Yargıtay Kararları › Yargıtay 9. Hukuk Dairesi › Ekim 2025 › 2025/6666 E., 2025/8056 K.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/6666 E., 2025/8056 K. (16.10.2025)

Mahkeme
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/6666
Karar No
2025/8056
Karar Tarihi
16.10.2025

9. Hukuk Dairesi 2025/6666 E. , 2025/8056 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/702 E., 2025/849 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul 35. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/413 E., 2024/43 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Davalı vekili tarafından temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmiş ise de; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/2 hükmü gereğince duruşma isteğinin miktardan reddi ile incelemenin dosya üzerinden yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı ... (Belediye) bünyesinde dava dışı ... (Şirket) sigortalısı olarak çalıştığını, davalı ... ile dava dışı Şirket arasındaki ilişkinin muvazaalı işleme dayandığı hususunun Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı iş müfettişlerince dava dışı Şirket bünyesinde yapılan teftiş sonucunda düzenlenen 07.07.2014 tarihli ve 4687 sayılı muvazaa raporunda tespit edildiğini, davalının raporun iptali için ... İş Mahkemesinin 2014/468 Esas sayılı dosyasında açtığı davada Bakanlığın tespit raporunun yerinde olduğunun tespiti ile davanın reddedildiğini, kesinleşmiş muvazaa olgusu nedeniyle müvekkilinin başlangıçtan itibaren davalı ... işçisi sayılarak geçmişe dönük ücret ve alacaklarının belirlenmesi gerektiğini ileri sürerek fark alacakları ile toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; husumet itirazında bulunduklarını, davacının davalı ... çalışanı olmadığını, müfettiş raporunda belirtilen ihalelerin Kamu İhale Kurumunun onayından geçen ihaleler olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının muvazaalı olduğu kesinleşen 12.12.2012 imza tarihli ve 01.01.2013-30.06.2014 tarihleri arasındaki dönemde 80 adet şoför çalıştırılmasına dayalı hizmet alım sözleşmesi kapsamında çalıştığı, davacının bu dönem yönünden fark ücret alacaklarına hak kazandığı, diğer dönemler yönünden ise davalı Belediyenin görevi kapsamına giren işlerin hizmet alım sözleşmesi ile gördürülmesi ve belediyelerce şirket kurulmasının yasal olarak mümkün olduğu belirtilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının 01.01.2013-30.06.2014 tarihleri arasında muvazaalı hizmet alım sözleşmesi kapsamında çalıştığı, 30.06.2014-11.09.2014 tarihleri arasındaki dönem için yapılan hesaplamalar yönünden de yasal değişiklik tarihi olan 11.09.2014 tarihine kadar sözleşme süresinin bitim tarihi olan 30.06.2014 tarihinden sonra muvazaa olgusunu ortadan kaldıran yeni bir işte çalıştırıldığının ileri sürülmediği, bu hâlde İlk Derece Mahkemesince dava konusu alacakların 01.01.2013-11.09.2014 tarihleri arasında hesaplanmasında hata bulunmadığı belirtilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Husumet yokluğu nedeniyle davanın reddi gerektiğini, ücret alacaklarının zamanaşımına uğradığını, 2. Mahkemenin eksik incelemeyle karar verdiğini, 3. Davacının, muvazaa raporunda belirtilen 170 kişilik listede adı bulunmadığını, 4. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2. maddesinin dikkate alınmadığını, toplu iş sözleşmesi bulunan bir yerde muvazaadan söz edilemeyeceğini, muvazaa bulunup bulunmadığı konusunda yerinde inceleme yapılmadan karar verildiğini, yapılan işin asıl iş mi yardımcı iş mi olduğu konusunda bir tespit yapılmadığını ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalının tarafı olduğu asıl işveren alt işveren ilişkisinin kanuna uygun kurulup kurulmadığı, muvazaaya dayanıp dayanmadığı, bunun sonucu olarak da davacının dava konusu alacaklara hak kazanıp kazanmadığına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 52522ac7856f02b4 42430c69bd335d0c

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi – Ekim 2025 kararlarının tamamı