Yargıtay Kararları › Yargıtay 10. Hukuk Dairesi › Mart 2025 › 2024/16008 E., 2025/4944 K.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/16008 E., 2025/4944 K. (25.03.2025)

Mahkeme
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/16008
Karar No
2025/4944
Karar Tarihi
25.03.2025

10. Hukuk Dairesi 2024/16008 E. , 2025/4944 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2023/31 E., 2024/41 K. Taraflar arasındaki prim borcu tahakkukuna ilişkin Kurum işleminin iptali ile fazla ödemenin iadesi davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının Bağ-Kur sigortalısı olduğu, ... Sosyal Güvenlik Merkezine 21.11.2014 tarihli dilkçesi ile başvurduğu, 5510 sayılı Kanun'un 4. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamındaki borçlarının 6552 sayılı Kanun'a göre yapılandırılması talebinde bulunduğu, ... Sosyal Güvenlik Merkezinin 13.12.2014 tarihli cevabi yazısı ile yapılandırma işleminin yapıldığının bildirildiği ve ödeme planının gönderildiği, borcun 18.350,98 TL olduğunun bildirildiği, davacının davalı ... tarafından bildirilen borcun tamamını süresinde ödediği, davacının emekli aylığı bağlanması için 31.03.2015 tarihinde mürcaaatta bulunduğu, ... Sosyal Güvenlik Merkezi'nin davacıya 12.948,20 TL daha borç çıkardığı, davacının 27.04.2015 tarihinde itiraz ettiği ancak davacının 12.948,20 TL'yi 30.04.2015 tarihinde "itiraz ve yargı yolu açık olmak kaydıyla" itiraz kaydını düşerek Kurumun hesabına ödediği, davacının prim borçlarını ödeyerek emekli aylığı talebinde bulunduğu ancak Kurumun hatalı-eksik işlem yaptığı, bu nedenle davacının fazla ödeme yapmak zorunda kaldığı iddiasıyla davacının 12.08.2005 - 30.04.2008 tarihleri arası prim borcunun ilgili kanun gereğince yapılandırmadan yararlandırmaması sebebiyle yaptığı fazla ödemenin tespit edilerek ödeme tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte iadesiyle aksine Kurum işleminin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II.CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın yetkili mahkemede açılmadığı, yetkili mahkemenin Kurumun merkezi olan Balıkesir Mahkemelerinde açılması gerektiği, davanın reddi gerektiği, sigortalıya 01.07.1996 - 12.08.2005 tarihleri arasında toplam 5446 prim günü karşılığı olarak 18.350,98 TL ödeme planının tebliğ edildiği, sigortalının ilgili borcu ödediği, sigortalının tahsis talebine istinaden dosyanın tekrar incelendiği, 12.08.2005 tarihinde Balıkesir Esnaf Sicil Memurluğundaki kaydının sona ermesine rağmen 4/b kapsamındaki sigortalılığınnı devam ettirmek için 22.09.2008 tarihinde Kuruma zorunlu Bağ-Kur sigortalılığını devam ettirmek için Ek-1 talebinde bulunduğu, 4/b sigortalılığı 30.04.2008 tarihine kadar devam ettirildiği, bu nedenle sigortalıya 12.948,20 TL 6552 yapılandırma ihya farkı çıktığı, çıkan yapılandırma farkını 30.04.2015 tarihinde ödendiği, 01.04.2015 tarihi itibariyle 4/b kapsamında yaşlılık aylığının bağlandığı, Kurum tarafından yapılmış bir muarazanın söz konusu olmadığı, usul ve kanuna uygun işlemin iptalinin ve yapılan ödemelerin iadesinin mümkün olmadığı savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III.İLK DERECE MAHKEMESİ İLK KARARI ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından iş mahkemesi sıfatıyla verilen 11.07.2017 tarihli ve 2015/722 Esas, 2017/288 Karar sayılı kararla 25.02.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6111 sayılı Kanun ile kamuya olan borçların yapılandırılması düzenlenmiş olup, davacının davalı Kuruma müracaatı ile bu haktan yararlandığı, borcun yeniden yapılandırılarak ödeme planı oluşturulduğu ve ödemenin yapıldığı ve Kurum işleminin yerinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV.İSTİNAF ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından iş mahkemesi sıfatıyla verilen 11.07.2017 tarihli ve 2015/722 Esas, 2017/288 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesinin 18.12.2018 tarihli ve 2017/2324 Esas, 2018/1961 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1.İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesinin 18.12.2018 tarihli ve 2017/2324 Esas, 2018/1961 sayılı kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuş ve Yargıtay (kapatılan) 21. Hukuk Dairesince 18.02.2020 tarihli ve 2019/1129 Esas, 2020/940 Karar sayılı ilamla Bölge Adliye Mahkemesi kararı kaldırılarak aşağıdaki gerekçeyle İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur: "...Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının süresi içerisinde başvurusu üzerine 5510 sayılı Kanun'un Geçici 60. maddesi uyarınca hesaplanan ihyaya konu 5446 gün karşılığı 18.371,17 TL borç çıkartıldığı, ancak davacının tahsis talebi incelenirken 12.08.2005 - 30.04.2008 arası için de 1479 sayılı Kanun sigortalılığının bulunduğu tespit edildiği için toplam 6424 gün için bu kez 31.299,18 TL borç çıkartıldığı, davacının itiraz hakkını saklı tutarak bu miktarı ödediği ve davacıya yaşlılık aylığı bağlandığı anlaşılmıştır. Somut olayda, davacının süresi içerisinde Kuruma yapılandırma başvurusu bulunduğu halde Kurumun yapılandırma kapsamında ödenmesi gereken miktarı hatalı hesaplaması Kurumun kendi hatasından kaynaklanmaktadır. Davacının yapılandırma kapsamında ödemesi gereken miktarın bilirkişi marifetiyle hesaplanması gerekirken Kurumun tek taraflı işlemine itibarla davanın reddine karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir. Yapılacak iş, davacının süresi içerisinde yapılandırma talebi bulunduğu ve ilk yapılandırma başvurusu ile de yapılandırmaya hak kazandığı gözetilerek Kurumca kabul edilen toplam 1479 sayılı Kanun hizmet süresi üzerinden 21.11.2014 tarihli başvurusuna göre 5510 sayılı Kanun geçici 60. maddesi kapsamında yapılandırma borcunun ne kadar olduğuna dair uzman bir bilirkişiden rapor almak ve sonucuna göre karar vermekten ibarettir..." 2.İlk Derece Mahkemesi tarafından bozma ilamına uyularak 26.04.2022 tarihli ve 2020/661 Esas, 2022/129 Karar sayılı kararı ile Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda 09.04.2021 tarihli bilirkişi hesap raporu düzenlenmiş yapılan hesaplama kullanılan yöntem ve değinilen hususlar itibar edilebilir görülerek dosya kapsamında celp edilen 09.4.2021 tarihli bilirkişi raporu uyarınca davacının Kurumdan 4.627,18TL alacağı olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 4.627,18TL'nin 02.03.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. 3.İlk Derece Mahkemesi tarafından 26.04.2022 tarihli ve 2020/661 Esas, 2022/129 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuş ve Dairemizce 04.10.2022 tarihli ve 2022/7752 Esas, 2022/11720 Karar sayılı ilamla aşağıdaki gerekçeyle İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur: "...Eldeki davada ise, bozmaya uyulmuş ise de, bozma sonrasında aldırılan ve itibar edilen raporda yapılan hesaplamaların 6111 sayılı Kanun uyarınca yapılandırmaya ilişkin usul ve esasların belirtildiği 18.03.2011 tarihli 2011/29 genelge uyarınca yapıldığı anlaşılmakta olup, yapılacak iş, davacının süresi içerisinde yapılandırma talebi bulunduğu ve ilk yapılandırma başvurusu ile de yapılandırmaya hak kazandığı gözetilerek Kurumca kabul edilen toplam 1479 sayılı Kanun hizmet süresi üzerinden 21.11.2014 tarihli başvurusuna göre 5510 sayılı Kanun geçici 60. maddesi ve 6552 sayılı Kanun kapsamında yapılandırma borcunun ne kadar olduğuna dair uzman bir bilirkişiden rapor almak ve sonucuna göre karar vermekten ibarettir. Mahkemece açıklanan maddi ve hukuki ilkeler gözetilmeksizin, eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması, usûl ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir..." 4.İlk Derece Mahkemesi tarafından bozma ilamına uyularak yukarıda belirtilen tarih ve sayılı kararla son bozma kararında gösterilen hususlar hakkında 19.12.2023 tarihli bilirkişi raporu düzenlenmiş raporda Kurumun ihya fark prim borcunu 12.948,20TL olarak tahakkuk ettirdiğini yapılan hesaplama ile tahakkuk ettirilmesi gerekli olan borcun 13.293,41TL olduğu bu sebeple davacının yapılandırmadan yararlandırılması halinde dahi fazlaca bir alacağının bulunmadığının belirtildiği, taraf itirazları uyarınca 26.01.2024 tarihli ek rapor alınmış ek raporda yapılan hesaplamada bir değişiklik olmadığının belirtildiği, Kurumdan getirtilen evraklar, toplanan deliller alınan bilirkişi raporları kapsamında davacının Kuruma yapmış olduğu fazlaya ilişkin bir ödeme olmadığı anlaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. VI.TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın konusunu fazla ödemenin iadesinin oluşturduğu, Kurumun mukteza tablosu göndermediği, yeni bilgi ve belge olmadan hesaplama yapıldığı, bilirkişinin görevden affını istemesine rağmen kanaat belirttiği iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, prim borcu tahakkukuna ilişkin Kurum işleminin iptali ile fazla ödemenin iadesine ilişkindir. 1.Temyiz olunan nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen kararın, bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgiliden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 25.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 8e047181d851cbfb 23e55cbc3f5b29e6 This XML file does not appear to have any style information associated with it. The document tree is shown below. 10. Hukuk Dairesi 2024/16008 E. , 2025/4944 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2023/31 E., 2024/41 K. Taraflar arasındaki prim borcu tahakkukuna ilişkin Kurum işleminin iptali ile fazla ödemenin iadesi davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının Bağ-Kur sigortalısı olduğu, ... Sosyal Güvenlik Merkezine 21.11.2014 tarihli dilkçesi ile başvurduğu, 5510 sayılı Kanun'un 4. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamındaki borçlarının 6552 sayılı Kanun'a göre yapılandırılması talebinde bulunduğu, ... Sosyal Güvenlik Merkezinin 13.12.2014 tarihli cevabi yazısı ile yapılandırma işleminin yapıldığının bildirildiği ve ödeme planının gönderildiği, borcun 18.350,98 TL olduğunun bildirildiği, davacının davalı ... tarafından bildirilen borcun tamamını süresinde ödediği, davacının emekli aylığı bağlanması için 31.03.2015 tarihinde mürcaaatta bulunduğu, ... Sosyal Güvenlik Merkezi'nin davacıya 12.948,20 TL daha borç çıkardığı, davacının 27.04.2015 tarihinde itiraz ettiği ancak davacının 12.948,20 TL'yi 30.04.2015 tarihinde "itiraz ve yargı yolu açık olmak kaydıyla" itiraz kaydını düşerek Kurumun hesabına ödediği, davacının prim borçlarını ödeyerek emekli aylığı talebinde bulunduğu ancak Kurumun hatalı-eksik işlem yaptığı, bu nedenle davacının fazla ödeme yapmak zorunda kaldığı iddiasıyla davacının 12.08.2005 - 30.04.2008 tarihleri arası prim borcunun ilgili kanun gereğince yapılandırmadan yararlandırmaması sebebiyle yaptığı fazla ödemenin tespit edilerek ödeme tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte iadesiyle aksine Kurum işleminin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II.CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın yetkili mahkemede açılmadığı, yetkili mahkemenin Kurumun merkezi olan Balıkesir Mahkemelerinde açılması gerektiği, davanın reddi gerektiği, sigortalıya 01.07.1996 - 12.08.2005 tarihleri arasında toplam 5446 prim günü karşılığı olarak 18.350,98 TL ödeme planının tebliğ edildiği, sigortalının ilgili borcu ödediği, sigortalının tahsis talebine istinaden dosyanın tekrar incelendiği, 12.08.2005 tarihinde Balıkesir Esnaf Sicil Memurluğundaki kaydının sona ermesine rağmen 4/b kapsamındaki sigortalılığınnı devam ettirmek için 22.09.2008 tarihinde Kuruma zorunlu Bağ-Kur sigortalılığını devam ettirmek için Ek-1 talebinde bulunduğu, 4/b sigortalılığı 30.04.2008 tarihine kadar devam ettirildiği, bu nedenle sigortalıya 12.948,20 TL 6552 yapılandırma ihya farkı çıktığı, çıkan yapılandırma farkını 30.04.2015 tarihinde ödendiği, 01.04.2015 tarihi itibariyle 4/b kapsamında yaşlılık aylığının bağlandığı, Kurum tarafından yapılmış bir muarazanın söz konusu olmadığı, usul ve kanuna uygun işlemin iptalinin ve yapılan ödemelerin iadesinin mümkün olmadığı savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III.İLK DERECE MAHKEMESİ İLK KARARI ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından iş mahkemesi sıfatıyla verilen 11.07.2017 tarihli ve 2015/722 Esas, 2017/288 Karar sayılı kararla 25.02.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6111 sayılı Kanun ile kamuya olan borçların yapılandırılması düzenlenmiş olup, davacının davalı Kuruma müracaatı ile bu haktan yararlandığı, borcun yeniden yapılandırılarak ödeme planı oluşturulduğu ve ödemenin yapıldığı ve Kurum işleminin yerinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV.İSTİNAF ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından iş mahkemesi sıfatıyla verilen 11.07.2017 tarihli ve 2015/722 Esas, 2017/288 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesinin 18.12.2018 tarihli ve 2017/2324 Esas, 2018/1961 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1.İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesinin 18.12.2018 tarihli ve 2017/2324 Esas, 2018/1961 sayılı kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuş ve Yargıtay (kapatılan) 21. Hukuk Dairesince 18.02.2020 tarihli ve 2019/1129 Esas, 2020/940 Karar sayılı ilamla Bölge Adliye Mahkemesi kararı kaldırılarak aşağıdaki gerekçeyle İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur: "...Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının süresi içerisinde başvurusu üzerine 5510 sayılı Kanun'un Geçici 60. maddesi uyarınca hesaplanan ihyaya konu 5446 gün karşılığı 18.371,17 TL borç çıkartıldığı, ancak davacının tahsis talebi incelenirken 12.08.2005 - 30.04.2008 arası için de 1479 sayılı Kanun sigortalılığının bulunduğu tespit edildiği için toplam 6424 gün için bu kez 31.299,18 TL borç çıkartıldığı, davacının itiraz hakkını saklı tutarak bu miktarı ödediği ve davacıya yaşlılık aylığı bağlandığı anlaşılmıştır. Somut olayda, davacının süresi içerisinde Kuruma yapılandırma başvurusu bulunduğu halde Kurumun yapılandırma kapsamında ödenmesi gereken miktarı hatalı hesaplaması Kurumun kendi hatasından kaynaklanmaktadır. Davacının yapılandırma kapsamında ödemesi gereken miktarın bilirkişi marifetiyle hesaplanması gerekirken Kurumun tek taraflı işlemine itibarla davanın reddine karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir. Yapılacak iş, davacının süresi içerisinde yapılandırma talebi bulunduğu ve ilk yapılandırma başvurusu ile de yapılandırmaya hak kazandığı gözetilerek Kurumca kabul edilen toplam 1479 sayılı Kanun hizmet süresi üzerinden 21.11.2014 tarihli başvurusuna göre 5510 sayılı Kanun geçici 60. maddesi kapsamında yapılandırma borcunun ne kadar olduğuna dair uzman bir bilirkişiden rapor almak ve sonucuna göre karar vermekten ibarettir..." 2.İlk Derece Mahkemesi tarafından bozma ilamına uyularak 26.04.2022 tarihli ve 2020/661 Esas, 2022/129 Karar sayılı kararı ile Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda 09.04.2021 tarihli bilirkişi hesap raporu düzenlenmiş yapılan hesaplama kullanılan yöntem ve değinilen hususlar itibar edilebilir görülerek dosya kapsamında celp edilen 09.4.2021 tarihli bilirkişi raporu uyarınca davacının Kurumdan 4.627,18TL alacağı olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 4.627,18TL'nin 02.03.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. 3.İlk Derece Mahkemesi tarafından 26.04.2022 tarihli ve 2020/661 Esas, 2022/129 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuş ve Dairemizce 04.10.2022 tarihli ve 2022/7752 Esas, 2022/11720 Karar sayılı ilamla aşağıdaki gerekçeyle İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur: "...Eldeki davada ise, bozmaya uyulmuş ise de, bozma sonrasında aldırılan ve itibar edilen raporda yapılan hesaplamaların 6111 sayılı Kanun uyarınca yapılandırmaya ilişkin usul ve esasların belirtildiği 18.03.2011 tarihli 2011/29 genelge uyarınca yapıldığı anlaşılmakta olup, yapılacak iş, davacının süresi içerisinde yapılandırma talebi bulunduğu ve ilk yapılandırma başvurusu ile de yapılandırmaya hak kazandığı gözetilerek Kurumca kabul edilen toplam 1479 sayılı Kanun hizmet süresi üzerinden 21.11.2014 tarihli başvurusuna göre 5510 sayılı Kanun geçici 60. maddesi ve 6552 sayılı Kanun kapsamında yapılandırma borcunun ne kadar olduğuna dair uzman bir bilirkişiden rapor almak ve sonucuna göre karar vermekten ibarettir. Mahkemece açıklanan maddi ve hukuki ilkeler gözetilmeksizin, eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması, usûl ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir..." 4.İlk Derece Mahkemesi tarafından bozma ilamına uyularak yukarıda belirtilen tarih ve sayılı kararla son bozma kararında gösterilen hususlar hakkında 19.12.2023 tarihli bilirkişi raporu düzenlenmiş raporda Kurumun ihya fark prim borcunu 12.948,20TL olarak tahakkuk ettirdiğini yapılan hesaplama ile tahakkuk ettirilmesi gerekli olan borcun 13.293,41TL olduğu bu sebeple davacının yapılandırmadan yararlandırılması halinde dahi fazlaca bir alacağının bulunmadığının belirtildiği, taraf itirazları uyarınca 26.01.2024 tarihli ek rapor alınmış ek raporda yapılan hesaplamada bir değişiklik olmadığının belirtildiği, Kurumdan getirtilen evraklar, toplanan deliller alınan bilirkişi raporları kapsamında davacının Kuruma yapmış olduğu fazlaya ilişkin bir ödeme olmadığı anlaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. VI.TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın konusunu fazla ödemenin iadesinin oluşturduğu, Kurumun mukteza tablosu göndermediği, yeni bilgi ve belge olmadan hesaplama yapıldığı, bilirkişinin görevden affını istemesine rağmen kanaat belirttiği iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, prim borcu tahakkukuna ilişkin Kurum işleminin iptali ile fazla ödemenin iadesine ilişkindir. 1.Temyiz olunan nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen kararın, bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgiliden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 25.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 8e047181d851cbfb 23e55cbc3f5b29e6 ... ...

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi – Mart 2025 kararlarının tamamı