Yargıtay Kararları › Yargıtay 9. Hukuk Dairesi › Ekim 2025 › 2025/7886 E., 2025/7485 K.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/7886 E., 2025/7485 K. (07.10.2025)

Mahkeme
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/7886
Karar No
2025/7485
Karar Tarihi
07.10.2025

9. Hukuk Dairesi 2025/7886 E. , 2025/7485 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2025/109 E., 2025/222 K. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı işverenin ...'da bulunan şantiyesinde 01.06.2015- 30.11.2017 tarihleri arasında çalıştığını, iş sözleşmesinde belirtilen 4.000,00 USD ücrete ek olarak "fazla çalışma" adı altında banka ile 650,00 USD ödendiğini, iş sözleşmesi gereğince davacıya 650,00 USD ev kirası yardımı yapıldığını, davacının haftanın 6 günü 08.00-22.00 saatleri arasında çalıştığını, her gün 21.00’e kadar son altı ayda ise saat 22.00'ye kadar fazla çalışma yaptığını, iki haftada bir hafta tatili kullandırıldığını, dinî bayramlarda bir gün çalışmadığını, diğer ulusal bayram ve genel tatillerde çalıştığını ileri sürerek fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, dava konusu taleplerin zamanaşımına uğradığını, davacının 01.06.2015 tarihinden iş sözleşmesinin geçerli nedenle feshedildiği 30.11.2017 tarihine kadar çalıştığını, davacıya fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ile hak etmiş olduğu tüm ödemelerin eksiksiz olarak yapıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 03.08.2021 tarihli kararı ile; davacının 01.06.2015-30.11.2017 tarihleri arasında davalıya ait işyerinde çalıştığı, taraflar arasında imzalanan iş sözleşmesinde davacının ücretinin net 4.000,00 USD olduğu, tanıkların davacının fazla çalışmalarının olduğunu, hafta tatillerinden ayda iki kez dışında yararlanamadığını, dinî bayramlarda 1 günü haricinde ulusal ve dinî bayramlarda çalışma yaptığını beyan ettikleri, bu beyanlar dikkate alındığında davacının haftalık 27 saat fazla çalışma yaptığı, bir kısım hafta tatillerini kullanamadığı, ulusal ve dinî bayramlarda çalıştığı, her ne kadar banka kayıtlarında "fazla çalışma ücreti" adı altında ödemelerin olduğu görülmüşse de bankadaki kayıtların her ay aynı miktarda düzenli olarak yatırıldığı, davacı tanıklarının beyanları ve dosyaya sunulan emsal dosyalardaki kayıt ve beyanlara göre davacının işveren tarafından kira yardımının "fazla çalışma" adı altında bankaya yatırıldığı iddiasının doğrulandığı, bu nedenle banka kayıtlarında görünen ödemelerin hesaplamadan mahsup edilmediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 03.08.2021 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesinin 28.09.2023 tarihli kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 28.09.2023 tarihli kararının süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine Dairenin 23.01.2024 tarihli kararı ile; davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi ile kanıtlanan çalışma düzeni ve yasal ara dinlenme süresi ve tüm dosya kapsamı dikkate alınarak davacının12.12.2016 tarihinden önceki dönemde tanık beyanlarına göre 08.00-17.00 saatleri arasında çalıştığı ve haftada 3 saat fazla çalışma yaptığı, 12.12.2016 tarihinden sonra ise 08.00-21.00 saatleri arasında çalıştığı ve haftada 24 saat fazla çalışma yaptığı kabul edilmek suretiyle fazla çalışma ücretinin hesaplanması gerektiği, davacının davalı Şirketin yurt dışındaki şantiyesinde çalıştığı anlaşılmakla sadece yurt dışı çalışması bakımından fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının hesaplanması gerekli iken davacının yurt dışı giriş çıkış kayıtları getirtilmeden ve bu kayıtlar değerlendirilmeden karar verilmesinin hatalı olduğu, davalı tarafından "fazla çalışma" açıklaması ile yapılan ödemelerin, hesaplanan fazla çalışma alacağından indirim yapıldıktan sonra mahsup edilmesi gerektiği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin 03.10.2024 tarihli kararı ile; bozmaya uyularak yapılan yargılamada; bozma kararı doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin 03.10.2024 tarihli kararının süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine Dairece, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddi ile İlk Derece Mahkemesince bozma öncesi verilen kararda davacının hak ettiği hafta tatili ücreti alacağının %30 indirim ile net 6.066,66 USD olduğu kabul edilerek hüküm altına alındığı, kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece yukarıda belirtilen nedenlerle bozma kararı verildiği, bozma sonrası İlk Derece Mahkemesince hafta tatili ücreti alacağının %30 indirim uygulanarak 8.666,67 USD olarak hüküm altına alınmasının davalı yararına oluşan usuli kazanılmış hakkı ihlal ettiği, o hâlde bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonunda davacının hafta tatili alacağının, davalı yararına oluşan usuli kazanılmış hak gözetilerek hüküm altına alınması gerektiği gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma kararı doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Fazla çalışma ödemelerinin somut olaya uygun şekilde mahsup edilmediğini, 2. Menfaat birliği içindeki tanık beyanlarına itibar edilemeyeceğini, fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil alacak kalemlerinin hatalı hesaplandığını, belirlenen sürede fazla çalışma yapıldığının kabul edilmesinin içtihatlara aykırı olduğunu, 3. Zamanaşımı def'inin dikkate alınmadığını, 4. Hükmedilen harç ve yargılama giderinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, hafta tatili alacağının hesabına ve yargılama giderine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR Açıklanan sebeple; Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 07.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi – Ekim 2025 kararlarının tamamı