10. Hukuk Dairesi 2025/1310 E. , 2025/8495 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2022/236 E., 2024/319 K. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... Genel Müdürlüğüne bağlı olarak 1970-1973 yılları arasında ... Bölgesinde 1973-1979 yılları arasında Dur Yolcu Bölgesinde, 1979-1981 yılları arasında ..-... arasında, 1981-1987 yılları arasında .. Köyü sırtlarında, 1987-1996 yılları arasında da .. Köyü .., .. ve ..'ta Müdürlüğün görevlendirdiği işlerde, ağaçlandırma orman temizleme vb. işlerde 1970-1996 yılları arasında çalıştığını, 1970 yılında işe başlamasına karşın bordroda prim kesilmesine rağmen sigortasının yapılmadığını ileri sürerek hizmet süresinin tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP 1.Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın hak düşürücü süre yönünden reddi gerektiğini, Kurumun davada feri müdahil olarak yer alması gerektiğini, davalı sıfatının feri müdahil olarak değiştirilmesi ve aleyhe karar verilmesi halinde de aleyhe mahkeme masraflarına hükmedilmemesi gerektiğini, sigortalılığın oluşumu yönünden çalışma olgusunun eylemli ve gerçek biçimde varlığının kanıtlanması, fiili ve gerçek çalışmayı ortaya koyacak belgeler işe giriş bildirgesi Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğindeki aylık prim ve hizmet belgesi gibi Kuruma verilmesinin zorunlu belgeler olduğu davacı ile işveren arasında böyle bir ilişkinin mevcut olmadığı ileri sürülerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davalı Müdürlük cevap dilekçesinde özetle; davanın hak düşürücü süre yönünden reddi gerektiğini, tespiti istenen hizmetin geçtiği yılı takip eden yıldan bu yana 5 yıllık hak düşürücü süreden fazla zaman geçtiğini, Orman İşletme Müdürlüklerinin resmi kurum olduğu, SSK'ya verilmesi gereken işe giriş bildirgesi, aylık bildirge ve dönem bordrolarının düzenli olarak SSK'ya verilmesi gerektiğini, SSK kayıtları kontrol edildiğinde davacı kaydının bulunmadığının anlaşıldığını ayrıca Müdürlüğün iş yeri kayıtlarının incelenmesinde de davacı adına rastlanılmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 25.06.2020 tarihli 2019/281 Esas, 2020/177 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabul kısmen reddi ile davacının 04.04.1978-27.04.1978 tarihleri arası hizmetleri ... sicil sayılı dosyada işlem gören davalı işveren tarafından fer'i müdahil Kuruma zaten bildirilmiş olduğundan bu dönemlere ilişkin hizmet tespit talebinin hukuki yarar yokluğundan reddine, Davacının davalı ... bünyesindeki iş yerlerinde 1970-03.04.1978 ve 01.07.1983-1996 yılı arası dönemlerde çalışması bulunmadığından bu dönemlere ilişkin davanın reddine, Davacının davalı ... bünyesindeki ... sicil nolu iş yerlerinde; 28.04.1978-30.06.1978, 01.12.1978-30.06.1979, 01.12.1979-30.06.1980, 01.12.1980-30.06.1981, 01.12.1981-30.06.1982, 01.12.1982-30.06.1983 tarihleri arasında mevsimlik dönem işçisi olarak 506 sayılı Kanuna tabi çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 25.06.2020 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 17.03.2022 tarihli 2021/279 Esas, 2022/461 Karar sayılı kararı ile istinaf istemlerinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece "Mahkemece, çalışma iddiasının öncelikle davacı bizzat dinlenmek suretiyle kabule konu dönemde iddia olunan çalışmanın hangi işleri kapsadığı ve ne kadar sürdüğü hususunda beyanı da alınmak suretiyle yapıldığı iddia olunan işlerin nelerden ibaret olduğu belirlenmeli, ihtilaflı dönemlerde bildirimi bulunan bordrolu tanıkların (her bir tanığın hizmet cetveli getirtilmek suretiyle, tespite konu tüm dönemleri karşılayacak şekilde) beyanlarına başvurma yoluna gidilmeli, dinlenen tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde; işin ve iş yerinin niteliği nazara alınmalı, diğer taraftan davacının yaşı ile yaptığı iş nazarında mevsimlik çalışma olgusu araştırılmalı, davacı beyanına konu orman işinin niteliklerine göre süresi, birlikte çalıştığını belirttiği kişiler ile ilgili Orman İşletme Müdürlüğünde görev yapan yetkililerin de beyanı da alınmak suretiyle giderek bu konuyla ilgili denetime elverişli ve anılan iş kollarında uzman kişilerden alınacak bilirkişi raporu ile belirlenmek suretiyle sonucuna göre bir karar verilmelidir." gerekçelerine dayalı olarak karar bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarihi ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulü ile; 1-Davacının 04.04.1978-27.04.1978 tarihleri arası hizmetleri ... sicil sayılı dosyada işlem gören davalı işveren tarafından fer'i müdahil Kuruma zaten bildirilmiş olduğundan bu dönemlere ilişkin hizmet tespit talebinin hukuki yarar yokluğundan reddine, 2-Davacının davalı ... bünyesindeki ... sicil nolu iş yerlerinde; 28.04.1978-31.12.1978 247 kesintisiz gün, 01.01.1979-31.12.1984 2160 kesintisiz gün, 01.01.1985-30.06.1985 180 kesintisiz gün 01.07.1985-31.12.1985 45 kesintisiz gün 01.01.1986-31.12.1996 1386 gün toplam 4038 günün tarihleri arasında mevsimlik dönem işçisi olarak 506 sayılı Kanun'un 79/10. fıkrası ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9. fıkrasına tabi çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın hak düşürücü süreden reddi gerektiğini, davacı ile aralarında hizmet akdinin söz konusu olmadığını, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte, ağaçlandırma işinde mevsimlik çalışmanın söz konusu olduğunu ileri sürmüştür. 2. Fer'i müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın hak düşürücü süreden reddi gerektiğini, hükme esas alınan tanık beyanlarının net olmadığını, davacının davasını ispatlayamadığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık hizmet tespiti istemine ilişkindir. Usuli kazanılmış hak davaların uzamasını önlemek, hukuki alanda istikrarı sağlamak ve kararlara karşı genel güvenin sarsılmasını önlemek amacıyla Yargıtay uygulamaları ile geliştirilmiş, öğretide kabul görmüş ve usul hukukunun vazgeçilmez ana ilkelerinden biri haline gelmiştir. Usulü müktesep hak, anlam itibariyle, bir davada, mahkemenin ya da tarafların yapmış olduğu bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş ve uyulması zorunlu olan hakkı ifade etmektedir. Mahkemenin, Yargıtayın bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usulü kazanılmış hak doğabileceği gibi, bazı konuların bozma kararı kapsamı dışında kalması yolu ile de usulü kazanılmış hak gerçekleşebilir. Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Bozma kararına uymuş olan mahkeme kesinleşen bu kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremez. Bir başka anlatımla, kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usulü kazanılmış hak oluşturur (04.02.1959 gün ve 13/5 sayılı YİBK). Kazanılmış haklar “Hukuk Devleti” kavramının temelini oluşturan en önemli unsurlardandır. Kazanılmış hakları ortadan kaldırıcı nitelikte sonuçlara yol açan yorumlar Anayasa'nın 2. maddesinde açıklanan “Türkiye Cumhuriyeti sosyal bir hukuk devletidir” hükmüne aykırılık oluşturacağı gibi toplumsal kararlılığı, hukuksal güvenceyi ortadan kaldırır, belirsizlik ortamına neden olur ve kabul edilemez. Yargıtay İçtihatları ile kabul edilen “usulü kazanılmış hak” olgusunun, bir çok hukuk kuralında olduğu gibi yine Yargıtay İçtihatları ile geliştirilmiş istisnaları bulunmaktadır. Örneğin Mahkemenin bozmaya uymasından sonra yeni bir içtihadı birleştirme kararı (09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı YİBK) ya da geçmişe etkili yeni bir kanun çıkması karşısında, Yargıtay bozma ilamına uyulmuş olmakla oluşan usulü kazanılmış hak hukukça değer taşımayacaktır. Usulü kazanılmış hakkın hukuki sonuç doğurabilmesi için; bir davada ya taraflar ya mahkeme ya da Yargıtay tarafından açık biçimde yapılmış olan ve istisnalar arasında sayılmayan bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş uyulması zorunlu olan bir hakkın varlığından söz edilebilmesi gerekir. (...nun 12.07.2006 T., 2006/4-519 E, 2006/527 K, 03.12.2008 T., 2008/10-730 E., 2008/732 K.) Zira usulü kazanılmış hak ilkesi kamu düzeniyle ilgilidir. (09.05.1960 T., 21/9; 04.02.1959 gün 13/5 sayılı İçtihadı Birleştirme kararı) Davacının 1970-1996 tarihleri arasında davalı ... Müdürlüğüne bağlı olarak ağaçlandırma, orman temizleme işlerindeki aralıksız çalışmalarının tespitini talep ettiği eldeki davada, Mahkemenin bozma öncesi kısmen kabulüne konu kararında davacının 28.04.1978-30.06.1983 tarihleri arasında mevsimlik işçi olarak kısmi çalışmalarının kabul edildiği, 1970-03.04.1978 ve 01.07.1983-1996 yılı arası dönemlerde çalışması bulunmadığından bu dönemlere ilişkin davanın reddedildiği, davacının bu karara yönelik olarak istinaf devamında temyiz talebinin bulunmadığı, verilen kararın davalı ve fer'i müdahil Kurum vekillerinin temyizi üzerine Dairemizce bozulduğunun anlaşılmasına göre, Mahkemece hükmüne uyulan bozma sonrası kararında, davacının 28.04.1978-31.12.1996 tarihleri arasında sürekli çalıştığı kabul edilerek davacı yanın hizmet tespitine konu dönem yönünden, ilk kararında kabul edilen hizmet süreleri aşılmak suretiyle, davalılar lehine oluşan usuli kazanılmış hak ihlal edilerek sonuca gidilmesi hatalı olmuştur. Diğer yandan; Mahkemece bir önceki bozma ilamı içeriği gözetilmek üzere, davacının talebine konu dönemde 01.01.1972, 02.09.1975, 18.12.1976 tarihlerinde doğum yaptığı da dikkate alınarak, çalışmalarının kesintisiz olup olmadığı irdelenmeli, davalıya ait iş yeri tescil numaraları da kabule konu dönem yönünden, kanun kapsamında oldukları tarihler nazarında ayrıştırma yapmak suretiyle toplanan deliller ışığında varılacak sonuç uyarınca karar verilmelidir.
V. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, 21.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.