Yargıtay Kararları › Yargıtay 9. Hukuk Dairesi › Ekim 2025 › 2025/6941 E., 2025/7883 K.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/6941 E., 2025/7883 K. (15.10.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/6941
Karar No
2025/7883
Karar Tarihi
15.10.2025
Konu
Tazminat, Kıdem Tazminatı

9. Hukuk Dairesi 2025/6941 E. , 2025/7883 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/885 E., 2025/1094 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: KDZ.Ereğli 2. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/252 E., 2023/59 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalının alt işvereni olan şirketlerde kesintisiz çalıştığını, daha sonra istifa ettirilip davalı tarafından kadroya alınarak çalışmaya devam ettiğini, iş sözleşmesinin feshedilmesi üzerine de davalının alt işverenleri olan şirketlerdeki çalışmaları dikkate alınmadan alacaklarının eksik hesaplandığını iddia ederek fark kıdem tazminatı ve fark yıllık ücretli izin alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davacının alt işveren şirkette çalışırken kendi iradesi ile istifa ettiğinden kıdem tazminatına hak kazanmadığını, sonrasında yine kendi iradesiyle müvekkiline ait işyerinde çalışmaya başladığını, alacaklarının eksiksiz ödendiğini, yıllık ücretli izinlerini kullandığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının çalışmasının kesintisiz olması nedeniyle fesih tarihindeki ücret düzeyi üzerinden hesaplama yapılmasının doğru olduğu, kesintisiz çalışma olgusu da gözetildiğinde davalının zamanaşımına yönelik itirazlarının yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, İlk Derece Mahkemesince alt işveren nezdinde geçen kesinti bulunmayan sürenin davacının işinden ayrılmaması ve devir kabul edilmesi nedeniyle kıdeme esas süreden sayılmasında ve fesih tarihindeki ücret üzerinden kıdem tazminatı hesaplatılarak buna göre karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı, bu sürenin yıllık ücretli izinde de dikkate alınarak son brüt ücret üzerinden yapılan hesaplamalara göre karar verilmesinde de bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davacının müvekkili Şirket personeli olmayı kendi menfaatine daha uygun bulduğu için kendi iradesi ve isteği ile çalıştığı firmadan istifa ettiğini, davacının iradesinin sakatlanmadığını, 2. Müvekkili Şirket ile davacının çalıştığı firmalar arasındaki asıl işveren alt işveren ilişkisinde muvazaa bulunmadığını, 3. Davacının kendi işvereninin dahi sorumlu olmadığı bir miktardan müvekkili Şirketin sorumlu olmasının kabul edilemeyeceğini, 4. Davacının m��vekkili Şirketten aldığı son ücret üzerinden alacakların hesaplanmasının hatalı olduğunu, 5. Alacakların net olarak hüküm altına alınması gerektiğini, 6. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda yıllık ücretli izin ödemelerinde kullanılacak günlük ücret hesaplanırken aylık ücretin 30 yerine 26 güne bölünmesinin hatalı olduğunu, 7. Zamanaşımı def'i değerlendirilmeden hüküm kurulduğunu ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, alt işveren bünyesinde geçen çalışma süresinin davalı bünyesindeki kıdeme esas süreye eklenip eklenemeyeceği, davalı işverence yapılan ödemelerin eksiksiz olup olmadığı ve hüküm altına alınan alacakların hesaplanma yöntemi noktalarındadır. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 7854855647a3bad3 833f47720dfbd85f

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi – Ekim 2025 kararlarının tamamı