Yargıtay Kararları › Yargıtay 9. Hukuk Dairesi › Kasım 2025 › 2025/7090 E., 2025/8481 K.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/7090 E., 2025/8481 K. (05.11.2025)

Mahkeme
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/7090
Karar No
2025/8481
Karar Tarihi
05.11.2025

9. Hukuk Dairesi 2025/7090 E. , 2025/8481 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1393 E., 2025/1818 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 5. İş Mahkemesi SAYISI : 2024/171 E., 2024/288 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (696 sayılı KHK) kapsamında davalı ... nezdinde sürekli işçi olarak istihdam edilmeye başlandığını, davacının ... tarafından yürürlüğe konulan ve 31.10.2020 tarihine kadar uygulanacak 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Geçici 23. Maddesi Uyarınca İdarelerce Sürekli İşçi Kadrolarına Geçirilen İşçilerin Ücret ile Diğer Mali ve Sosyal Haklarının Belirlenmesinde Esas Alınacak Toplu İş Sözleşmesi hükümlerinden yararlandığını, ... ... Sendikası (... Sendikası) ile davalı ... arasında 19.08.2021 imza tarihli ve 01.01.2019-31.12.2021 yürürlük süreli toplu iş sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşmenin 01.11.2020 tarihi itibarıyla uygulanması gerektiğini, davacının toplu iş sözleşmesinin tarafı olan Sendikadan istifa etmekle beraber istifa ettiği tarihe kadar sendika üyesi olarak, istifa ettiği tarihten sonra da dayanışma aidatı ödemek suretiyle işyerinde yürürlükte bulunan toplu iş sözleşmesinden yararlandırılması gerektiğini güvenlik görevlileri haricinde gece yapılan çalışmalarda işçilere ücretlerinin %10 zamlı ödenmesi gerekirken davalı işveren tarafından %10 zamlı ücret ödemelerinin hiçbir zaman uygulanmadığını diğer yandan kadroya geçmeden evvel 01.04.2018 tarihine kadar giyim yardımı ödemesi yapılırken ve bu ödeme işyeri uygulaması hâline gelmiş iken 2018, 20 19... yıllarına ilişkin hiç ödeme yapılmadığını, ... tarafından yürürlüğe konulan toplu iş sözleşmesinde yol yardımı alacağı için mevcut uygulamaya devam edileceği belirtilmiş olmasına rağmen davalı ..., Belediye tarafından belirlenen rayiçlerin altında eksik ödeme yaptığını, bu sebeple 15.08.2019-31.08.2021 tarihleri arasında eksik ödenen yol yardımı alacağının tahsili gerektiğini ileri sürerek gece zammı, yol yardımı ve giyim yardımı alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının 696 sayılı KHK kapsamında sürekli işçi statüsüne geçtiğini ve hâlen işyerinde çalışmaya devam ettiğini, 31.10.2020 tarihine kadar davacının ... tarafından yürürlüğe konulan toplu iş sözleşmesi hükümlerinden yararlandığını, işyerinde yürürlükte bulunan ... Sendikası ile davalı ... arasında imzalanan toplu iş sözleşmesinden 01.11.2020 tarihi itibarıyla yararlanması gerektiği iddia edilmekte ise de söz konusu toplu iş sözleşmesinin imza tarihinde davacının ilgili sendikaya üye olmaması sebebiyle 19.08.2021 imza tarihli toplu iş sözleşmesinin 4. maddesi ve geçici 3. maddesi ile 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’nun 39. maddesi hükümleri dikkate alındığında imza tarihi itibarıyla sendika üyesi olmayan davacı işçinin dayanışma aidatı ödemek suretiyle yararlanma talebinde bulunduğu 07.04.2021 tarihinden itibaren ... Sendikasının tarafı olduğu toplu iş sözleşmesinden yararlandırıldığını, bu sebeple yalnızca 2021 yılı Temmuz ayı için ilgili toplu iş sözleşmesinde öngörülen %5 oranında zam yansıtılmak suretiyle ücretinin belirlendiğini, davacının dava dilekçesinde emsal olarak belirttiği işçilerin toplu iş sözleşmesinin imza tarihinden önce taraf sendikaya üye olduklarının anlaşıldığını, davacının kadroya geçmekle birlikte alt işverenler ile yapılan toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan hükümlerden yararlanmasının mümkün olmadığını, davacı ile imzalanan belirsiz süreli iş sözleşmesinde ve ... tarafından yürürlüğe konulan toplu iş sözleşmesinde giyim yardımına ilişkin herhangi bir düzenlemenin yer almadığını, davacının 16.07.2021 tarihi itibarıyla yararlandığı işyerindeki toplu iş sözleşmesinin 35. maddesi uyarınca da davacıya nakdi giyim yardımı ödemesi yapıldığını, ... tarafından yürürlüğe konulan toplu iş sözleşmesinde taşıt yardımına ilişkin mevcut uygulamaya devam edileceğinin kararlaştırıldığını, davacıya kadroya geçerken ödenen günlük 5,87 TL yol yardımının dayanışma aidatı ödemek suretiyle yararlandığı tarihe kadar ödenmeye devam edildiğini, dayanışma aidatı ödemek suretiyle yararlanma talebinde bulunduğu tarihten itibaren de arttırımlı olarak yol yardımının davacıya ödendiğini, eksik ödemenin söz konusu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 11.01.2023 tarihli kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine hükmün yol yardımı yönünden Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin emsal kararında belirtildiği şekilde yargılama yapılması gerektiği gerekçesiyle ortadan kaldırıldığı, kaldırma kararı üzerine yeniden yapılan yargılamada ... Büyükşehir Belediyesinin toplu taşıma tek yön tam ücret tarifesine göre davacıya 15.08.2019- 19.09.2019 tarihleri arasında tek sefer 2,60 TL üzerinden gidiş-dönüş günlük 5,20TL, 20.09.2019-08.12.2020 tarihleri arasında tek sefer 3,20 TL üzerinden gidiş-dönüş günlük 6,40 TL, 09.12.2020-31.08.2021 tarihleri arasında tek sefer 3.65 TL üzerinden gidiş-dönüş günlük 7,30 TL yol parası ödenmiş olması gerektiği ve bu doğrultuda fark yol ücreti alacağının toplam 1.358.07 TL brüt olduğunun tespit edildiği, davacının giyim yardımı talebine ilişkin somut veri bulunmadığından ispat edilemediği, diğer alacaklar bakımından kaldırma kararından önceki kararda belirtildiği gibi 20.00-03.00 saatleri arasındaki çalışmalarda postanın yarıdan fazlası gece saatlerine denk gelmediğinden gece zammına hak kazanamayacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kaldırma kararında belirtilen şekilde yol ücreti açısından değerlendirme yapılarak karar verildiği, bu hâli ile davalının istinafının yerinde olmadığı, yine davacı vekilinin rayicin katı olarak yol ücreti belirlenmesine yönelik istinaf sebebinin yerinde olmadığı, giyim yardımı ile gece zammı talebinin reddine yönelik mahkeme kararında bir isabetsizliğin bulunmadığı da anlaşılmakla taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; a. Davacının işyeri uygulaması gereği giyim yardım�� alacağına da hak kazandığını, müvekkilinin ihale ile hizmet alımı yapılan dönemde, teknik şartnamede yer alan düzenleme gereği ayni olarak giyim yardımından faydalandığını, ancak kadroya geçtiği tarihten sonraki dönem için nakdi olarak ödenmesi gereken alacağı ödenmediği için iş kıyafetini kendisinin temin etmek zorunda bırakıldığını ve bunun için gerekmediği hâlde ücret ödediğini, bu hususta işyeri uygulaması bulunduğunun tanık beyanları ile de sabit olduğunu, b. Dava dilekçesindeki taleplerinden gece zammı farkı ücreti alacağının da hesaplanması gerektiğini, c. Yol ücretinin alt işveren zamanında ödenen rayiç bedelinin normal bilet fiyatının %13 fazlasına tekabül ettiğini, yol ücretinin eksik hesaplandığını ileri sürmüştür. 2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; a. Rayiç bedel üzerinden taşıt yardımı yapılacağına dair kabulün hatalı olduğunu, b. Hizmet alım sözleşmesi ve çerçeve toplu iş sözleşmesine göre ödemenin yapıldığını, c. Faiz başlangıç tarihinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık davacının toplu iş sözleşmesinden yararlanabileceği tarihin belirlenmesi ile buna göre gece zammı, giyecek ve yol yardımı alacaklarına hak kazanıp kazanamayacağına ve faiz başlangıcına ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki pragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Dairemizin yerleşik uygulaması uyarınca, işçi muaccel alacaklarını tek tek belirtmek kaydıyla ihtarname ile işvereni temerrüde düşürebilir. Söz konusu ihtarnamede alacak miktarlarının belirtilmesi gerekmez. Dava tarihinden önce yürütülen arabuluculuk süreci sonucunda anlaşma yapılamadığına dair düzenlenen son tutanak bu bağlamda değerlendirildiğinde dava konusu alacakların dava tarihinden önce arabuluculuk aracılığıyla talep edilmesi karşısında davalı işverenin arabuluculuk son tutanak tarihi itibarıyla temerrüde düştüğünün kabulü gerekmektedir. Somut uyuşmazlıkta davacı vekili davasını kısmi dava olarak açmış ve gerek dava ve gerekse ıslah dilekçesinde temerrüt tarihinden faiz işletilmesi talebinde bulunmamıştır. Buna göre dava ile talep edilen miktara dava tarihinden, ıslah ile talep edilen miktara ise ıslah tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerekirken alacağın tamamına dava tarihinden faiz işletilmesine karar verilmiş olması isabetsiz olmuştur. Ne var ki bu hatatnın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/2 hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması ile İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davacı tarafın tüm, davalı tarafın diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 3. Davalı tarafın temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının (2) numaralı bendinde yer alan “1.358.07 TL brüt yol yardımı alacağının dava tarihinden itibaren işletme kredilerine uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,” ibaresinin çıkartılarak yerine “1.358.07 TL brüt yol yardımı alacağının 100,00 TL'sinin dava tarihi olan 08.11.2021 tarihinden bakiye 1.258.07 TL'sinin ise ıslah tarihi olan 02.10.2024 tarihinden itibaren işletme kredilerine uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,” ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! ce9c82ab6e966f87 33d6ed4576f029fb

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi – Kasım 2025 kararlarının tamamı