9. Hukuk Dairesi 2025/6759 E. , 2025/8913 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2631 E., 2025/2144 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 59. İş Mahkemesi SAYISI : 2023/120 E., 2024/335 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalıya ait işyerinde 24.06.2016-07.02.2023 tarihleri arasında kesintisiz olarak güzellik hizmetleri elemanı/estetisyen olarak çalıştığını, 03/2022 döneminde asgari 20.000,00 TL ücret ve ilaveten prim aldığını, iş sözleşmesinin işçilik alacaklarının ödenmemesi ve psikolojik tacize (mobbing) maruz kalması sonucu haklı nedenle sonlandırıldığını, fesih tarihi itibarıyla 6 günlük ücretinin ödenmediğini, işyerinde haftanın 6 günü 08.30-22.30 saatleri arasında ve tüm ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını, çalıştığı süre boyunca sadece 10 günlük yıllık iznini kullandığını, hâlen kullanamadığı 80 günlük yıllık izni bulunduğunu ileri sürerek kıdem tazminatı ile yıllık izin, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ile ücret alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; 17.11.2020 tarihine kadar olan işçilik alacaklarının ihtiyari arabuluculuk vasıtası ile davacıya ödendiğinden bu tarihten önceki işçilik alacakları için dava açılmasının hukuka aykırı olduğunu, davacının asgari ücret ve prim usulü çalıştığını, davacının delil olarak sunduğu ücret yazısının davacının kredi çekebilmesi için düzenlenen bir belge olduğunu, fiilî ücretini yansıtmadığını, sözleşmenin feshine dayanak yapılan iddialar gerçeği yansıtmadığından davacının iradesinin istifa olarak değerlendirildiğini, davacının çalıştığı ... AVM'nin saat 10.00'da açıldığını, haftanın 6 günü 10.00-18.00 saatleri arasında çalıştığından fazla çalışma alacağı olmadığını, ulusal bayram ve genel tatil alacağı bulunmadığını, davacının 17.11.2020 tarihinden önceki muaccel hâle gelen yıllık ücretli izin alacağının ödendiğini, işbu tarihten sonraki yıllık izinlerin davacı tarafından kullanıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 17.11.2020 tarihli ihtiyari arabuluculuk tutanağının ön sorun olarak incelendiği, davacının iş sözleşmesi devam ederken imzalanan arabuluculuk tutanağında feshe bağlı alacak kalemlerinin de yer aldığı görüldüğünden gerçekte bir fesih işlemi olmadığı hâlde yapılan ödemelerin avans niteliğinde olduğu sonucuna varıldığı, davacının ücretinin taraflar arasında ihtilaflı olup yaptığı iş, tanık beyanları ve davalının kabulünde olan yazışmaya istinaden davacının asgari ücret ve prim usulü çalıştığı, 2022 yılında bu tutarın ortalama 17.500,00 TL net olduğu, 2023 yılında ise asgari ücret artış katsayısı üzerinden yapılan hesaplamaya göre net 27.065,37 TL olduğunun kabul edildiği, davacının ödenmemiş fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil ücretinin bulunduğuna dair yapılan tespitler ve ihtarname içeriği birlikte değerlendirildiğinde iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiği, kullanılmayan 80 gün yıllık izin hakkı bulunduğu, tanık beyanlarına göre fazla çalışma yaptığı, ulusal bayram ve genel tatillerde çalıştığı gerekçesiyle %30 indirimle ve 6 günlük ücret alacağının ödenmediği gerekçesiyle bilirkişi raporundaki hesaplamalara itibar edilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davacı tanıklarının çelişkili ve gerçeğe aykırı beyanlarına göre ücretin, fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil alacaklarının belirlenmesine ilişkin bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, 2. Davacının haklı fesih iddiasını ispat edemediğini, 3. Alacaklarının zamanaşımına uğradığını ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacı tarafından yapılan feshin haklı nedene dayanıp dayanmadığı, davacının ücreti, talep edilen alacakların ispatı ve hesabına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 19.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 622e680373675961 d3400a781358f311