10. Hukuk Dairesi 2024/3911 E. , 2025/4007 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi Taraflar arasındaki itibari hizmet süresinin tespiti davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı işveren vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın konusuz kalması nedeniyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı işveren vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalı ... firmasında 02.05.2002 ve 23.03.2015 tarihleri arasında amonyak depolama ve basınçlı hava ünitesi ile fosforik asit depolama tanklarında çalıştığı, ancak davacının 506 sayılı Kanun'a ek 3395 sayılı Kanun'un 13. maddesine göre itibari hizmet süresinden istifade ettirilmediği, davacının yaptığı fiili ve ve iş yeri biriminin anılan Kanun kapsamı dahilinde olduğu iddiasıyla davacının 506 sayılı Kanun'a ek 3395 sayılı Kanun'un 13. maddesi kapsamına girdiğinin ve 02.05.2002 tarihinden itibaren itibari hizmet süresinden ve 01.10.2008 tarihinden itibaren ise fiili hizmet zammından yararlanması gerektiğinin tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II.CEVAP 1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle zaman aşımı yönünden davanın reddinin gerektiği, ayrıca davacının dava konusu talepleri ile ilgili Kuruma müracaatının bulunmadığı savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davalı işveren vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının amonyak depolama tankında çalıştığı ve kendi rızası ile işten ayrıldığı, çalıştığı iş yerinin münhasıran depolama bölümü olup, üretim tesislerinin dışında ayrı bir bölüm ve yer olduğu, üretim tesisleri ortamı ile hiçbir ilgisinin olmadığı, yerleşik Yargıtay kararlarına göre davacının çalıştığı yer ve yaptığı iş itibariyle itibari hizmet süresi ve fiili hizmet zammından yararlanmasının mümkün olmadığı savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesi tarafından yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararla; kimya mühendisi, makine mühendisi ve iş yeri hekimi ile birlikte yapılan keşif sonucu sunulan usule uygun ve denetime elverişli bilirkişi heyetince hazırlanan 18.01.2022 tarihli rapor doğrultusunda davalıya ait iş yerinin çalışma konusu ve içeriği kapsamında çok tehlikeli sınıfında yer almasına karşılık davacının, davalıya ait iş yerinde yapmış olduğu işinin kapsamında 506 sayılı Kanun'un IV. bendinde öngörülen işlerde sürekli çalışmasının olmadığı, davacının bu ortamlarda ne kadar kaldığının değişkenlik gösterdiği, davacının normal bir üretim işçisi gibi çalışma saatinin tamamının üretimde geçirmediğini belirttiği, buna göre itibari hizmet süresinden yararlanılması için gerekli iki koşulun da birlikte meydana gelmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV.İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile... Güvenlik Kurumu İl Müdürlüğü'nün 22.09.2020 tarih ve 2020/GH-74 sayılı raporun gereği yapılmak üzere ... Güvenlik Merkezi'ne gönderilmesi üzerine, denetim raporunun gereğinin yapılarak davacının raporda geçen 2002- 2008 tarihleri arasındaki hizmetlerinin fiili hizmete çevrildiğinin tespiti üzerine, uyuşmazlık konusu dönemde davacının hizmetlerinin fiili hizmete çevrilmesi üzerine, davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulü ile; Erdek Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi'nin 12.09.2023 tarih, 2017/406 Esas ve 2023/338 Karar sayılı kararının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.2 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dava konusuz kalmakla, esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. V.TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri Davalı işveren vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı Kurum tarafından yapılan idari tespitin haklılığının ve yerindeliğinin sübuta ermediği, yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu olduklarına karar verilmesinin yerinde olmadığı iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, itibari hizmet süresinin tespitine ilişkindir. 1.Hukuk yargılamasında davanın açılmasındaki amaç, taraflar arasında mevcut olan uyuşmazlığın mahkeme kararıyla kesin biçimde çözüme kavuşturulmasıdır. Ancak mahkemenin önüne getirilen uyuşmazlık konusunun yargılamanın devamı sırasında tarafların işlemleri veya başka nedenlerle sona ermesi, yani dava konusu talep hakkında artık bir karar verilmesine gerek kalmaması nedeniyle artık mahkemenin esas hakkında karar vermesine gerek kalmayabilir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 331. maddesi uyarınca, Mahkeme bu gibi hâllerde davanın esası hakkında hüküm vermeksizin karar verilmesine yer olmadığına karar verir. Davanın konusunun kalmadığından bahsedebilmek için tüm tarafların, davanın esası hakkında karar verilmesinde hukuki yararının kalmaması gerekir. Bu, mahkemenin hiçbir değerlendirme yapmadan davayı sonuçlandıracağı anlamına gelmez; Mahkemenin, davanın gerçekten konusuz kalıp kalmadığını araştırması ve konusuz kalmaya yol açan olayı değerlendirmesi gerekir. 2.Somut olayda, davacının 02.05.2002 - 20.03.2015 tarihleri arasındaki çalışmaları davalı işverene ait iş yerinden (1) belge kodu ile bildirilmiş olup, 02.05.2002 - 01.10.2008 tarihleri arasındaki çalışmalarının 506 sayılı Kanun’un ek 5. maddesi, 01.10.2008 tarihinden itibaren ise 5510 sayılı Kanun’un 40. maddesi kapsamında itibari hizmet süresi olarak tespitine karar verilmesi talebiyle dava açmıştır. 3.Davalı Kurum tarafından yapılan 22.09.2020 tarihli denetim sonucunda, davacının 02.05.2002 - 01.10.2008 tarihleri arasındaki çalışmalarının 506 sayılı Kanun’un ek 5/IV. maddesi kapsamında olduğu tespit edilmiştir. Bu işleme istinaden Bölge Adliye Mahkemesi, talebe konu tüm dönemler yönünden davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmetmiştir. Ancak dosya kapsamı incelendiğinde, davacının 01.10.2008 tarihinden sonraki döneme ilişkin talebine dair herhangi bir denetim raporu ya da ek bildirge-bordronun mevcut olmadığı görülmektedir. Bu nedenle, söz konusu dönem yönünden davanın konusuz kalıp kalmadığının araştırılması, eğer konusuz kalmadığı anlaşılırsa, bu dönem bakımından davanın esasına girilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir. Mahkemece, açıklanan maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! ed3ecc530576cbf3 0fa1141d9d61c625