Yargıtay Kararları › Yargıtay 10. Hukuk Dairesi › Mart 2025 › 2023/12027 E., 2025/4023 K.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/12027 E., 2025/4023 K. (11.03.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/12027
Karar No
2025/4023
Karar Tarihi
11.03.2025
Konu
Tazminat

10. Hukuk Dairesi 2023/12027 E. , 2025/4023 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalılar .... ve ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar .... ve ... vekilleri tarafından temyiz, davacı vekili tarafından katılma yoluyla temyiz, aynı bölge adliye mahkemesince verilen 07.09.2021 tarihli ek karar ise davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili özetle; müvekkilinin iş kazasında sürekli işgöremezliğe uğrayacak şekilde yaralandığını, kazanın meydana gelişinde davalıların kusurlu olduklarından bahisle 273.175,066 TL iş göremezlikten kaynaklanan maddi tazminat, 690.607,81 TL bakıcı gideri, 100.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalılar özetle; davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuşlardır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile iş kazası nedeniyle davacının %100 oranında iş göremezliğe uğradığı, kazanın oluşumunda davacının %20, yapı müteahhidi davalı ...'nın %10, davalı işveren şirketin %50, takım kılavuzu davalı ...'ın %20 oranında kusurlu olduklarından bahisle davacı lehine 246.133,91 TL sürekli iş göremezlikten kaynaklanan maddi tazminat, 460.738,17 TL bakıcı gideri, 80.000,00 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin anılan karına karşı süresi içinde davalı ... vekili ile davalı şirket vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1-Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle, reddine karar verilen temyiz başvuru dilekçelerinin incelenmesi hâlinde, katılma yoluyla temyiz başvurusunda bulunulduğunun görüleceğini, davalı tarafın temyiz dilekçesinin 04.08.2021 tarihinde, yani adli tatil süresi içinde kendilerine tebliğ edildiğini, bu nedenle katılma yoluyla temyiz dilekçesinin adli tatilin sona ermesinden itibaren bir hafta içinde, süresinde Mahkemeye sunulduğunu, temyize konu edilen davanın “... zarar – iş kazası – nedeniyle uğranılan maddi zararın tazminine” ilişkin olduğunu, bu davanın iş akdinden kaynaklanan bir uyuşmazlıktan ziyade haksız fiil esaslarına dayanan bir uyuşmazlığın çözümüne ilişkin olduğunu, bu yönüyle de adli tatil süresince sürelerin duracağı açıkken aksi kanaatle verilen kararın hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. 2-Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle, kazanın davacının kendi kusurundan kaynaklandığını, davalıların iş kazasının önlenmesine yönelik tüm ekipmanları alarak davacı ...’ya teslim ettiğini, davacının da bu durumu kolluk ifadesinde beyan ettiğini ve bu nedenle kimseden şikâyetçi olmadığını, olay günü davacının öğle molasında yan inşaattaki arkadaşlarının yanına gittiğini, zaman kaybettiği için çalışma alanına kestirmeden ulaşmak isterken aceleyle hareket ettiğini ve kendisine teslim edilen kişisel koruyucu donanımları kullanmadığını, davalı şirketin üzerine düşen tüm hukuki sorumlulukları yerine getirerek uzman bir denetim şirketiyle anlaştığını, inşaatın denetimini yaptırdığını, işçileri yönlendiren ve denetleyen taşeronun sorumluluğunda olduğunu, ayrıca davacının da sigortalandığını ve müvekkillerin kazada herhangi bir kusurunun bulunmadığını, taraflarına tebliğ edilmeyen hesap bilirkişi raporunda davalıların ve ihbar olunanların kusur oranlarının farklı belirlendiğini, Mahkemenin ilk aldığı kusur raporunu esas almasına rağmen bu raporla çelişen bilirkişi görüşleri bulunduğunu, ihbar olunan ... ve ...’ye ücret ödendiğini ancak kusurlarına rağmen sorumlu tutulmadıklarını, bu yönüyle Mahkeme ve Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi kararlarının çelişkili ve hatalı bilirkişi raporlarına dayandığını, ayrıca ihbar olunan sigorta şirketine herhangi bir sorumluluk yüklenmemesinin eksiklik oluşturduğunu, bakıcı giderinin %100 oran ve brüt asgari ücret üzerinden hatalı şekilde hesaplandığını, 25.06.2020 tarihli bilirkişi raporunda hesaplanan sürekli iş göremezlik tazminatının da hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. Davalı şirket vekili temyiz dilekçesinde özetle, kusur raporları arasındaki çelişki giderilmeden hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, yerel ve Bölge Adliye Mahkemelerinin bu çelişkiyi gidermeden müvekkili şirket aleyhine olan raporu benimseyerek karar verdiklerini, hükme esas alınan rapora neden üstünlük tanındığının da karar yerinde açıklanmadığını, müvekkili şirketin tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini, kazada alabileceği herhangi bir önlem bulunmadığını, iş güvenliği ve yapı denetimi konusunda profesyonel firmalarla çalışıldığını, yetkilerin müteahhide, yapı denetim şirketine ve ... firmasına devredildiğini, buna rağmen bilirkişilerin yapı ruhsatındaki sorumlulara dayanmadan kusur tespiti yapmasının hatalı olduğunu, davacı ...’nın kişisel koruyucu donanımların eksiksiz teslim edilmesine rağmen bunları kullanmadığını, sağlık raporunda duyma kaybı bulunduğu belirtilmesine rağmen bu durumu gizlediğini, kazanın denge bozukluğundan kaynaklandığını ve denetim dışında kalmasının da kendi kusurundan ileri geldiğini, bu yönlerin değerlendirilmeden kusur dağılımı yapılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, aktüerya bilirkişisinin ücret hesabında asgari ücret yerine emsal ücret araştırması ortalamasını esas almasının hatalı olduğunu, yaşam boyu bakım gideri yönünden bilirkişi raporu ile hüküm arasında fark bulunduğunu, 1/3 oranında yapılan hakkaniyet indiriminin yetersiz olduğunu, PMF yaşam tablosu esas alınarak hesaplama yapılmasının usule aykırı olduğunu, olayın oluş şekli, davacının şikâyetinden vazgeçmiş olması ve yapılan yardımlar dikkate alındığında tüm tazminat kalemlerinde davalı lehine hakkaniyet indirimi yapılması gerektiğini, hükmedilen manevi tazminatın fazla olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1.Davacı vekilinin katılma yoluyla temyiz isteminin süreden reddine dair 07.09.2021 tarihli ek karara ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bölge adliye mahkemesince verilen kararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabilir. Temyiz dilekçesinin süresinden sonra verilmesi hâlinde anılan Kanun’un 366.maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Diğer taraftan, sigortalının iş göremezliğe uğramasından, gerekse de vefatı nedeniyle destekten yoksunluktan kaynaklı hak sahipleri tarafından açılan tazminat davaları yönünden adli tatil hükümlerinin uygulanmayacağı açıktır. (Dairemizin 10.01.2023 tarih ve 2022/11679 E.- 2023/95 Karar sayılı ilamı da bu yöndedir) Dosya kapsamından Bölge Adliye Mahkemesi kararının davacı vekiline 11.07.2021 tarihinde tebliğ edildiği, davalıların süresinde sundukları temyiz dilekçelerinin ise yine davacı vekiline 04.08.2021 tarihinde tebliğ edildiği, davacı vekilinin 04.09.2021 tarihli her iki davalının temyizlerine cevaplar içeren bir temyize cevap dilekçesi verdiği, bu temyiz dilekçesinde hükme itiraz edip, temyiz harçlarını da yatırdığı, diğer bir deyişle her iki davalının temyizlerine karşı katılma yoluyla Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyiz ettiği, Bölge Adliye Mahkemesinin 07.09.2021 tarihli ek kararıyla davacının bu katılma yoluyla temyiz isteminin değerlendirildiği ve davacıya karar ilamının 11.07.2021 tarihinde tebliğ edilmesine ve temyiz süresinin 26.07.2021 tarihinde sona ermesine karşın temyiz dilekçesinin 04.09.2021 tarihinde verildiği belirtilerek davacı yanın temyiz isteminin süre aşımı nedeniyle reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. Somut olayda Bölge Adliye Mahkemesi ek kararı sonucu itibariyle yerinde ise de aslında davacı yanın temyiz yoluna değil, sadece katılma yoluyla temyize başvurduğu, davalıların temyiz dilekçelerinin 04.08.2021 tarihinde davacı vekiline tebliğ edildiği, katılma yoluyla temyiz süresinin ise 18.08.2021 tarihinde sona erdiği, davacının katılma yoluyla temyizi 04.09.2021 tarihinde vuku bulduğuna göre Bölge Adliye Mahkemesince davacının katılma yoluyla temyiz başvurusunun süreden reddine karar verilmesi gerekirken, dilekçenin asıl karara karşı ibraz edilmiş bir temyiz dilekçesi olduğu varsayılarak sonuca gidilmesi yerinde görülmediğinden ek kararın düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir. 2.Davalı şirket vekili ile davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde Uyuşmazlık, iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, temyiz eden davalılar vekillerinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Somut olayda Bölge Adliye Mahkemesince harcın tekliği ilkesi gözden kaçırılarak istinaf yoluna başvuran her iki davalı aleyhine ayrı ayrı istinaf karar harcı yüklenmesi yerinde görülmemiştir. Ne var ki bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370. maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, 1. Bölge Adliye Mahkemesinin 07.09.2021 tarihli ek kararının gerekçe bölümünün ikinci paragrafının tamamen silinerek yerine geçmek üzere "Dairemizin 17.06.2021 tarihli kararının davacı vekili Av. ...'a 11.07.2021 tarihinde tebliğ edildiği, davacı vekilince süresinde temyiz dilekçesi ibraz edilmediği, davalıların süresinde sundukları gerekçeli temyiz dilekçelerinin ise yine davacı vekiline 04.08.2021 tarihinde tebliğ edildiği, davacı vekilinin 04.09.2021 tarihli her iki davalının temyizlerine cevaplar içeren bir temyize cevap dilekçesi verdiği ve katılma yoluyla temyize başvurduğu, ne var ki katılma yoluyla temyiz süresinin 18.08.2021 tarihinde sona erdiği anlaşılmıştır." ibarelerinin yazılması, 2. Bölge Adliye Mahkemesinin 07.09.2021 tarihli ek kararının hüküm fıkrasının 1 numaralı bendinin tamamen silinerek yerine geçmek üzere "1-Davacı vekilinin 04.09.2021 tarihli katılma yoluyla temyiz başvurusu süresinde olmadığından anılan temyiz talebinin reddine," ibarelerinin yazılması, 3.Bölge Adliye Mahkemesinin 17.06.2021 tarihli kararının hüküm fıkrasının istinaf yoluna başvuran davalılardan alınması gereken istinaf karar harçlarına ilişkin 2 ve 3 numaralı bentlerinin tamamen silinerek yerlerine geçmek üzere "2-Alınması gerekli 53.751,23TL istinaf karar harcından davalılar ... ve ... şirketi tarafından peşin olarak yatırılan toplam 26.930,02 TL'nin mahsubu ile bakiye 26.821,21 TL istinaf karar harcının davalılar ... ve ... şirketinden müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irad kaydına, " ibarelerinin yazılması suretiyle 17.06.2021 tarihli kararının DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgililere iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! de46bf90789ad2ce 3a65962ae5dca190

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi – Mart 2025 kararlarının tamamı