10. Hukuk Dairesi 2024/13922 E. , 2025/4943 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/3253 E., 2023/2069 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 20. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/621 E., 2022/568 K. Taraflar arasındaki fiili hizmet zammının tamamının hem sigortalılık başlangıç tarihinden hem de bu tarihe göre belirlenecek yaş haddinden indirilmesi gerektiğinin ve tahsis talebinde bulunabileceği tarihin tespiti davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın usulden reddine karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 01.09.1998 - 01.04.2016 tarihleri arasında Türk Silahlı Kuvvetleri'nde 5434 sayılı Kanun' a tabi muvazzaf subay olarak görevde bulunduğu, bu görevinden sonra SSK' ya tabi sigortalı olarak 4/1-a statüsünde pilot olarak çalışmaya başladığı, halen çalışmaya devam ettiği, yaşlılık tahsis talebinde bulunabileceği tarihi öğrenmek için ... Sosyal Güvenlik Merkezine başvuruda bulunduğu, Kurum tarafından verilen cevap yazısında emeklilik tarihinin 11.06.2036 olarak bildirildiği, Kurumun fiili hizmet zammını doğum tarihinden geriye götüremediği, davacının yıpranmaya tabi fiili hizmet zammı süresinin sigorta başlangıç tarihinden ve emeklilik yaş haddinden düşüldüğünde 04.01.2031 tarihinde emekliliğe hak kazandığı iddiasıyla Emekli Sandığına tabi 4/C hizmetine karşılık olan 3 yıl 5 ay 8 günlük fiili hizmet zammı süresinin yaş haddinden indirilmesine ve davacının emekli olacağı tarihin 04.01.2031 olarak tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II.CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının fiili hizmet zammı süresi hesaplanıp emeklilik şartları değerlendirilirken 25.08.1999 tarih ve 4447 sayılı Kanun'un 6. maddesi ve yine 23.05.2002 tarihli değişiklikler çerçevesinde 506 sayılı Kanun'un 60 ve Geçici 81/B-C bentleri uyarınca işlem yapıldığı, yaşlılık aylığı için Kuruma başvurduğu tarihte yaş şartını taşımadığından davacının talebinin kabul edilmediği, Kurum işleminin usul ve yasaya uygun olduğu savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesi tarafından yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararla; davacının dava tarihinden sonraki bir tarihte tahsis başvurusu yapılabileceğinin tespitini istediği anlaşılmakta ve davacının aylık bağlanması için yazılı başvuru şartının henüz gerçekleşmemiş olduğu dikkate alındığında, ileriye etkili olarak hüküm tesisinin, hukukumuzda mümkün olmadığı, bu durumun usul ekonomisi ilkeleri ile de bağdaşmadığından davacının dava açmakta hukuki yararı bulunmadığı gerekçesiyle davacının davasının usulden reddine karar verilmiştir. IV.İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesine özetle; Yargıtay kararlarına göre İlk Derece Mahkemesi emekli olunacak tarihin gelip gelmediğine bakmaksızın emekli olunacağı tarihi tespit etmesi gerektiği, 506 sayılı Kanun'un Ek 5. maddesinden yararlanabilmek için, 2098 sayılı Kanun'a eklenen Ek 2. maddeye göre, dava tarihine kadar 3600 gün çalışmak gerekli olmadığı, yani 3600 gün çalışma şartını bilahare tamamlayabileceği, bunu Kurumun infaz sırasında dikkate alacağı iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, fiili hizmet zammının tamamının hem sigortalılık başlangıç tarihinden hem de bu tarihe göre belirlenecek yaş haddinden indirilmesi gerektiğinin ve tahsis talebinde bulunabileceği tarihin tespitine ilişkindir. 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliye yükletilmesine, 25.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 5accc0872fb8a31a c11ca29daa096897