9. Hukuk Dairesi 2025/7085 E. , 2025/7602 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/997 E., 2025/1656 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara 70. İş Mahkemesi SAYISI : 2024/305 E., 2025/39 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) öngördüğü yargılama sistemine göre ilk derece mahkemesinin kesin olmayan kararına karşı önce istinaf yoluna başvurulabilmektedir. İstinaf başvurusu üzerine bölge adliye mahkemesince başvuran tarafın istinaf başvurusunun usulden ya da esastan reddine karar verilebilir veya ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulabilir. Bu durumda bölge adliye mahkemesi kararına karşı, istinaf başvurusu reddedilen tarafın ya da istinaf incelemesi sonucunda ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak yeni hüküm kurulması hâlinde aleyhine karar verilen tarafın temyiz hakkı bulunmaktadır. Başka bir deyişle istinaf başvurusunun reddi hâlinde bölge adliye mahkemesi kararına karşı temyiz hakkı sadece istinaf başvurusu reddedilen tarafa ait olup bu hâlde ilk derece mahkemesi kararını istinaf etmeyen tarafın temyiz hakkı bulunmamaktadır. Somut uyuşmazlıkta, İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuş olup bu istinaf başvurusu esastan reddedilmiştir. Hâl böyle iken İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yoluna başvurmayan davalının istinaf başvurusunun esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı temyiz hakkı bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle; davalı ... Bakanlığının temyiz isteminin reddine karar vermek gerekir. Davacı vekilinin gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ... bünyesinde hizmet alımı sözleşmesi kapsamında alt işveren işçisi olarak çalışmakta iken 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (696 sayılı KHK) kapsamında davalı İdarede sürekli işçi kadrosuna atandığını, kadroya geçiş sırasında davacı ile davalı arasında yapılan bireysel iş sözleşmesinde aylık ücretin, asgari ücretin belli bir yüzde fazlası olarak düzenlediğini; ancak davalı tarafça söz konusu yüzdelik kısmın uygulanmayıp ücretlerin eksik ödendiğini ileri sürerek fark ücret, ilave tediye ve ikramiye alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı definde bulunduklarını, kadroya geçiş sonrası ... tarafından karara bağlanan toplu iş sözleşmesi dikkate alınarak ücretin belirlendiğini, hukuka aykırı bir uygulamanın söz konusu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 22.08.2023 tarihli kararının Bölge Adliye Mahkemesinin 22.11.2023 tarihli kararı ile ortadan kaldırılaması üzerine yeniden yapılan yargılama neticesinde İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Bölge Adliye Mahkemesi kararı doğrultusunda davalı Bakanlıktan davacı vekilinin iddia ettiği gibi davacı işçi ile birden fazla yapılmış belirsiz süreli iş sözleşmesi olup olmadığının bildirilmesi ve mevcut tüm sözleşmelerin asılları ile ilave tediye, ücret ve ikramiye bordrolarının gönderilmesi için yazılan müzakereye verilen cevaplar ve bilirkişiden alınan ek rapordaki belirlemeler sonucunda; davacı ile davalı İdare arasında imzalanan belirsiz süreli iş sözleşmesinin ücrete ilişkin 7. maddesinde davacının ücretinin asgari ücretin belirli bir oran fazlası olacağına dair düzenleme olmadığı, yine dosyaya getirtilen ücret bordrolarından davacıya iş sözleşmesine ve belirlenen ücretine göre yapılması gereken ödemelerin yapıldığı davacının fark alacaklarının bulunmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı ile kadroya geçirilirken imzalanan iş sözleşmesinde ücretin asgari ücretin belli oranda fazlası olarak ödeneceği yönünde bir düzenlemenin bulunmadığı, dosyaya gelen işyeri kayıtlarına göre davacının ücretinin taraflar arasında düzenlenen iş sözleşmesine uygun olarak ödenmiş olduğunun ve davacının ödenmemiş ücret alacağı bulunmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; a. Kadroya geçerken davacıya iki adet sözleşme imzalatıldığını, birinde ücret kısmı boş bırakılırken diğerinde doldurulduğunu, davacı ile aynı Hastanede çalışan diğer işçilere ait bireysel iş sözleşmelerinin dolu olanlarının mahkemelere sunulduğunu, davacının görev yaptığı Hastaneden dolu olan sözleşmenin getirtilmesi gerektiğini, b. Davacının kadroya geçmeden önce ihale şartnamesinde yazılı olduğu asgari ücretin fazlası ile çalıştığını, kadroya geçirilirken ücretinde tek taraflı olarak indirime gidildiğini, daha önce açılan çok sayıda dosyada davacıların ihale şartnamesinde kararlaştırılan "asgari ücretin %... fazlası ile" çalışacakları şeklindeki kısmın doldurularak işleme konulduğunu, bireysel iş sözleşmesinde oran yazılmasa bile kadroya geçmeden önce asgari ücretin belli bir oran fazlası uygulanan işçinin ücretinin kadroya geçtikten sonra da rızası dışında düşürülemeyeceğini, c. Davacının 02.04.2018 tarihli kadroya geçiş sürecinde imzalamış olduğu bireysel iş sözleşmesinde herhangi bir oran belirtilmemişse de davacı ile aynı kapsamda aynı Bakanlık bünyesinde kadroya geçirilmiş olan başkaca işçilere yapılacak farklı muamelenin eşitlik ilkesine aykırılık teşkil ettğini ileri sürmüştür. 2. Davalı vekilinin temyiz dilekçesi miktardan reddedildiğinden, temyiz sebeplerine yer verilmemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 696 sayılı KHK kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçirilen davacı işçiye kadroya geçişte düzenlenen belirsiz süreli iş sözleşmesi ve toplu iş sözleşmesi hükümlerine göre ödenmesi gereken ücretin tespiti ile talep edilen fark alacaklara hak kazanıp kazanmadığı hususlarındadır. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; A. Davalı ... Temyizi Yönünden Davalı Bakanlık vekilinin temyiz isteminin REDDİNE, B. Davacı Temyizi Yönünden Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! e85a8f53a6424b29 247302bc4572191e