Yargıtay Kararları › Yargıtay 10. Hukuk Dairesi › Mart 2025 › 2024/2213 E., 2025/4020 K.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/2213 E., 2025/4020 K. (11.03.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/2213
Karar No
2025/4020
Karar Tarihi
11.03.2025
Konu
Tazminat

10. Hukuk Dairesi 2024/2213 E. , 2025/4020 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi Taraflar arasındaki rücuan tazminat davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, taraf vekilleri tarafından ayrı ayrı temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı Kurum vekili dava dilekçesinde özetle; ... sicil numaralı sigortalı ...'ın ... sicil sayılı işyeri dosyasında işlem gören ... İnş. Nak. Gıda San. İç ve Dış Tic. Ltd. Şti.'nin işçisi olduğu, sigortalı ...'ın 08.08.2008 tarihinde geçirdiği bir iş kazası sonucu vefat ettiği, söz konusu olay neticesinde vefat eden sigortalının hak sahiplerine 360.404,22 TL lik peşin sermaye değerli gelir bağlandığı ve iş kazası geçiren sigortalıya 1.599,50 TL tutarında tedavi masrafı yapıldığı, toplam Kurum zararının şimdilik 362.003,72 TL olduğu, iş kazasının işveren ... İnş. Nak. Gıda San İç ve Dış Tic. Utd. Şti. tarafından 01.08.2008 tarihinde ... sicil sayılı devamlı işyerinde iş makinesi aperatörü olarak çalıştırılmaya başlanan kazazede ...'ın, işveren ... İnş. Nak. Gıda Sa. İç ve Dış Tic. Ltd. Şti. ile ... Müh. Müth. ...Paz. San. Dış. Tic. Ltd. Şti. arasında ... n Mahallesi sınırları içerisinde bulunan ... arasında hafriyat çalışması yapılması için delici iş makinesi ve operatörünün kiralanması hususunda yapılan adi sözleşme gereği, iş makinesi operatörü olarak çalıştığı 08.08.2008 tarihinde saat 15:30 sıralarında ... isimli akaryakıt istasyonunun karşısındaki kayalık alanda yol genişletilmesi işinde çalışırken ortaya çıkan sert kayanın gevşetilmesi için ... Müh. Müh. ...Paz. San. Dış. Tic. Ltd. Şti. çalışanı olan ... ile birlikte pudra şekeri ve gübreden oluşan kimyasal madde karışımını hazırlarken söz konusu kimyasal karışımın tespit edilemeyen bir şekilde alev alması neticesinde meydana geldiği, düzenlenen müfettiş raporunda olayın 506 sayılı Kanun'un 11/A maddesinin (a) ve (b) alt bentleri gereğince iş kazası olduğu ve iş kazasının işverenin kanun ve yönetmeliklerle yüklenen yükümlülükleri ihlali neticesinde meydana geldiğinin belirtildiği, sigortalı ...'ın, işyerinde kayıt dışı çalıştırılmakta iken meydana gelen iş kazası sonrasında işe girişinin sağlandığı ve 506 sayılı Kanun'un 10/3 maddesi gereğince 26. maddedeki sorumluluk halleri aranmaksızın Kurum zararının tamamından davalıların sorumlu olduğu, toplam Kurum zararından 10.000 TL'sinin sigortalıya bağlanan gelir yönünden tahsis onay tarihinden, yapılan tedavi masrafları yönünden ise sarf ve tediye tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş ve yargılamanın devamı sırasında talebini artırmıştır. II.CEVAP 1.Davalı ... Pazarlama Sanayi Dış Ticaret Limited Şirketi ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağı, davacı Kurumun hak sahiplerine bağladığı gelir miktarının belli olduğu, dolayısıyla alacak miktarının ya da zararın miktarının belirlenememesi gibi bir durumun söz konusu olmayacağı, dava dilekçesinde açıkça Kurumun zararının 362,003,72 TL olduğunun yazıldığı bu nedenle davacı Kurumun dava dilekçesinde belirttiği zarar üzerinden dava açmayıp 10,000,00 TL üzerinden belirsiz alacak davası açmasında hukuki yararın bulunmadığı, bu haliyle davanın reddinin gerektiği, gerek iş kazasının olduğu tarih, gerek de gelirin bağlandığı tarihten dava tarihine kadar geçen süre dikkate alındığında iş bu davanın açılmasında gerekli zamanaşımı süresinin geçtiği ve davanın öncelikle zamanaşımı nedeniyle red edilmesi gerektiği, davaya konu iş kazasının gerçekleştiği işin davalı şirket tarafından üstlenildiği, bu şirket bünyesinde iş yapılmaya başlanıldığı diğer davalı ...'nun da bu şirketin ortağı ve müdürü olduğu bu nedenle doğabilecek tazminat yönünden sorumluluğuna gidilemeyeceği, ... yönünden davanın husumet yokluğu nedeniyle reddedilmesinin gerektiği, şirket ... Mühendislik İnş. Ltd Şti. ile ... sahibi ... arasında davaya konu iş kazasının geçtiği yerdeki harfiyat işleri için anlaşma yapıldığı, iş başlamadan önce şirketin ... ile sözlü şekilde anlaştığı, iş kazası meydana geldikten sonra ...'ın davalıyı tehdit ederek kendisini bu olayın sorumluluğunun dışında tutmak için yanında çalışan aynı zamanda yeğeni olan ... ... ile davalı arasında düzmece bir sözleşme hazırlattığı, ayrıca ...'ın eğer böyle bir sözleşme hazırlanmazsa yapılan işin karşılığı olan ücreti de davalıya vermeyeceğini söyleyerek,davalıyı maddi açıdan zor duruma soktuğu, asıl işverenin ... olduğu, müteveffanın ... işçisi olduğu, ...'in işveren tarafından şirkete mimar olarak tanıtıldığı, iş kazasının meydana geldiği gün maktul ... ... kullandığı iş makinesi ile alanın genişletilmesi için toprak ve kayaların temizlenmesi çalışması yapılırken sert bir zemine rastlanıldığı, bunun üzerine işçinin, bu durumu şirket yetkilisi İbrahim’e söylediği, davalının da bu durumu işverene ilettiği bunun üzerine ... ...'ın gübre, pudra şekeri ve sodyum klorürden oluşan karışımı hazırlayarak söz konusu sert zeminin yumuşatılmasını kendi elamanı olan ...’e söylediği, karışımın nasıl hazırlandığını ... ...'ın kendisinin tarif ettiği, sert kaya parçası için kullanılacak malzemelerin ... ... ve ... tarafından temin edildiği, zemini yumuşatma için karışım hazırlanırken ...'in maktulü yanına gelmemesi için uyarmasına rağmen maktulün kişisel merakı ve kendi ihmali ile karışımın yapıldığı yere gittiği, zemin yumuşatılırken maktulün orada bulunmasını gerektirecek herhangi bir zorunluluğun olmadığı, çünkü zemini yumuşatma işinin davalı tarafından üstlenilen bir iş olmadığı, hal böyleyken maktulün olay mahallinde bulunmasının kendi ihmalinden kaynaklandığı, kazanın gerçekleşmesinin ... ile ...’in kusurlarından ve ihmallerinden kaynaklandığı savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2.Diğer davalılar aşamalarda davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesi tarafından yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararla; davanın kısmen kabulü, kısmen reddi ile 343.903,90 TL alacağın tahsis onay tarihi olan 25.06.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... Mühendislik ...Paz. San. Dış. Tic. Ltd. Şti, ..., ... ve ...'ten müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacıya verilmesine, davalılar ... Mühendislik ...Paz. San. Dış. Tic. Ltd. Şti, ... ve ...'ın sorumluluğunun 9.000,00 TL ile sınırlı tutulmasına, bu davalılar yönünden fazlaya ilişkin istemin reddine, 1.519,52 TL tedavi masraflarının ödeme tarihi olan 09.08.2008'dan itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... Mühendislik ...Paz. San. Dış. Tic. Ltd. Şti, ..., ... ve ...'ten müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacıya verilmesine, davalılar ... Mühendislik ...Paz. San. Dış. Tic. Ltd. Şti., ... ve ...'ın sorumluluğunun 1.000,00 TL ile sınırlı tutulmasına, bu davalılar yönünden fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. IV.İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı Kurum ile davalı ...'in kusura yönelik istinaf talepleri bulunduğu, davalı ...' mesleki eğitim almadığı halde kimyasal madde hazırladığı, patlamanın bu sırada meydana geldiği dikkate alındığında ...'e %20 oranında kusur verilmesi olaya uygun olduğu, Kurum sigortalısı ...'ın uzak durması gereken patlayıcı maddelere yaklaşarak kendi hayatını riske sokmasından dolayı %5 kusurlu bulunması olaya ve dosya kapsamına uygun görüldüğü, dosya kapsamında alınan 14.09.2020 ve 02.04.2021 tarihli kusur raporları birbiri ile kusur yönünden uyumlu olmakla; kusura yönelik istinaf talepleri yerinde görülmediği, çözülmesi gereken uyuşmazlıklardan biri dava konusu Kurum alacaklarının davacı Kurumun bedel artırım talebine karşı zaman aşımı itirazı bulunan davalılar yönünden zaman aşımına uğrayıp - uğramadığı olduğu, 506 sayılı Kanun’un 26. maddesinde üçüncü kişiler aleyhine açılan rücu davalarının tabi olduğu zamanaşımı süresine ilişkin açık hüküm bulunmadığı, üçüncü kişi ile sigortalı arasında akdi bir ilişki de söz konusu olmadığı, ancak anılan maddenin ikinci fıkrasında Borçlar Kanunu’na yollamada bulunulduğu, hal böyle olunca; üçüncü kişiler aleyhine açılan davalar dava tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı mülga Borçlar Kanunu’nun 60. maddesinde gösterilen bir ve on yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu, zamanaşımı başlangıcı ise; “Zarar ve faile ıttıla” tarihi olduğu, bilindiği üzere zarar ve faile ıttılanın birlikte gerçekleşmesi gerekmekte olup, sadece birinin gerçekleşmesi bir yıllık zamanaşımı süresinin başlaması için yeterli olmadığı, zarara ve faile ıttıla, Kurumun yetkili organının ıttılaı olduğundan, zararın ıttıla tarihi sigortalı ya da hak sahibine bağlanan gelirler yönünden tahsis onay tarihi, masraf ve ödemeler yönünden sarf ve ödeme tarihi olduğu, Kurum sigortalısı ...'ın 08.08.2008 tarihinde geçirmiş olduğu iş kazası sebebiyle vefat ettiği, hak sahiplerine 25.06.2010 tahsis ve onay tarihli 360.404,22 TL peşin sermaye değerli gelir bağlandığı, 09.08.2008 tarihinde 1.599,50 TL tedavi masrafı yapıldığı, eldeki davanın 29.04.2015 tarihinde belirsiz alacak davası olarak açıldığı, davacı kurumun 16.11.2021 tarihinde talebini artırdığı mahkemece talep artırımına karşı zaman aşımı itirazında bulunan davalılar yönünden dava dilekçesindeki miktar ile sınırlı olmak üzere karar verildiği, davanın açıldığı tarih itibari ile zaman aşımı süresi kesileceği, yargılama sırasındaki işleminden veya Hâkimin her kararından sonra yeniden işlemeye başlayacağı, yargılama sırasında alacağın zamanaşımına uğradığından söz edilemeyeceği dikkate alınmadan, mahkemece hatalı olarak kurum alacağının zaman aşımına uğradığı gerekçesi ile bedel artırım talebine karşı zaman aşımı itirazında bulunan davalılar yönünden dava dilekçesinde belirtiler tutarlarla sınırlı olarak sorumluluklarına hükmedilmesi hatalı olduğu, davanın yasal dayanağı, kaza tarihi itibariyle rücu alacağını düzenleyen 506 sayılı Kanun'un 26. ve 10. maddeleri olduğu, dosya kapsamında davalıların kusur oranının %95 olduğu, bu kusur oranına kurum sigortalısının kusurunun yarısı eklendiğinde %97,5 kusur oranından sorumlu tutulmaları gerektiği, 360.404,22 TL X %97,5 = 351.394,11 TL peşin sermaye değerli gelirden sorumlu olacakları, davalıların kusur oranına göre tedavi giderinden sorumlulukların ise 1.519,52 TL olduğu gerekçesiyle yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber kanunun olaya uygulanmasında hata edildiği ve yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı anlaşılmakla HMK 353/1-b-2 maddesi uyarınca mahkeme kararının ortadan kaldırılmasına, davanın kabulü ile 342,384,00 TL peşin sermaye değerli gelir alacağının, tahsis onay tarihi olan 25.06.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı Kuruma ödenmesine, 1.519,52 TL tedavi masraflarının, ödeme tarihi olan 09.08.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı kuruma ödenmesine, karar verilmiştir. V.TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri 1.Davacı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; zararın altına bir tutara hükmedildiği, kusur raporunun eksik olduğu, 10. madde şartları nazara alınmadan karar verildiği iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur. 2.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; kusurun hatalı belirlendiği, kusur oranın sorumluluk gerektiği, belirsiz alacak davası açılamayacağı, zamanaşımına uğradığı, maddi ve hukuki nitelemede hata yapıldığı iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur. 3. Davalılar ... Mühendislik Müteahhitlik ... Ticaret Limited Şirketi ve ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın tümden reddi gerektiği, alacağın zamanaşımına uğradığı, müteselsil sorumluluğun kabul edilemeyeceği, ıslahtaki talebin aşıldığı, kusur ve sorumlulukları bulunmadığı, işveren olmadıkları iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur. 4.Davalı ... temyiz dilekçesinde özetle; kendisinin de kazada yaralandığı, kendisini ... işe aldığı, petrolün sorumlusu ve işleri yürütenin de aynı kişi olduğu, karışımı da onun hazırladığı, kusurunun olmadığı, işçi olmasının nazara alınmadığı iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, rücuen tazminat istemine ilişkindir. 1.Somut olayda, sigortalı ...’ın, dava dışı ... İnş... Limited Şirketi adına tescilli inşaat ve nakliye işyerinde kaya delici makinesi operatörü olarak 01.08.2008 tarihinde fiilen çalışmaya başladığı, ancak iş kazasının meydana geldiği gün kaza sonrası düzenlenip postaya verilen işe giriş bildirgesi ile Kuruma bildiriminin yapıldığı anlaşılmaktadır. Davalı şirketin, dava dışı ... İnş... Limited Şirketinden iş makinesini sigortalı operatörü ile birlikte kiraladığı, sigortalının davalı ...’a ait ... adlı işyerinin genişletme işinde çalıştırıldığı, ...'nun şirket ortak ve müdürü olduğu ve ...’ ise petrol istasyonu sahibi olduğu, ... şirketinin ... ile genişletme ve hafriyat işi için sözleşme yaptığı, kazanın da 08.08.2008 tarihinde kaya delme işlemi sırasında, kayanın sertliği nedeniyle istenen sonucun alınamaması üzerine, ...’ın talimatıyla işçisi ...’in görevlendirilmesi ve bu kişinin pudra şekeri ile gübre karıştırarak kaya içerisine döktüğü sırada karışımın alev alması sonucu meydana geldiği, neticede sigortalı ...’ın yaralanarak hastanede vefat ettiği sabittir. 2.Tespit edilen oluşa göre dava dışı işveren ... İnş... Limited Şirketi ile davalı ... Mühendislik... Limited Şirketi arasında 4857 sayılı Kanunun 7. maddesi kapsamında geçici iş ilişkisi olduğundan davalı şirketin 506 sayılı Kanun'un 10 ve 26. maddeler kapsamında davacı Kurum zararından rücuen sorumluluğuna ilişkin Mahkeme kararı isabetlidir. 3.Davanın yasal dayanaklarından olan 506 sayılı Kanun'un 4. maddesinde, bu Kanun'un uygulanmasında işveren nam ve hesabına işin yönetimi görevini yapan kimselerin işveren vekili olduğu, bu Kanunda geçen işveren deyiminin işveren vekilini de kapsadığı, işveren vekilinin bu Kanunda belirtilen yükümlülüklerinden dolayı aynen işveren gibi sorumlu olduğu belirtilmiş olmakla, bu tür rücû davalarında koşulları gerçekleştiği takdirde anılan Kanun'un 10. maddesinin işverenle birlikte işveren vekili hakkında da uygulanması gerekmektedir. İşveren veya işveren vekili olmayanların sorumluluğu 26. madde kapsamında kusur sorumluluğu olup 10. madde kapsamında sorumlu tutulmamaları mümkün değildir. 4. Mahkemece tüm davalılar yönünden 10. madde hükümleri uygulandığından yukarıdaki yasal düzenleme ve açıklamalar ışığında maddi ve hukuki olgular dikkate alınarak, öngörülen ilkeler çerçevesinde davalılardan özellikle ...'nun işveren vekili olup olmadığı üzerinde durularak, üçüncü kişilerin sorumluluğu 506 sayılı Kanunun 26. maddesi kapsamında değerlendirilerek elde edilecek sonuca göre hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan, Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine, Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 7726dae1fb25753e 3c8687520a43cc1a

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi – Mart 2025 kararlarının tamamı