Yargıtay Kararları › Yargıtay 9. Hukuk Dairesi › Ekim 2025 › 2025/7395 E., 2025/7612 K.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/7395 E., 2025/7612 K. (09.10.2025)

Mahkeme
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/7395
Karar No
2025/7612
Karar Tarihi
09.10.2025

9. Hukuk Dairesi 2025/7395 E. , 2025/7612 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 61. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/763 E., 2025/522 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: Bakırköy 33. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/1102 E., 2021/130 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Bakanlığa bağlı olarak sürekli işçi kadrosunda istihdam edildiğini, kadroya geçişinin 02.04.2018 tarihinde 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (696 sayılı KHK) ile sağlandığını, hâlen davalı Bakanlığın kadrolu işçisi olarak çalışmaya devam ettiğini, alt işveren bünyesinde çalışmakta iken ücretinin asgari ücretin %80 oranında fazlası olarak belirlendiğini ve ödendiğini, kadroya geçerken bireysel iş sözleşmesi imzaladığını ancak bu defa ücretin düzenlendiği 7. maddesinin oran kısmının boş bırakıldığını, oysa davacının kadroya geçiş sonrasında da ücretinin değişmeksizin çalışmaya devam etmesi gerektiğini, zira 696 sayılı KHK ile kadroya alınmalarda sözleşme şartlarının İdare ile müzakere edilemediğini, davacı tarafından fark alacakların ödenmesi talebiyle davalıya 12.06.2020 tarihli ihtarnamenin noter kanalı ile gönderilmesine karşın ödeme yapılmadığını iddia ederek fark ücret, fark ikramiye, fark ilave tediye, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunduklarını, kadroya geçiş sonrası Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının ilan ettiği şekilde ... tarafından karara bağlanan toplu iş sözleşmesi dikkate alınarak ücretin belirlendiğini, davacının iddiasının aksine kadroya geçişte imzalanan bireysel iş sözleşmesinin "Ücret esası ve ödeme şekli" başlıklı 7. maddesinde oran kısmının boş bırakıldığını, davalı Bakanlık tarafından hukuka aykırı bir uygulamanın söz konusu olmadığını, yanı sıra talep edilen faiz türü ve başlangıç tarihlerine de itiraz ettiklerini belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI 1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 696 sayılı KHK’nın 127. maddesi ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye (375 sayılı KHK) eklenen geçici 23. maddede yer alan düzenlemeler ile kadroya geçiş öncesi işçilerin ücretlerinin asgari ücretin belirli bir oran fazlası şeklinde belirlenmesi şeklindeki uygulamanın hizmet alım sözleşmesinin devam ettiği dönemle sınırlandırılarak davacı gibi sürekli işçi kadrolarına geçirilen çalışanların hizmet alım sözleşmeleri kapsamında daha önceki ücret ile diğer mali ve sosyal haklarını asgari ücretle irtibatlandıran uygulamalara son verildiğini, davacı ile davalı İdare arasında imzalanan belirsiz süreli iş sözleşmesinde davacının ücretinin her ay asgari ücretin belirli bir oran fazlası olacağına dair düzenlenin bulunmadığı, sözleşmenin 7. maddesinde herhangi bir oran yazılı olmadığı, davacının kadroya geçişi sonrasında davalı Kurumla yeniden imzaladığı sözleşmeyle 4857 sayılı İş Kanunu’nun 22. maddesi anlamında çalışma koşullarındaki değişikliğe yazılı onay verdiği, davacının ücretinin ... tarafından karara bağlanan toplu iş sözleşmesi zamları uygulanarak belirlenmesinde usul ve kanuna aykırı bir hususun bulunmadığı, bu anlamda ücrette bir azalmanın söz konusu olmadığının değerlendirildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. 2. İlk Derece Mahkemesinin 24.01.2022 tarihli ek kararı ile; Mahkemenin 05.04.2021 tarihli kararının miktar itibarıyla kesin olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf dilekçesinin miktardan reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından 24.01.2022 tarihli ek karar ile asıl karara karşı istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu uyuşmazlığın ücret fark alacağına ilişkin olduğu, davacının dava tarihi itibarı ile davalı işyerinde çalışmaya devam ettiği, verilecek olan kararın ileriye yönelik etkisinin bulunduğu gerekçesiyle 24.01.2022 tarihli ek kararın kaldırılmasına karar verildikten sonra asıl karara yönelik yapılan istinaf incelemesi neticesinde; davacı işçinin kadroya geçişi aşamasında Bakanlık ile arasında imzalanan iş sözleşmesinin "Ücret esası ve ödeme şekli" başlıklı maddesinde, davacının alacağı ücretin "... her ay brüt asgari ücretin %.... fazlası" şeklinde düzenlenerek yüzde kısmının boş bırakıldığının görülmesi nedeniyle İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmesinin dosya kapsamı ile usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Kadroya geçişte imzalanan bireysel iş sözleşmesi ile davacı işçinin ücretinin düşürülmesine muvafakat ettiği şeklindeki yorumun hatalı olduğunu, böyle bir muvafakatin söz konusu olamayacağını, kaldı ki Nisan 2018 ayından sene sonuna kadar da davacı işçinin ücretinin yine kadroya geçiş öncesi olduğu gibi asgari ücretin %80 fazlası olarak ödenmeye devam edildiğini, 2019 yılı Ocak ayı itibarıyla ücretin tek taraflı olarak haksız şekilde düşürüldüğünü, 2. Bireysel iş sözleşmesi ile toplu iş sözleşmesi arasında çatışma olduğunda işçinin lehine olan hükümlerin esas alınması gerektiğini, 3. Mahkeme tarafından davacının bordroları getirtilerek alacakların tam olarak ödenip ödenmediğinin tespit ettirilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 696 sayılı KHK kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçirilen davacı işçiye kadroya geçişte düzenlenen belirsiz süreli iş sözleşmesi hükümlerine göre ödenmesi gereken ücretin tespiti ile fark ücret, ikramiye, ilave tediye, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının bulunup bulunmadığına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 4e1d20fd319d5815 f97c509fc9b330f3

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi – Ekim 2025 kararlarının tamamı