sona erdiği anlaşıldığından işçilik alacakları dosyasında hükmedilen ve ödenen ödemelerin çalışmanın geçtiği son ayın prime esas kazancında gözetildiği, usul ve yasaya uygun bilirkişi raporu hükme esas alınarak davacının son ayın sigorta primine esas kazancına 6.728,40 TL ek kazanç bildirilmesi gerektiğine dair Mahkeme kararının yerinde olduğu, davacının diğer bildirimlerinin aksini kanıtlar yazılı delil bulunmadığı gözetildiğinde Mahkemenin kısmen kabul kararında isabetsizlik bulunmadığı, dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; kararın usul ve esas yönünden yasaya aykırı olduğunu, Kurumca yapılan işlemlerde bir hata bulunmadığını, yasal mevzuata uygun olduğunu, davacının kendi kusurlarını ve işverenin kusurlarını kuruma yükleyemeceğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, prime esas kazançların tespiti istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi – Haziran 2025 kararlarının tamamı