Yargıtay Kararları › Yargıtay 10. Hukuk Dairesi › Mayıs 2025 › 2024/13803 E., 2025/8573 K.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/13803 E., 2025/8573 K. (21.05.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/13803
Karar No
2025/8573
Karar Tarihi
21.05.2025
Konu
Tazminat

10. Hukuk Dairesi 2024/13803 E. , 2025/8573 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1851 E., 2023/513 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bandırma İş Mahkemesi SAYISI : 2018/55 E., 2020/253 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA 1. Davacı vekili dava dilekçesinde, davalıya ait iş yerinde tır şoförü olarak çalışan davacının 03.04.2013 tarihinde geçirdiği iş kazası sonucu iş göremezliğe uğradığını, iş kazasının meydana gelmesinde davalının kusurlu olduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmak kaydıyla 800 TL maddi, 50.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle tahsili talebinde bulunmuştur. 2.Davacı vekili 14.08.2020 tarihli ıslah dilekçesi ile sürekli iş göremezlik tazminat tutarını 301.589,56 TL'ye arttırmıştır.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, kazanın meydana gelmesinde davalı şirketin kusuru olmadığını, davacının kendi kusuru ile kazaya sebebiyet verdiğini, davacı için belirlenen sürekli iş göremezlik derecesinin yüksek olduğunu, aldığı ücretin de kayıtlardaki ücret olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İş kazasının meydana gelmesinde davalı işverenin %65, davacının %35 oranında kusurlu olduğu, davacının iş kazası nedeniyle %38.2 oranında sürekli iş göremezliğe uğradığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile; 301.589,56 TL maddi, 30.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 03.04.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine, karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Davalı vekili temyizinde, talebin aşılması suretiyle hüküm kurulduğunu, maddi tazminatın yanı sıra geçici ve daimi geçici iş göremezlik zararına hükmedildiğini, davanın kısmi dava olarak açılması nedeniyle ıslah edilen miktar içinde dava tarihinden itibaren faiz işletilmesinin hatalı bulunduğunu, hükme esas alınan hesap raporunda SGK tarafından davacı sigortalıya yapılan ödemelerin mahsup edilmediğini, hesaba esas ücretin emsal ücret üzerinden değerlendirilmesinin hatalı olduğunu, harcırahın günlük ücrete dahil edilemeyeceğini, davacının halen çalıştığının değerlendirilmesi gerektiğini, kazanın meydana gelmesinde davalının kusuru olmadığını, davacının kendi kusuru ile kazaya sebebiyet verdiğini, davacının tırdaki yükü indirdiği Bal Yem A.Ş.'nin kusurunun irdelenmediğini, kaza ile ilgili ceza davası açılıp açılmadığının araştırılmadığını, hükmedilen manevi tazminatın yüksek olduğunu, davanın reddi gerektiğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, iş kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. A) Davalı vekilinin davacı yararına hükmedilen manevi tazminat alacaklarına ilişkin temyiz istemi yönünden; Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. 2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nu 110. maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır. 3.Dosya içeriğine göre davacı için hükmolunan manevi tazminatın Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 238.730 TL’nin altında kaldığı anlaşıldığından davalı vekilinin temyiz itirazının miktardan reddine karar verilmiştir. B) Davalı vekilinin davacı yararına hükmedilen maddi tazminat alacağına ilişkin temyiz istemleri yönünden; Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Davacı vekilinin 11.07.2019 tarihli hesap raporundan sonra 08.10.2019 tarihli celsede,ıslah için mahkemeden süre istediği,davalının kusur itirazı nedeniyle dosyanın tekrar kusur raporuna gönderildiği,davacıya ıslah için süre verilemdiği anlaşıldığından; SGK gelirlerinin ( geçici iş göremezlik ödeneği ve ilk peşin sermaye değerli gelir ) tenzilinde kamu düzeni ilkesi kapsamında uygulanma imkanı bulunan 6098 sayılı TBK'nun 55. maddesi kapsamında 11.07.2019 tarihli hesap raporundaki kusur ve ilk peşin sermaye değerli gelir(18.02.2019 tarihli raporda SGK'nın ilk belirlediği%19,2 oranına karşı başladığı ilk peşin sermaye değerli gelir tenzil edildiğinden) dışındaki tüm kriterler kullanıldığında ve %65 davalı kusurıu ile %38,2 oranına karşılık bağlanan ilk peşin sermaye değerli gelir ile geçiciiş göremezlik ödemesi hesaplanan maddi zarar olan 451.705,67 TL'den tenzil edilmek suretiyle maddi tazminat alacağının belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuştur. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370. maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR: Açıklanan sebeplerle, 1.Davalı vekilinin, davacının manevi tazminat istemi hakkında kurulan hükme yönelik temyiz isteminin miktardan REDDİNE, 2.Davalı vekilinin maddi tazminat alacağına yönelik temyiz dilekçesi yönünden; İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının tamamen silinerek yerine geçmek üzere; 1-) 249.033,72 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 03.04.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 2-) 30.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 03.04.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, 3-) Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesine göre alınması gereken 17.011,49 TL nisbi karar ve ilam harcından davacıdan peşin olarak alınan 867,54 TL harç ile 1.027,35 TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 15.6116,60 TL harcın davalıdan tahsiliyle hazineye irat kaydına, 4-) Davacıdan alınan 27,70 TL başvurma harcı, 867,54 TL peşin harç ve 1.027,35 TL ıslah harcının davalıdan tahsiliye davacıya verilmesine, 5-) UYAP kayıtlarına göre davacı tarafça yapılan toplamda 4.410,90 TL yargılama gideriyle 11,00 TL gerekçeli karar elektronik tebligat giderinin davanın kabul/ret oranına göre 3.648,07 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, gerekçeli karar tebliği giderlerinin davacı avansından karşılanmasına, fazla yatan gider avansının avansı yatıran davacıya Banka IBAN numarası bildirdiğinde bu hesaba veya başvurması halinde mahkemeler veznesinden aksi takdirde masrafı avanstan karşılanmak üzere resen PTT yoluyla konutta ödemeli olarak karar kesinleşince iadesine, 6-) UYAP kayıtlarına göre davalı tarafça yapılan toplamda 509,70 TL yargılama giderinin davanın kabul/ret oranına göre 89,20 TL'nın davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiyesinin davalı üzerinde bırakılmasına, fazla yatan gider avansının avansı yatıran davalıya Banka IBAN numarası bildirdiğinde bu hesaba veya başvurması halinde mahkemeler veznesinden aksi takdirde masrafı avanstan karşılanmak üzere resen PTT yoluyla konutta ödemeli olarak karar kesinleşince iadesine, 7-) Davacı taraf kendini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT maddesi gereğince maddi tazminat yönünden 23.882,36 TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, 8-) Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince maddi tazminat yönünden 7.632,25 TL nisbi vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, 9) Davacı taraf kendini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT maddesi gereğince manevi tazminat yönünden 4.500,00 TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, 10-) Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince manevi tazminat yönünden 3.400,00 TL nisbi vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine, Dair davacı vekili ve davalı vekilinin huzurunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile Bölge Adliye Mahkemelerinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usülen anlatıldı. 06.10.2020 " ibarelerinin yazılması suretiyle kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, Temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgililere iadesine, 21.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi – Mayıs 2025 kararlarının tamamı