Yargıtay Kararları › Yargıtay 9. Hukuk Dairesi › Kasım 2025 › 2025/5679 E., 2025/8511 K.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/5679 E., 2025/8511 K. (05.11.2025)

Mahkeme
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/5679
Karar No
2025/8511
Karar Tarihi
05.11.2025

9. Hukuk Dairesi 2025/5679 E. , 2025/8511 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/803 E., 2025/873 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Karşıyaka 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2020/137 E., 2021/211 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 15.10.2010 tarihinden beri davalı işyerinde çalıştığını, ... Sendikası üyesi olduğunu, işveren ile sendika arasında bağıtlanmış toplu iş sözleşmesi bulunduğunu, davacının ilk işe başladığı tarihten itibaren aylık net ücret üzerinden anlaşma yapıldığını ve vergi matrahında değişme olmasına rağmen Temmuz 2012 tarihinden sonra işverence toplu iş sözleşmesinin yürürlüğe girdiği gerekçesiyle aralarındaki anlaşmaya aykırı olarak ücretlerin eksik ödendiğini, söz konusu durumun sendika üyesi olan işçiler ile sendika üyesi olmayan işçiler arasında eşitsizlik yarattığını, davanın kabulü yönünde emsal kararlar bulunduğunu ileri sürerek vergi kesintisi nedeniyle yapılan eksik ödemenin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını davacının ücret ve ödemelerinin toplu iş sözleşmesi kapsamında olduğunu, işyerinde toplu iş sözleşmesinin üçüncü maddesine göre kapsam dışı tutulan personel hariç sendikasız işçi bulunmadığını, davacının sendika üyesi olduğunu ve bu kapsamda ücretlendirilmeyi kabul ettiğini, davacının üyesi olduğu sendika ile yapılan protokole binaen belirlemelerin yapıldığını, emsal kararlar bulunduğunu, davanın dayanaksız olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 03.05.2017 tarihli ve 2017/22-887 Esas, 2017/885 Karar sayılı kararı ile Yargıtay (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesinin 2017/23345 Esas, 2019/15714 Karar sayılı kararı gereğince somut olayda vergi diliminin değişmesi nedeni ile net ücretin düşmesi konusunda grup karşılaştırılması yapılması gerektiği, ayrıca kök ücretin toplu iş sözleşmesi hükümleri gereğince düşürülmesinin de mümkün olduğu, vergi diliminin değişmesi nedeni ile net ücretin düşmesi konusunda grup karşılaştırılması konusunda bilirkişi raporunda tablo şeklinde yapılan tespitin incelendiği, net kök ücret tutarının vergi dilimlerinin değişmesi ile toplu iş sözleşmesi gereği ek ödemeler ilave edildiğinde net ücretin altında kalmadığının anlaşıldığı, davacının talebininin yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 03.05.2017 tarihli ve 2017/22-887 Esas, 2017/885 Karar sayılı kararında ifade edildiği gibi tarafların anlaşması ya da düzen ilkesi gereği toplu iş sözleşmesi hükümleri uyarınca kök ücretin düşürülmesinin mümkün olabileceği, ayrıca bireysel iş sözleşmesinin ve toplu iş sözleşmesinin ücrete ilişkin hükümlerinin grup şeklinde karşılaştırılması neticesinde davalı işveren ve ... Sendikası arasında yapılan anlaşma ile işyerinde bir kısım işçilerin kapsam dışı bırakıldığı, toplu iş sözleşmesi kapsamındaki sendikalı işçiler için temel ücrete ilaveten sosyal yardımlar yapıldığının anlaşıldığı, dolayısıyla aylar itibarıyla davacının net ücretinde düşüş olmadığı ve fark ücret alacağının oluşmadığı, toplu iş sözleşmesinde düzen ilkesi gereğince davanın reddine karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı (Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 2024/4880 Esas ve 2024/9645 Karar sayılı ilâmı), İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davanın toplu yarar ilkesi doğrultusunda reddine karar verildiği açıklanmış ise de eldeki uyuşmazlıkta toplu yarar ilkesinin uygulanma alanının bulunmadığını, hiçbir toplu iş sözleşmesinde davaya konu işyeri uygulamasının değiştirildiğine dair bir düzenlemenin söz konusu olmadığını, 2. Yargıtay ilâmlarındaki yararlılık ilkesinin mevcut uyuşmazlığa uygulanamayacağını, 3. 2012 yılı öncesindeki işyerinde çalışan işçilerin ücretlerinin net ya da brüt kararlaştırılması fark etmeksizin yıl içerisinde değişen gelir vergisi dilimi nedeniyle ücrette meydana gelen azalmanın işverence karşılanarak işçilere kararlaştırılan ücret net de olsa brüt de olsa bütün bir yıl aynı net ücretin ödenmeye devam edildiği ve bunun işyeri uygulaması hâline geldiğini, 4. Bilirkişi raporunun hatalı olduğunu ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; işyerinde yürürlükte bulunan toplu iş sözleşmesi ve protokol hükümleri dikkate alındığında davalı işverenin vergi mükellefi olan davacı işçinin ücretindeki vergi dilimleri nedeniyle meydana gelen azalmadan sorumluluğunun bulunup bulunmadığına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi – Kasım 2025 kararlarının tamamı