Yargıtay Kararları › Yargıtay 9. Hukuk Dairesi › Kasım 2025 › 2025/6843 E., 2025/8515 K.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/6843 E., 2025/8515 K. (05.11.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/6843
Karar No
2025/8515
Karar Tarihi
05.11.2025
Konu
Tazminat, Kıdem Tazminatı

9. Hukuk Dairesi 2025/6843 E. , 2025/8515 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 30. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2213 E., 2025/1047 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 8. İş Mahkemesi SAYISI : 2020/611 E., 2022/204 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Şirketler bünyesinde 2015 yılı Kasım ayından 23.10.2019 tarihine kadar teknisyen olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin haksız olarak feshedildiğini, işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek fark kıdem tazminatı, yıllık ücretli izin, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1. Davalı ... AŞ vekili cevap dilekçesinde; davacının 23.11.2015- 06.07.2017 tarihleri arasında müvekkili Şirket bordrolarında kayıtlı olduğunu, ancak diğer davalı ... Telekomünikasyon Dış Tic. Ltd. Şti. (... Şirketi) bünyesinde çalıştığını, bu davalı ile müvekkili arasında danışmanlık hizmeti bulunduğunu ve müvekkilinden bir alacağı olmadığını, taleplerin zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddini istemiştir. 2. Davalı ... İletişim ve Tele. Hiz. Enerji Mak. Elekt. Bil. İnş. Taahhüt İth. İhr. San. ve Tic. AŞ vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Şirketin alt işveren diğer davalı ... Şirketinin asıl işveren olduğunu, davacının bu ilişki çerçevesinde 01.07.2017-23.10.2019 tarihleri arasında çalıştığını, taleplerin zamanaşımına uğradığını, ödenmeyen alacağı bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının davalı asıl işveren ... Şirketine ait işyerinde diğer davalı alt işverenlere bağlı olarak 23.11.2015-23.10.2019 tarihleri arasında çalıştığı, bakiye kıdem tazminatı alacağı bulunmadığı, yıllık ücretli izin alacağının tamamen ödendiği, ispat noktasında dinlenilen tanık beyanlarına göre davacının fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, vakıa mahkemesi hakiminin objektif, mantıksal ve hayatın olağan akışına uygun dosyadaki verilerle çelişmeyen tespitlerine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre dinlenen tanık beyanları incelendiğinde tanıkların davacının mesai saatlerine ilişkin belli bir periyot içerecek şekilde ve çalışma saatlerini ortaya koyacak şekilde somut beyanda bulunmadıkları, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil günü çalışmalarına ilişkin beyanların çelişkili olduğu, mevcut delil durumu ve tanık beyanlarına göre söz konusu alacakların ispatlanamadığı gerekçesiyle davacı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Müvekkilin hukuki dinlenilme hakkının ihlal edildiğini, 2. Fazla çalışma yapıldığı, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışıldığının tanık beyanları ile ispatlandığını, 3. Yıllık ücretli izin alacağı talebinin reddedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ispatlanması ile yıllık ücretli izin alacağının bulunup bulunmadığına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 2f2a2c726ec8df49 564080fecd77ccc2

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi – Kasım 2025 kararlarının tamamı