Yargıtay Kararları › Yargıtay 10. Hukuk Dairesi › Mayıs 2025 › 2024/12641 E., 2025/8571 K.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/12641 E., 2025/8571 K. (21.05.2025) – Kasten Öldürme

Mahkeme
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/12641
Karar No
2025/8571
Karar Tarihi
21.05.2025
Konu
Kasten Öldürme, Tazminat, Miras

10. Hukuk Dairesi 2024/12641 E. , 2025/8571 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 51. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/344 E., 2024/1449 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 27. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/76 E., 2023/472 K. Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA 1.Davacı vekili dava dilekçesinde, ... ...'nin davalının taşeronu dava dışı ... İzolasyon Yapı Malz. İnş. Tah. Paz. San. ve Tic. A.Ş.'de sigortalı olarak ustabaşı sıfatı ile çalıştığı sırada iş yerinde sigortasız olarak çalışan dava dışı ....tarafından 30.09.2011 tarihinde bıçaklanarak hastaneye kaldırıldığını ve 07.10.2011 tarihinde vefat ettiğini, dava dışı ....'ın Bakırköy 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/302 Esas sayılı dosyasında yargılandığını, hakkında müebbet hapis cezası verildiğini, murisin imam nikahlı eşinden olma davacının murisin vefatına müteakip 03.01.2012 tarihinde doğduğunu, Bakırköy 4. Aile Mahkemesinin 2014/274 Esas sayılı dosyasında verilen kararla davacının babası olduğunun tespit edildiğini, işbu kararın 20.09.2015 tarihinde kesinleştiğini, manevi tazminatın belirlenmesinde davacının doğumundan itibaren babasız büyüdüğü ve büyüyeceğinin göz önünde bulundurulmasını ve tazminatın bu kapsamda ele alınmasının gerektiğini belirterek fazlaya ilişkin talep ve hakları saklı kalmak kaydı ile 1.000,00 TL maddi tazminat, 50.000,00 TL manevi tazminatın davacının doğum tarihi olan 03.01.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davacı vekili, 04.10.2023 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talebini 827.056,28 TL olarak artırmıştır.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde, davacı tarafından ileri sürülen iddia ve taleplerin hiçbir şekilde kabulü anlamına gelmemek üzere somut hadisede 10 yıllık zaman aşımı süresi dolduğundan davanın müvekkili şirket açısından öncelikle zamanaşımı yönünden reddine karar verilmesini, müvekkili şirketin 12.03.2013 tarihinden önceki dönemde ortağı bulunduğu ve dolayısıyla müvekkili şirketin somut hadisede asıl iş veren konumunda olmadığından husumet itirazlarının kabulü ile müvekkili şirket yönünden pasif husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle, davanın kabulü ile 1.Maddi tazminat talebinin kabulü ile net 872.056,28 TL’nin, taleple bağlı kalınarak 03.01.2012 tarihinden itibaren işleyecek ve hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 2-Manevi tazminat talebinin kabulü ile net 50.000,00 TL'nin, taleple bağlı kalınarak 03.01.2012 tarihinden itibaren işleyecek ve hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili, eksik araştırma ile hüküm kurulduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Davalı vekili temyiz dilekçesi ile davanın zamanaşımına uğradığını, haksız fiili işleyen davalı olmadığından uzamış ceza zamanaşımının uygulanamayacağını, asıl işveren-alt işveren ilişkisinin mevcut olmadığını, husumet itirazlarının bulunduğunu, illiyet bağının kesildiğini, davalı şirket haksız eylemin faili olmadığından hiç bir hukuki ve cezai sorumluluğunun bulunmadığını, haksız fiilin failinin dava dışı 3. kişi tarafından gerçekleştirildiğinden davalı şirket hakkında manevi tazminata hükmedilemeyeceğini, Hükme esas alınan 11.07.2023 tarihli bilirkişi raporunda PMF 1931 Yaşam Tablosu yerine TRH 2010 Yaşam Tablosunun esas alınarak tazminat hesaplanmasının hatalı olduğunu, iş bu davanın dayanağını teşkil eden Bakırköy 19. İş Mahkemesinin 2013/479 Esas sayılı dosyasında PMF 1931 Yaşam Tablosu esas alınarak tazminat hesaplandığını, ücretin hatalı tespit edildiğini, işbu davanın dayanağını teşkil eden Bakırköy 19. İş Mahkemesinin 2013/479 Esas sayılı dosyasının sulhen sona erdirilmesinden dolayı Yargıtay denetiminden geçmeden kesinleştiğini, bu dosya için emsal teşkil edemeyeceğini, davacı için 25 yaş destek süresinin esas alınmasının hatalı olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda 3. Şahıs konumundaki ....'a atfedilen %75 kusurun da eklenerek davalının kusurunun %85 olarak kabul edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, ....'ın olay tarihinden 20 gün önce işten ayrıldığından 3. kişi konumunda olduğunu ve 3. Kişinin haksız fiilinden dolayı davalı şirketin sorumlu tutulamayacağını, Bakırköy 19. İş Mahkemesinin 2013/479 Esas sayılı dosyasının Yargıtay denetiminden geçmeden kesinleştiğini ve kusur raporunun bağlayıcı olmadığını beyanla kararı temyiz etmiştir. Uyuşmazlık iş kazasından kaynaklanan manevi tazminat istemlerine ilişkindir. Davanın yasal dayanakları, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369. maddesinin birinci fıkrası ile 371. maddesi, , 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 13, 16, 20 ve 21. maddeleri ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77. maddesi hükümleridir. Dosya kapsamındaki kayıt ve belgelerden; davacı murisi ... 'nın aralarında davalı şirketin de bulunduğu, .....A.Ş.,.....A.Ş.,.. ...Ltd. Şti. tarafından ..., .... İlçesi .... köyünde kain gayrimenkullerin ve soayal donatıların inşası konulu işte bu işverenlerin alt işvereni olan dava dışı .. İzolasyon... A.Ş.'de inşaat ustası olarak çalışan kazalı,kazadan 17 gün önce işten ayrılan ...'ın iş yerine gelerek kendisine ödenmeyen ücretleri nedeniyle kazalı ile tartışmaya başladığı ve akabinde kazalıyı bıçakla yaralayarak ölümüne neden olduğu, ... ..'nın mirasçılarından resmi nikahlı eşi ve diğer çocukları tarafından .....A.Ş.,.....Ltd.Şti.,.. İzolasyon...A.Ş. aleyhine olan karşı açılan maddi tazminat istemli davanın Bakırköy 19.İş Mahkemesinin 2013/479 Esas, 2017/195 Karar sayılı dosyasında görüldüğü, yapılan yargılama sırasında alınan 09.10.2015 tarihli kusura ilişkin bilirkişi raporu doğrultusunda dava dışı ...'ın %75, kazalının &%15, davalı alt işveren ... İzolasyon...A.Ş.'nin %5, asıl işveren ..... ortaklığının %5 oranında kusurlu olduklarının kabul edildiği ve davacılar lehine toplamda 660.924,55 TL maddi, 92.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsiline hükmedildiği, verilen kararı temyiz eden ......A.Ş. ve .. ....Ltd. Şti.'nin temyiz taleplerinden feragat etmeleri nedeniyle Dairemizin 02.02.2021 tarihli kararı ile temyiz taleplerinin feragat nedeniyle reddine karar verilerek kesinleştiği, olaya ilişkin Bakırköy 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/302 E. sayılı dosyası ile kasten öldürme suçundan .. .... hakkında 15 yılı hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 19.04.2017 tarih ve 2017/785 E. sayılı dosyası ile sanık ... hakkındaki hükmün düzeltilerek onanmasına karar verildiği Mahkemece aynı iş kazası nedeniyle diğer hak sahipleri tarafından Bakırköy 19. İş Mahkemesinin 2013/479 Esas, 2017/195 Karar sayılı dosyası üzerinden açılan maddi ve manevi tazminat istemleri nedeniyle bu dava dosyasında belirlenen kusur durumu denetime elverişli bulunduğundan işbu dosyada esas alınmak suretiyle alına hesap raporuna istinaden davalı aleyhine maddi ve manevi tazminata hükmolunduğu, davalı şirket vekili cevap dilekçesinde yasal sürede zamanaşımı itirazında bulunmuş olup Mahkemece ve Bölge Adliye Mahkemesince zararlandırıcı hadisesinin aynı zamanda olay tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK'nın ilgili maddeleri gereği belirtilen taksirle ölüme neden olma suçunu oluşturduğu ve aynı Kanunun 66/1-e ve 67/4. maddelerinde belirtilen uzamış ceza zamanaşımı süresinin uygulanması gerektiği, buna göre dava tarihi itibariyle zamanaşımı süresinin henüz dolmadığı gerekçesine dayanmak suretiyle davalının zamanaşımına ilişkin savunmasının ise reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. Davanın davalının yasal zamanaşımı süresinde açılıp açılmadığına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; İş kazası sonucu vefat nedeniyle uğranılan zararın giderilmesi amacıyla açılan maddi ve manevi tazminat davalarında; zamanaşımı süresi gerek olay tarihinde yürürlükte bulunan Borçlar Kanunu'nun 125. maddesi ve gerekse yürürlükteki 6098 sayılı yasanın 146. maddesi gereğince kural olarak ölüm tarihten itibaren 10 yıldır. Öte yandan ,Özel kanunlarda haksız eylem için başka bir zamanaşımı süresi tayin edilmiş olmadıkça, haksız eylemden doğan maddi ve manevi zararların tazmini için açılacak davalarda BK'nın 60. maddesinde öngörülen zamanaşımı uygulanmak gerekir. TCK'da öngörülen uzamış ceza zamanaşımının davalıların tüzel kişiliğe haiz olması nedeniyle uygulanıp uygulanmayacağı noktasında ise Yürürlükten kaldırılan 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 465. maddesine göre uzamış (ceza) zamanaşımı, bazı koşullarda, tüzel kişilere uygulanabileceği düzenlenmişti. Söz konusu maddede “Bir kimsenin veya bir şirketin hizmetinde bulunanlar tarafından görev ve hizmet sırasında işlenen ...455-459. maddelerindeki suçlardan dolayı hükmedilecek tazminattan o kimse ve şirket malca sorumlu” tutulabilir şeklinde düzenleme mevcuttu. Yasanın bu hükmüne göre suç sayılır eylemi işleyen “çalışanlar” ile malca sorumlu ”çalıştıran” gerçek ve tüzel kişiler hakkında aynı zamanaşımı (uzamış ceza zamanaşımı) süresi uygulanabilmekteydi. Ancak 5237 sayılı Yeni Türk Ceza Kanunu’nda eski 465. madde benzeri bir hükme yer verilmemiş; üstelik yeni TCK. 20. maddesi 2. fıkrasında “Tüzel kişiler hakkında ceza yaptırımı uygulanamaz” denilerek kesin bir sınır çizilmiştir. Somut olayın incelenmesine gelince: yukarıda yapılan açıklamalar gereğince davaya konu iş kazasının 30.09.2011 tarihinde gerçekleştiği, davanın ise 10 yıllık sürenin geçmesinden sonra 20.03.2022 tarihinde açıldığı, her ne kadar Mahkemece davanın zamanaşımına uğramadığı belirtilerek karar tesis edilmiş ise de davalının tüzel kişiliği haiz olduğu ceza soruşturma veya kovuşturma aşamasında suçun öznesi olarak fail konumunda bulunamayacakları bu yönüyle de ceza zamanaşımı süresinin davalı yönünden uygulanamayacağının göz ardı edilmesi hatalıdır . Mahkemece yapılacak iş, davanın zamanaşımına uğrayıp uğramadığı yönünden usulüne uygun değerlendirme yapmak suretiyle karar vermekten ibarettir . O halde davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve bu aşamada bozma sebebine göre temyiz itirazlarının sair yönleri incelenmeksizin, İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmalıdır .

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! bc602aa07092afa2 18d7d2c3701bdb73

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi – Mayıs 2025 kararlarının tamamı