Yargıtay Kararları › Yargıtay 10. Hukuk Dairesi › Mart 2025 › 2024/4466 E., 2025/4925 K.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/4466 E., 2025/4925 K. (25.03.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/4466
Karar No
2025/4925
Karar Tarihi
25.03.2025
Konu
Tazminat

10. Hukuk Dairesi 2024/4466 E. , 2025/4925 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/14 E., 2024/449 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 5. İş Mahkemesi SAYISI : 2020/430 E., 2021/352 K. Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının eşi müteveffanın davalı iş yerinde çalışırken, son zamanlarda işyerinde bir takım sorunlar yaşadığını, zaman zaman işyerinde psikolojik baskıya, değişen komutanı tarafından olumsuz davranışlara maruz kaldığını, kendisine mobbing uygulandığını ve bu durumun kendisini yıprattığını defalarca davacı eşine anlattığını, maddi sıkıntılar da yaşayan ... ... ...'in iş veren tarafından, iş yerinde meydana gelen ve hiçbir kusurunun olmağı iş kazası sebebiyle zarar ödemek zorunda bırakıldığını, fazla mesaiye kalarak ve bu borcu kapatmak durumunda kaldığını, bu durumun ... ...’un psikolojisini tamamıyla bozduğunu ve ... ...'un bu yüklerin altında daha fazla dayanamayarak 25.04.2018 tarihinde işyerinde hayatına son verdiğini, davaya konu olay nedeniyle davacının eşinin maddi-manevi desteğinden mahrum kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 100,00 TL maddi, 50.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ... ile işe başlayan diğer personelin iş yerinde herhangi bir problem olmadan çalışmaya devam ettiğini, çalışma arkadaşlarından alınan bilgi alma tutanaklarından, müteveffanın özel yaşantısına dikkat etmediği, yüklü miktarda banka ve kişilere borçlu olduğu, bahsedilen amirleri tarafından herhangi bir psikolojik baskıya ve mobbinge maruz kalmadığı yönünde olduğunu, iş yerinde kurulduğu tarih olan 26.07.2007 tarihinden beri fazla mesai yapılmadığını, müteveffanın ölümü ile iş kazası bağlantısı kurulmasının mümkün olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; "Dosya kapsamı ve yapılan yargılama karşısında, üç kişilik iş güvenliği uzmanı heyetinden alınan kusur raporunda ... işçinin % 100 oranında kusurlu olduğunun bildirildiği, 21.06.2021 tarihli kusur raporunun olaya uygun, açıklayıcı ve denetime elverişli olduğu anlaşıldığından, davalı Kurumun davaya konu olayın yaşanmasında herhangi bir kusurunun olmadığı kanaatine varılmış ve davanın reddine..." şeklinde karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilinin istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; " Davacı tarafça müteveffanın davalı iş yerinde çalışırken, son zamanlarda işyerinde bir takım sorunlar yaşadığını, zaman zaman iş yerinde psikolojik baskıya, değişen komutanı tarafından olumsuz davranışlara maruz kaldığını, ... bu durumun ... ...’un psikolojisini tamamıyla bozduğunu ve ... ...'un bu yüklerin altında daha fazla dayanamayarak 25.04.2018 tarihinde işyerinde hayatına son verdiği iddia edilerek tazminat isteminde bulunulmuş ise de alınan kusur raporunda intihar eyleminde davalıya kusur atfedilmediği; ölen işçinin geride bıraktığı mektupta yazdıkları, tanıkların beyanları ve dosyadaki bilgi ve belgeler nazara alındığında raporun dosya kapsamına uygun olduğu anlaşılmakla davacının istinaf isteminin HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine.." karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; hükme esas alınan raporların hükme esas teşkil etmesinin mümkün olmadığını, daha önce de belirtildiği gibi raporun büyük çoğunluğunun davalı dilekçesinin kopyalanıp yapıştırılmasıyla oluştuğunu ve müvekkilinin psikolojik durumunun tespiti niteliğinde olup ısrarlı taleplerine rağmen işyerinin intiharın önlenmesi için gerekli önlemleri alıp almadığı hususunda tespit içermediğini, -Davalı işverenin alması gereken güvenlik önlemlerini almamış olması, -İşverenin otoritesi ve sorumluluğu altında çalıştırdığı sigortalının güvenliği beden ve ruh sağlığı için gerekli tedbirleri almak yükümlülüğü olduğunu, -İşverenlikçe alınabilecek önlemlerle işyerinde meydana gelebilecek bir intihar olayının önüne geçilebilmesinin mümkün olup olmadığının açığa çıkarılması gerektiğini ki bu hususta da tespit olmadığını, ayrıca bu kadar disiplinli ve hayati önem taşıyan çalışmanın yapıldığı iş yerinde özellikle intihar konusunda risk değerlendirmesi yapılıp yapılmadığının da bilirkişilerce sorgulanmadığını, rutin olarak risk değerlendirilmesi yapılmamasının işverenin ağır kusurunu oluşturduğunu, bu durum göz ardı edilerek verilmiş olan kararın kabulünün mümkün olmadığını belirterek temyiz yoluna başvurulmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, iş kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Dosya kapsamından; Mahkeme karar başlığında davalı olarak " ... Merkezi Komutanlığı ... " olarak gösterildiği ancak iş bu davalının ayrı tüzel kişiliği olmadığı davaya cevap dilekçesinin ...Bakanlığı tarafından verildiği ve takip edildiği, karar başlığında ...Bakanlığı yerine ... ... Merkezi Komutanlığı ... davalı olarak yer alması hatalı olmuştur. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370. maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, 1.Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2.İlk Derece Mahkemesi kararının karar başlığı kısmında davalı olarak yer alan; "... " ibaresinin silinerek yerine "...Bakanlığı" ifadesinin yazılmak suretiyle hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! dff17f527bdaf29c b259bf9500312a07

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi – Mart 2025 kararlarının tamamı