9. Hukuk Dairesi 2025/6418 E. , 2025/7371 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul 31. İş Mahkemesi SAYISI : 2024/428 E., 2025/91 K. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA 1. Davacı vekili asıl davaya ilişkin dava dilekçesinde; davalı ... arasındaki ilişki muvazaalı olup müvekkilinin davalı ... işçisi olduğunu ve ... işçilerinin tâbi olduğu toplu iş sözleşmelerinden yararlandırılmadığını belirterek 14.05.2008 tarihinden dava tarihine kadar olan ücret farkı, ikramiye, sosyal paket yardımı, yemek yardımı, sorumluluk primi, giyim alacağı, öğretim alacağı, ilave tediye, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil, hafta tatili ile ayrımcılık tazminatı alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. 2. Davacı vekili birleşen dava dilekçesinde; 05.01.2016 tarihinden birleşen davanın açıldığı tarihe kadar olan süreyi kapsayan dönem için ücret farkı, ikramiye, sosyal paket yardımı, yemek yardımı, sorumluluk primi, giyim alacağı, öğretim alacağı, ilave tediye, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil, hafta tatili ile ayrımcılık tazminatı alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava dışı ... ile davalı ... arasındaki ilişkinin muvazaalı olmadığını, davacının ihale kapsamında olan tüm alacaklarını aldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 26.05.2021 tarihli kararı ile; ek rapor dosya içeriğine ve denetime elverişli bulunarak yapılan hesaplamalar doğrultusunda davacının emsal işçilere göre alması gereken fark alacaklarının hesaplandığı, ıslah edilen kısmi davada dava değerinin ıslah ile arttırılmasına davalı tarafından zamanaşımı def'i ileri sürüldüğü gerekçesiyle buna göre aldırılan ek rapor doğrultusunda dava ve birleşen dava bakımından davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 26.05.2021 tarihli kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesinin 29.03.2023 tarihli kararı ile; kararın davalı tarafa 04.11.2021 tarihinde tebliğ edildiği, iki haftalık istinafa başvuru süresinin 18.11.2021 günü tatil saatinde sona ermesine rağmen, istinaf dilekçesinin süre geçtikten sonra 23.11.2021 tarihinde verildiği, istinaf dilekçesinin verildiği 23.11.2021 tarihi itibarıyla iki haftalık istinaf başvuru süresinin geçmiş olması nedeniyle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun süre yönünden reddine karar vermek gerektiği, davacının istinaf başvurusu yönünden; İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı gerekçeleriyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun süre yönünden reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 29.03.2023 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Daireminin 07.12.2023 tarihli kararı ile; davalı ... ... Başkanlığı vekiline İlk Derece Mahkemesi kararının usulüne uygun şekilde tebliğ edilmediğinin kabul edilmesi, davalı tarafın istinaf başvurusunun esastan incelenmesi yönünde Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir Bölge Adliye Mahkemesinin 02.04.2024 tarihli kararı ile; bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda; davalı ile dava dışı ... arasındaki asıl işveren alt işveren ilişkisinin muvazaaya dayandığı hususunda kesinleşmiş yargı kararı bulunduğu, davalı ... dava dışı ... ile hizmet alım sözleşmesinin imzalandığı tarihten dava tarihine ve birleştirilen dosyanın dava tarihine kadar değişen bir durumun söz konusu olmamasına, davacının başka bir alt işverenlikte çalışma kaydının bulunmamasına göre davacının davalı ... işçisi sayılması gerektiği yönündeki İlk Derece Mahkemesinin değerlendirmesinde bir hukuka aykırılık olmadığı, davacının ... üye olduğu, davalı ... emsal işçilere göre fark ücret alacaklarına hükmedilmesinde bir hukuka aykırılık bulunmadığı, Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 16.09.2020 tarihli ve 2016/20701 Esas, 2020/8136 Karar sayılı kararında belirtildiği gibi ıslah ile dava türünün değiştirilemeyeceği, faiz başlangıç tarihlerine ilişkin kabulünün doğru olduğu gerekçeleriyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin 02.04.2024 tarihli kararının süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 10.10.2024 tarihli kararı ile; davacının, muvazaalı olmadığı kabul edilen ve bu yöndeki tespit kesinleşmiş ... ile... arasında yapılan 27.06.2012 tarihli ... İlçesi ... Cadde, Sokakların ve ... Yerlerinin ..., Yıkanması, ... Toplama ve Taşıma İşine İlişkin Hizmet Alım Sözleşmesi kapsamında çalışan işçilerin arasında olduğu, bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerektiği belirtilerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davalı ile dava dışı Şirket arasındaki ilişkinin muvazaalı olduğunu, 2. Yargılama giderlerinin hatalı hesaplandığını ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalının tarafı olduğu asıl işveren alt işveren ilişkisinin kanuna uygun kurulup kurulmadığı, muvazaaya dayanıp dayanmadığı ile bunun sonucu olarak da davacının dava konusu alacaklara hak kazanıp kazanmadığına ve yargılama giderlerine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR Açıklanan sebeple; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 02.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! a15cf05dfe7e38f2 ab6cfc689e84a073